İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi E.2024/1325 K.2024/1312

Taraflar arasındaki İtirazın İptali davası nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Esas2024/1325Karar2024/1312Tarih25 Eylül 2024Okuma10 dk · 1.933 kelime

KÜNYE

T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
25 Eylül 2024
T.C. SAKARYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2024/1325 - 2024/1312
Dosya no
2024/1325
Karar no
2024/1312
Kararın yazıldığı tarih
02/10/2024
Başkan
...(...
Üye
...(...
Üye
...(...
Katip
...(...
İncelenen kararın mahkemesi
GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Dava tarihi
04/10/2023
Karar tarihi
30/04/2024
Numarası
2023/770 Esas - 2024/349 Karar
Davacı
ARIMEKS MÜHENDİSLİK MİMARLIK İNŞAAT SANAYİ VE DIŞ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ -...
Vekili
Av. ...
Davalı
...
Vekili
Av. ...
Dava
İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Hüküm
Kararın kaldırılması-Gönderme
İstinaf eden
Davacı vekili
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.933 kelime·10 dk okuma·8 bölüm

Taraflar arasındaki İtirazın İptali davası nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk derece mahkemesinin kararı davacı tarafından istinaf edilmekle; kesinlik, süre, istinaf şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Üye Hakim tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı arasındaki güven ilişkisine dayalı olarak, davalının ... isimli iş yeri olarak işletmekte olduğu ... adresinde bulunan taşınmazın, Elektrik Enerji giderlerini, Şubat 2022 tarihinden üzerilerine abonelik aldıkları tarih olan 13.10.2022 tarihine kadar Sepaş'a ait faturaları müvekkil şirket adına düzenlenen elektrik trafosundan kullandığı, davalının Şubat 2022 tarihinden 13.10.2022 tarihine kadar olan toplam 138.358,00.- TL enerji bedelinden değişik tarihlerde toplam 36.800,00.-TL müvekkil firmaya ödeme yaptığı, kalan 101.558,00 .-TL bakiye Elektrik Enerji Bedeli borcu bulunduğu,

davalıya Gebze 2.Noterliği aracılığı ile borçlarının ödenmesi istemli ihtarname gönderildiği, ancak sonuç alınamadığından davalı aleyhine Gebze İcra Dairesi’nde 2023/3269 E. Sayılı icra takibi başlatıldığı, borçlunun kötüniyetle icra takibini durdurma amacı olduğu, davalının haksız ve yersiz olarak yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamına, davalının %20 den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına göre;... davacının dava konusu sebebiyle, sunulan bilirkişi raporunda da yapılan "...Dava konusu edilen alacağa ait düzenlenen bir faturaya ve davacının yasal defter kayıtlarında bu konuda bir kayda rastlanılmadığından ihtilaf konusu borcun tutarına yönelik tespitin yapılamadığı..." tespiti ile davacının davalıya pasif husumet yöneltemeyeceğinin anlaşıldığı,

davacı tarafça sunulan, davacı tarafın dava dosyasına sunduğu ve davalının borç durumunu gösterir tablo , Whatsapp yazışmaları ve diğer mali belge dışında olan belgelerin de, davacının davalıya pasif husumet yöneltebilecek düzeyde olmadığının anlaşıldığı, davalı ile davacı arasında herhangi bir yazılı/imzalı bir sözleşme vs belge bulunmadığı, davacının, davalı ile arasında bir anlaşma/sözleşme olduğunu dosyada sunduğu delillerden ve bilirkişi raporunda yapılan tespitlerden ispatlayamadığından davanın HMK'nın 114/1-d ve 115/2. maddeleri gereğince usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; kararın eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile verildiği, mahkeme tarafından muğlak, belirsiz ve gerekçesiz şekilde verilen kararın hukuka aykırılık nedeniyle kaldırılması gerektiği, mahkemece dava konusu hukuki uyuşmazlığın aydınlatılması ve tarafların haklılık durumlarının tespiti amacıyla gerekli tüm deliller toplanmadan, zaruri incelemeler yapılmadan neticeten dosya tekemmül etmeden eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile hukuka ve hakkaniyete aykırı şekilde davanın usulden reddine karar verildiği, huzurdaki dava bakımından tek delilin tarafların ticari defterleri olmadığı,

dava konusu alacağa ilişkin düzenlenmiş bir fatura ve kayıt mevcut olmasa da abonelik müvekkili şirkete ait olduğundan müvekkili şirket tarafından davalının sahibi olduğu iş yerinde tüketilen enerji tutarları ile ödenen miktarı gösteren verilerin mevcut olduğu, davalı tarafın faal işletmesinde mevcut bir elektrik aboneliğinin olmaması, iş yerinin elektrik kullanımını müvekkiline ait trafodan sağlaması,

fatura ödemelerinin müvekkili tarafından yapıldığını gösteren dekontların dosyada mevcut olması ve belki de en önemlisi de dosyada borcun davalı tarafından ikrar edildiğini gösteren deliller mevcut olmasına rağmen tüm bu deliller yok sayılmak suretiyle salt hüküm tesisine elverişsiz ve yetersiz mahiyette olan bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın husumet yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesinin açıkça hukuka ve hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini beyanla; kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İtirazın İptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 Sayılı HMK, Anayasa, 6098 sayılı TBK, 6102 sayılı TTK,

3. Değerlendirme

Dava, itirazın iptali talebine ilişkindir.

İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek duruşmasız olarak yapılmıştır.

Davacı, davalı ile aralarındaki güven ilişkisine binaen davalının işletmekte olduğu ... isimli işyerinin bedelleri sonradan ödenmek kaydıyla, abonelik tesisine kadar davacıya ait trafodan elektrik kullanıldığı, davacının, tespit olunan 138.358 TL elektrik bedelinin 36.800 TL'sini ödediği, ödenmeyen 101.558 TL'lik elektrik bedelinin tahsili çin başlatılan icra takibine vaki itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.

Davalı, davaya cevap dilekçesi sunmamış, duruşmadaki beyanında davacı ile aralarında akti bir ilişki bulunmadığından davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece davanın usulden reddine karar verilmiş ise de; yapılan inceleme ve araştırma hüküm vermek için yeterli değildir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.

Bu kapsamda;

1-Bir mahkeme hükmünde, tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla, bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin birer birer, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde hükümde gösterilmesi gereklidir. Bu kısım, hükmün gerekçe bölümüdür. Gerekçe, hakimin (mahkemenin) tespit etmiş olduğu maddi vakıalar ile hüküm fıkrası arasında bir köprü görevi yapar. Gerekçe bölümünde hükmün dayandığı hukuki esaslar açıklanır. Hakim, tarafların kendisine sundukları maddi vakıaların hukuki niteliğini (hukuk sebepleri) kendiliğinden (re’sen) araştırıp bularak hükmünü dayandırdığı hukuk kurallarını ve bunun nedenlerini gerekçede açıklar.

Hakim, gerekçe sayesinde verdiği hükmün doğru olup olmadığını, yani kendini denetler. Üst mahkeme de, bir hükmün hukuka uygun olup olmadığını, ancak gerekçe sayesinde denetleyebilir. Taraflar da ancak gerekçe sayesinde haklı olup olmadıklarını daha iyi anlayabilirler. Bir hüküm, ne kadar haklı olursa olsun, gerekçesiz ise tarafları doyurmaz (...; Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı 6100 sayılı HMK’na Göre Yeniden Yazılmış, 22 Baskı, Ankara 2011, s.472). Anayasa’nın 141. maddesi gereğince bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması gereklidir. Gerekçenin önemi Anayasal olarak hükme bağlanmakla gösterilmiş olup gerekçe ve hüküm birbirine sıkı sıkıya bağlıdır.

Yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar, kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak, kısaca, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir.

Zira, tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Bölge Adliye Mahkemesi ile Yargıtay’ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş, hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur.

Nitekim, 07.06.1976 gün ve 3/4-3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde yer alan “Gerekçenin ilgili bilgi ve belgelerin isabetle takdir edildiğini gösterir biçimde geçerli ve yasal olması aranmalıdır. Gerekçenin bu niteliği yasa koyucunun amacına uygun olduğu gibi, kararı aydınlatmak, keyfiliği önlemek ve tarafları tatmin etmek niteliği de tartışma götürmez bir gerçektir.” şeklindeki açıklama ile de aynı ilkeye, vurgu yapılmıştır.

Bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılması gerektiğini öngören Anayasanın 141/3. maddesi ve ona koşut bir düzenleme içeren 6100 Sayılı HMK'nun 297. (Mülga HUMK.nun 388.) maddesi, işte bu amacı gerçekleştirmeye yöneliktir. Yine HMK'nun 27. maddesinin (HUMK.nun 73.m) 2. bendi “c” bölümünde de hukuki dinlenilme hakkının “Mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini” de içerdiği açıklanarak bu husus vurgulanmıştır.

01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK’nun 27. maddesinde hukuki dinlenilme hakkı kurala bağlanmıştır. Hukukî dinlenilme hakkı, Anayasanın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsurudur.

Hukuki Dinlenilme Hakkı” gereğince davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir. Mahkemeler, kararlarını somut ve açık bir şekilde gerekçelendirmek zorundadırlar.

Eksik, şeklî ve görünüşte gerekçe yazılması adil yargılanma hakkının (hukukî dinlenilme hakkının), ihlâlidir.

HMK’nın 297. maddesinde de, verilecek hükümde tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin yer alması gerektiği açıkça vurgulanmıştır. Kararın gerekçesinde maddi olay saptanmalı, hukuki niteliği ve uygulanacak hukuki kurallar belirlenmeli, bu konuda gerekli inceleme ve delillerden sözedilmeli, hukuk kuralları somut olaya uygulanmalı ve sonunda hüküm kurulmalıdır. Maddi olgularla hüküm fıkrası arasındaki hukuki bağlantı da ancak bu şekilde kurulabilecek, ayrıca yasal unsurları taşıyan bu gerekçe sayesinde, kararların doğruluğunun denetlenebilmesi mümkün olacaktır.

Öte yandan, mahkeme kararlarının taraflar, bazen de ilgili olabilecekleri başka hukuki ihtilaflar yönünden etkili ve bağlayıcı kabul edilebilmeleri, başka bir dava yönünden kesin hüküm, kesin veya güçlü delil oluşturup oluşturamayacağı gibi hukuksal değerlendirmeler de bu kararların yukarıda açıklanan nitelikte bir gerekçeyi içermesiyle mümkündür.

Somut uyuşmazlıkta; Mahkemece tarafların iddia ve savunmaları özetlenmiş ise de, delillerin tartışılması ve maddi olay saptaması yapılmamış, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri açıklanmamış, karar gerekçesinde bilirkişi raporuna atıf yapılarak, ihtilaf konusu borcun tutarına yönelik tespitin yapılamadığı belirtilerek, yani esas hakkında değerlendirme ile birlikte davanın usulden reddine karar verilmiştir. Mahkemenin gerekçe olarak yazdıkları Anayasa’nın ve HMK'nın anladığı anlamda bir gerekçe değildir. Bilirkişi raporuna atıf, kararın gerekçeli olduğunu göstermez.

2-Davacı vekili, Watsapp mesajlarının bulunduğunu belirterek, mesajlardaki yazışmalara delil olarak dayandığını ancak mahkemece, mesajların yazılı delil başlangıcı olup olmadığı hususunda herhangi bir değerlendirmede bulunulmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

Dosya kapsamında davacı tarafça sunulan mesajlar üzerinde durulmadığı, diğer deliller kapsamında dosyanın ele alınıp sonuçlandırıldığı anlaşılmaktadır.

6100 sayılı HMK'nun 199.maddesinde belge kavramı ''Uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli yazılı veya basılı metin, senet, çizim, plan, kroki, fotoğraf, film,görüntü veya ses kaydı gibi veriler ile elektronik ortamdaki veriler ve bunlara benzer bilgi taşıyıcıları bu Kanuna göre belgedir.'' şeklinde düzenlenmiştir. Bu halde davacı yanca delil olarak dayanılan mesajlar 6100 sayılı HMK'nun 199. maddesi anlamında belge niteliğinde olduğunun kabulü gerekir.

HMK'nun 202.maddesinde de (1)Senetle ispat zorunluluğu bulunan hâllerde delil başlangıcı bulunursa tanık dinlenebilir. (2) Delil başlangıcı, iddia konusu hukuki işlemin tamamen ispatına yeterli olmamakla birlikte, söz konusu hukuki işlemi muhtemel gösteren ve kendisine karşı ileri sürülen kimse veya temsilcisi tarafından verilmiş veya gönderilmiş belgedir.” şeklinde düzenleme getirilerek bu tür belgeler delil başlangıcı olarak kabul edilmiştir.

Davacı delil olarak davalı tarafından gönderilen mesajlara da dayandığından, az yukarıda açıklanan ilke ve esaslar doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, öncelikle davacı tarafından sunulan mesajlaşmanın kimler arasında geçtiği, mesaj kayıtlarının (içeriklerinin) sıhhati yönünden bilirkişi incelemesi yapılması, mesaj içeriklerinin davalının veya temsilcisi tarafından gönderilmiş olup olmadığının araştırılması,

bu mesajların yazılı delil başlangıcı olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceği, mahkemece yazılı delil başlangıcı olarak kabul etmesi durumunda davacı taraf dava dilekçesinde tanık deliline dayandığından davacı tanıklarının dinlenmesi için süre verilmesi, davacının iddiasına konu olduğu üzere davalıca işletilen işyerinin elektriğinin aboneliğinin olup olmadığı, abonelik olmadığı dönemde elektrik ihtiyacının hangi yolla sağlandığı,

gerekirse mahallinde alanında uzman bilirkişi/bilirkişiler refakati ile keşif yapılarak düzenlenecek rapor da değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken hükme esas alınan bilirkişi raporunun dikkate alınmasının sebebi ile mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun görülmemiştir.

V. KARAR

Sonuç itibariyle; davacı tarafın istinaf talebi yerinde görülmekle yukarıda belirtilen nedenlerle yerel mahkemenin kararı yerinde olmadığından 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a.4 ve 1-a.6. Maddeleri gereği kaldırılmasına ve dairemiz kararına uygun şekilde yeniden karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Davacının istinaf başvurusunun KABULÜNE,

1-GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 30/04/2024 tarih, 2023/770 E - 2024/349 K sayılı kararının KALDIRILMASINA,

2-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

3-Davacı tarafça yatırılan istinaf maktu karar harcının (426,60 TL) istek halinde iadesine,

4-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,

5-İstinaf kararının ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6, maddesi gereğince KESİN olmak üzere 25/09/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

* · ... · Başkan · ... · ¸e-imzalı · ... · Üye · ... · ¸e-imzalı · ... · Üye · ... · ¸e-imzalı · ... · Katip · ... · ¸e-imzalı

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/1325, K. 2024/1312, 25 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe
  10. V. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1325
Karar No
2024/1312
Tarih
25 Eylül 2024

İlgili Kararlar

  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2024/1326 K.2024/1116
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2024/1327 K.2024/1181
  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2024/1327 K.2024/1122
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2024/1328 K.2024/1228
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi E.2024/1328 K.2024/1209
  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2024/1329 K.2024/1173

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.