KÜNYE
T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 9 Ocak 2025
- T.C. SAKARYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/1839 - 2025/29
- Dosya no
- 2024/1839
- Karar no
- 2025/29
- Kararın yazıldığı tarih
- 09/01/2025
- Başkan
- ...(...
- Üye
- ...(...
- Üye
- ...(...
- Katip
- ...(...
- İncelenen kararın mahkemesi
- KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Dava tarihi
- 06/08/2024
- Karar tarihi
- 11/10/2024
- Numarası
- 2024/372 Esas - 2024/517 Karar
- Davacı
- ÖZDENİZ TEMİZLİK TURİZM İNŞAAT TAAHHÜT TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- SAKARYA ELEKTRİK DAĞITIM ANONİM ŞİRKETİ - ...
- Vekili
- Av. ...
- Dava
- Abone değişikliği yapılmamasından kaynaklı fazla ödenen fatura bedellerinin iadesi istemi
- Hüküm
- Kararın kaldırılması-Gönderme
- İstinaf eden
- Davacı vekili
Karar Metni
996 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasındaki "Abone değişikliği yapılmamasından kaynaklı fazla ödenen fatura bedellerinin iadesi istemi" davası nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın pasif husumet dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesinin kararı davacı tarafından istinaf edilmekle; kesinlik, süre, istinaf şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Üye Hakim tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili Özdeniz Temizlik Tur...ltd.şti ... adresinde bulunan ... sözleşme hesap numaralı abonelik müşterisi olduğu, iş bu adreste 2 adet mesken, bir adet işyeri bulunduğu, yapı yapılmaya başlandığında iskan alınana kadar şantiye aboneliği kullanıldığı, ancak iskan alındıktan sonra abonelik sınıfının mesken ve işyerine dönüştürülmesi gerektiği, davalı kurum ile bugüne değin müvekkil yetkililerince yapılan görüşmeler neticesinde herhangi bir sonuç alınamadığı, müvekkilinin iskan aldığı günden bu yana şantiye aboneliği olarak fatura bedellerini ödediği,
bu husus ise müvekkilinin maddi anlamda kaybına neden olduğu, bu kayıpla ilgili müvekkile yüklenebilecek bir kusur bulunmadığı, şantiye aboneliği olarak kullanılmaya bağlı ortaya çıkan fazla ödemenin belirlenebildiği anda artırılmak üzere şimdilik 1.000,00 TL'sinin (belirsiz alacak) müvekkile her ödeme tarihinden itibaren ayrı ayrı banka mevduat faizi ile birlikte ödenmesine, aboneliğin mesken/işyeri olarak devamına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; husumet itirazlarının bulunduğu, davaya konu olayda abonelik sözleşmesinin tarafının SEDAŞ değil SEPAŞ olduğu, davacının taleplerinin muhatabının müvekkil Kurum olmadığını, müvekkil Kurum abonelik yapmamakla birlikte, abonelik sözleşmesinin tarafı da olmadığı, bu sebeple huzurdaki davanın evleviyetle husumet yokluğu sebebiyle reddi, akabinde koşulları oluşmayan ve usul ve yasaya aykırı olan haksız davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına göre;...davacı abonelik işlemlerinin yapılmadığı iddiası ile iş bu davayı açmış ise de SEDAŞ'a husumet yöneltilemeyeceğinden davanın pasif husumet dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, huzurdaki davanın konusunun farklı abonelik tarifesi nedeniyle fazla ödenen bedellerin iadesi talebi olduğunu beyanla; yerel mahkeme kararının kaldırılarak yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın yerel mahkemeye iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; abonelik türünün değiştirilmesi ve diğer abonelik işlemlerinin müvekkili şirketin faaliyet kapsamında bulunmadığını, müvekkili şirketin faaliyet kapsamında üzerine düşen sorumluluğu yerine getirdiğinden istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, "Abone değişikliği yapılmamasından kaynaklı fazla ödenen fatura bedellerinin iadesi istemi" istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 Sayılı HMK, 6098 Sayılı TBK,
3. Değerlendirme Dava, abone değişikliği yapılmamasından kaynaklı fazla ödenen fatura bedellerinin tahsili talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek duruşmasız olarak yapılmıştır. Mahkemece, davanın pasif husumet nedeniyle reddine dair verilen karar davacı vekilince istinaf edilmiştir. Uyuşmazlık; davacının davaya konu alacağı nedeniyle ünvanı belirtilen davalı şirketin sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Dosya kapsamından ünvanı belirtilen davalı şirketin sonradan bölünme yoluyla tüzel kişilik kazandığı anlaşılmaktadır.
Elektrik Piyasası Düzenleme Kurumunun 27.09.2012 tarih 28424 sayılı resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 12.09.2012 tarihli 4019 sayılı kurul kararı ile Elektrik Piyasası Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi hükmü çerçevesinde, dağıtım ve perakende satış faaliyetlerinin dağıtım şirketleri tarafından 01/01/2013 tarihinden itibaren ayrı tüzel kişilikler altında yürütülmesine ilişkin hazırlanan, “Dağıtım Ve Perakende Satış Faaliyetlerinin Hukuki Ayrıştırılmasına İlişkin Usul Ve Esaslar”ın kabul edilerek,
dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiler tarafından dağıtım ve perakende satış faaliyetlerinin 01/01/2013 tarihinden itibaren ayrı tüzel kişilikler altında yürütülmesine karar verilmiştir.
Yukarıdaki karar çerçevesinde, Sakarya Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi’nin 01.01.2013 tarihli bölünme sözleşmesi ile Sakarya Elektrik Parekende Satış A.Ş olarak ayrıldığı anlaşılmıştır. Ancak. 01.01.2013 tarihli sözleşmesi ile davaya konu abonelik sözleşmesinden kaynaklanan borç ve alacakların aidiyetine ilişkin hükümler TBK'nın 203.maddesine göre davacı bakımından hüküm doğurmaz.
Davacı ile abonelik sözleşmesi imzalayan davalı şirketin bölünme sözleşmesi imzaladıktan sonra davacı abonenin, abonelikten doğan hak ve alacaklarının hangi şirkette kaldığını takip etme gibi bir yükümlülüğü olamayacağı gibi davalı şirketin davacı abone bakımından tedarikçi sıfatı ile de sorumluluğu devam ettiğinden dava tarihi itibariyle bu davada taraf sıfatı bulunmaktadır. Keza, bölünme sözleşmesi iç ilişkiyi ilgilendirir.
Davalının davacı ile yaptığı abone sözleşmesinin tarafı olarak akdi sorumluluğu, bölünme sözleşmesi ile ortadan kalkmaz, davalının tedarikçi (dağıtıcı) sıfatından kaynaklanan sorumluluğu devam etmektedir.
Bunun yanında; TBK'nın 196. Maddesine göre borcun nakli ancak alacaklının muvafakati ile olacağından bölünme sözleşmesi somut olayda borcun nakli sonucunu doğurmayacaktır. Bu haliyle davalı SEDAŞ'ın, tedarikçi sıfatını haiz olduğu, bu nedenle davacıdan tahsil edilen ve fazla ödemeye iddia olunan fatura bedelleri iadesi bakımından somut olayda davalı SEDAŞ'ın pasif husumet ehliyeti bulunduğu, husumet itirazının ve husumet yönünden davanın reddi kararının yerinde olmadığı anlaşılmaktadır.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a.4 maddesi gereğince kaldırılmasına ve dairemiz kararına uygun şekilde karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
* · ... · Başkan · ... · ¸e-imzalı · ... · Üye · ... · ¸e-imzalı · ... · Üye · ... · ¸e-imzalı · ... · Katip · ... · ¸e-imzalı
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/1839, K. 2025/29, 9 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama