KÜNYE
T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2025
- T.C. SAKARYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2025/922 - 2025/1490
- Dosya no
- 2025/922
- Karar no
- 2025/1490
- Karar tarihi
- 23/ 10/2025
- Kararın yazıldığı tarih
- 24/10/2025
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Dava tarihi
- 22/07/2024
- Karar tarihi
- 24/04/2025
- Numarası
- 2024/476 Esas -2025/242 Karar
- Davacı
- SAKARYA ELEKTRİK PERAKENDE SATIŞ ANONİM ŞİRKETİ - ...
- Vekilleri
- Av. ...
Karar Metni
1.430 kelime·7 dk okuma·11 bölüm
Av. ...
DAVALI
SEFA47 TOPTAN YAŞ SEBZE MEYVE KOMİSYONCULUĞU GIDA NAKLİYE İNŞAAT TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : Av. ...
DAVA
Ödenmeyen elektrik borcunun tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemi
HÜKÜM
Kararın kaldırılması- gönderme
İSTİNAF EDEN
Davacı vekili
Taraflar arasındaki ödenmeyen elektrik borcunun tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemi nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesinin kararı davacı vekili tarafından istinaf edilmekle; kesinlik, süre, istinaf şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Üye Hakim tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında abonelik sözleşmesi imzalandığını, başvuruya konu elektrik fatura borcu bedellerinin toplamı olan 736.244,19.-TL üzerinden Sakarya İcra Müdürlüğünün 2024 / 243113 MTS nolu dosyası ile icra takibi açıldığını, borçlu tarafın itirazı üzerin takibin durduğunu belirterek davalı tarafın yapılan itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
Yapılan tebligatın usülsüz olduğunu, alacak kalemlerinin zamanaşımına uğradığı; talep edilen faiz türleri ve faiz başlangıç tarihleri hukuka aykırı olduğunu; vekil eden kiracı olmadığı bir taşınmazda, herhangi bir şekilde kullanmadığı bir elektriğin ücreti ile muhatap edilmeye çalışıldığını, reaktif enerji bedeli faturalandırılması hukuka aykırı olduğunu; faturadaki bedeller, icra takibindeki meblağlar ve dava değerindeki bedellerin gerçeği yansıtmadığını; ilgili elektrik kullanımının tam ve isabetli bir sayaç ile ölçüldüğünü ve muhasebeleştirerek faturalandırıldığını ispat etmekle mükellef olduğunu; davacının kötü niyeti olduğunu belirterek davanın reddini ve davacının tazminata mahkûm edilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına göre;...'' Davacı dağıtım şirketi, son ödeme tarihinde ödenmeyen elektrik borcunun tahsili için icra takibi başlatmış ise de, yönetmeliğin zamanında ödenmeyen borçlar başlıklı 35 maddesinde öngörülen, ödenmeyen borcun tahsili için yapılması gereken işlemlerinin yapıldığını gösteren hiçbir delil ve belge dosyaya sunulmadığı, dolayısıyla tüketiciye, yönetmeliğin 35/5-2 maddesine uygun fesih ve yasal yollara başvurulacağı yönündeki ihtarın yapılmadığı,
bu durumda, davacı tedarik şirketi tarafından, söz konusu yasal düzenlemeye aykırı şekilde, davalı abone aleyhine MTS takibi başlatıldığı ve yasal yollara başvurulduğu, bu sebeple itirazın iptali istemi yönünden davanın reddi gerektiği anlaşılmış ve davanın reddine'' karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf isteminde bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı Sepaş vekili istinaf dilekçesinde özetle;
Yerel Mahkeme eksik inceleme ve değerlendirme ile davanın reddine karar verdiğini, davada taraf olan vekil eden şirket dağıtım-tedarik şirketi olmayıp perakende satış şirketi olduğunu, yerel Mahkeme kanaatlerince bu hususta taraf sıfatı ile ilgili yanlışlığa düşmüş dağıtım şirketini ilgilendirecek bir hususta müvekkil perakende satış şirketini sorumlu tuttuğunu, davalı tarafından iddia edilmeyen bir hususa ilişkin delil sunmanın beklenilmeyeceği gibi, Yerel Mahkeme tarafından davanın hiçbir aşamasında tarafımızdan sunulması talep edilmeyen bir belgeyi sunmanın da anlamsız olacağını,
alınan bilirkişi raporlarında da Yerel Mahkemenin kararına esas aldığı ihtarlar talep edilmemiş olduğunu, bilirkişi raporlarında vekil eden şirketin usulüne uygun bir şekilde faturaları düzenlediği icra takibine koyduğunu ve taleplerinin haklı olduğunu doğruladığını, vekil eden şirket elektrik piyasasına konu yasa ve yönetmeliklere uygun hareket ettiğini, davada alınan bilirkişi raporlarıyla da sabit olduğunu, Yerel Mahkeme kararında vekil eden şirketi dağıtım-tedarik şirketi olarak değerlendirdiğini, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiğini,
yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle;
Davacı şirket mahkeme kararında dağıtım ve tedarik şirketi olarak değerlendirilmiş olması doğru olmakla birlikte, yanlış nitelendirilmiş olması halinde dahi davanın sonucunu etkilemeyecek bir iddianın olduğunu, davacı şirket perakende satış faaliyetleri gören bir şirket olması, onun tüketiciye elektrik enerjisi tedarik zincirinin bir parçası olması gerçeği ile çelişmediğini, tedarik süreci, üretilen enerjinin taşınması, depolanması, bağlanması,
faturalandırılması ve sair süreçlerinin tamamını kapsayan çatı bir kavram olduğunu, Mahkemenin daha çatı kavram olan tedarik kavramını kullanmakla isabetsiz bir tercih yapmadığını, olayda emredici usuli hükümlerin gerekliliklerinin yerine getirilmesi halinde işbu talep konusu bedel icra yolu ile talep edilebilir olduğunu, hem borç var olduğu,
hem de borcun talep edilebilirliği ispatlanmasının gerektiğini, davacının 22.07.2024 tarihinde verdiği dilekçe ile iddiasını genişletme yasağının devreye girdiğini, yerel Mahkeme 09.09.2024 tarihli öninceleme duruşmasına hazırlık tutanağında taraflara delillerin sunulması için 2 haftalık kesin süre verdiğini, sürenin dolması ile birlikte taraflarca getirilecek deliller açısından iddianın genişletilmesi yasağı devreye girdiğini, davayı aydınlatma yükümlüğü dikkatle değerlendirilmesinin gerektiğini, davacı hakimin davayı aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirmediğine dair iddialarının, davanın tüm bu usuli aşamaları dikkate alındığında,
hakikate aykırı olduğu gibi hukuka da aykırı olduğunu, davacının, talep ettiğinin kanuni gerekliliği olan ilgili yönetmeliğin ilgili maddesindeki süreci takip ettiğini kanuni sınırlar dahilinde ispat edemediğini, istinaf dilekçesinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ödenmeyen elektrik borcunun tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 HMK, 6098 Sayılı TBK
3. Değerlendirme ve karar
Dava, ödenmeyen elektrik borcunun tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek duruşmasız olarak yapılmıştır.
Mahkemece, davanın usulden reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur.
Mahkemece yazılı şekilde karar verilmiş ise de; yapılan inceleme ve araştırma hüküm vermek için yeterli değildir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
Bu kapsamda;
Davacı vekili; taraflar arasında abonelik sözleşmesi ilişkisi bulunduğunu, bu kapsamda davalının 2023/5 fatura dönemi için 14.355,15 TL, 2023/8 fatura dönemi için 375.241,52 TL, 2023/9 fatura dönemi için 261.361,10 TL elektrik borcu bulunduğunu, davalının sözkonusu borçları nedeniyle toplamda 736.244,19.-TL üzerinden icra takibi yapıldığını beyanla davalının itirazının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; alacak kalemlerinin zamanaşımına uğradığını, talep edilen faiz türleri ve faiz başlangıç tarihleri hukuka aykırı olduğunu, müvekkili kiracı olmadığı bir taşınmazda, herhangi bir şekilde kullanmadığı bir elektriğin ücreti ile muhatap edilmeye çalışıldığını, reaktif enerji bedeli faturalandırılması hukuka aykırı olduğunu, faturadaki bedeller, icra takibindeki meblağlar ve dava değerindeki bedeller gerçeği yansıtmadığını, ilgili elektrik kullanımının tam ve isabetli bir sayaç ile ölçüldüğünü ve muhasebeleştirerek faturalandırıldığını ispat etmekle mükellef olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 35/5-2 maddesine uygun fesih ve yasal yollara başvurulacağı yönündeki ihtarın yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, davacının istinaf dilekçesine ekli evraklarının incelenmesinde, 2023/9 dönemli faturada vadesi geçen 2023/5 ve 2023/8 dönemli faturalardan kalan bakiye 377.203,24 TL alacağın ödenmesi hususunda elektriğin kesileceği ihtarını içeren 5 günlük süre tanındığı,
13.10.2023 tarihli ihtar yazısında elektriğin 2.10.2023 tarihinde kesildiği belirtilerek vadesi geçen borçların 30 gün içinde ödenmemesi durumunda borcun güvence bedelinden mahsup edileceğine ilişkin bilgilendirme yapıldığı, 29.2.2024 tarihli ihtar yazısında ise,
güncellenmiş güvence bedeli toplam fatura borcundan mahsup edilerek mahsup sonrası 736.244,19.-TL kalan borç kaldığından kalan borcun 15 gün içinde ödenmemesi durumunda sözleşmenin fesih edilebileceği ve borcun yasal yollarla tahsiline gidileceğine ilişkin bilgilendirme yapıldığı anlaşılmakla mahkemece 13.10.2023 ve 29.2.2024 tarihli ihtarnamelerin davalıya tebliğ edilip edilmediği araştırılarak tebliğ edilmişse davacının yönetmelik gereği gerekli ihtarları yaptığı değerlendirip işin esasının incelenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
İşin esasının incelenmesi durumunda ise; davacının uzunca bir süre elektrik tüketim bedeline esas faturaların ödenmemesine rağmen yönetmelik gereği elektriği kesmemesi davacı açısından müterafik kusur teşkil etse de, bu kusur tüketilen enerji bedelinin aslından davalının tüketim bedeli olan ana borçtan hukuki sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağından, davalının normal tüketim bedelinin aslından (ana borçtan) her halükarda sorumlu olduğu göz önünde bulundurularak,
takibe konu ilk fatura olan 2023/5 fatura döneminden itibaren borç tahakkuku yapıldığına göre davacı kurumun elektriği kesmesi gereken tarih belirlenip, bu tarihe kadar olan borcun tamamının hesap edilmesi, bu tarihten sonraki dönem için ise davacının elektriği kesmemesinin müterafik kusur teşkil edeceği, bunun da ancak davalı için gecikme zammından indirim sağlayacağı, bu indirimin de en fazla yasal faize kadar olacağı nazara alınıp, bu ilkeler doğrultusunda rapor sunan bilirkişiden Yargıtay denetimine uygun ek rapor alınması gerekmektedir.
Yukarıda yazılı sebeplerden dolayı; eksikliklerin tamamlanması amacıyla dosyanın 6100 Sayılı H.M.K'nun 353/1-a-4-6 maddesi gereğince mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
* · Başkan ... · e-imzalıdır Üye ... · e-imzalıdır Üye ... · e-imzalıdır Katip ... · e-imzalıdır
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/922, K. 2025/1490, 23 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama