İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2022/978 K.2022/1613

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden…

Esas2022/978Karar2022/1613Tarih19 Eylül 2022Okuma9 dk · 1.884 kelime

KÜNYE

T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi :2- ... (T.c. No: ...) :3- ... (T.c. No: ...) - :4- ... (T.c. No: ...) - :5- ... (T.c. No: ...) -

Karar tarihi
19 Eylül 2022
Dosya no
2022/978
Karar no
2022/1613
Başkan
... (...
Üye
... (...
Üye
... (...
Katip
... (...
İncelenen kararın mahkemesi
KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
06/01/2022
Numarası
2014/692 Esas - 2022/3 Karar
Davacılar
1- ... (T.C. NO: ...) -
Vekili
Av. ... -
Davalı
... -
Vekili
Av. ...
Dava
Alacak
Dava tarihi
15/09/2014
Kr. yazım tarihi
26/09/2022
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.884 kelime·9 dk okuma·7 bölüm

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların murisi ...'ın Halk Bankası Gölcük Şubesinden kullandığı 54 ay süreli kredi karşılığında kendisine hayat sigortası yapıldığını, ...'ın 20/07/2013 tarihinde solunum yetmezliğinden vefat ettiğini, öldüğü tarihte çekilen kredinin 4. taksidinin ödenmiş olduğunu ve geriye 50 ay kaldığını, Halbank'ın primlerin murisin hesabına geri yatırıldığı ve bunları çekerek kullandığı ve murisin ıslak imzalı talebi olmadığı şeklinde davacılara bildirimde bulunduğunu,

sigorta primi olmadığı gerekçesiyle vefat nedeniyle poliçe tutarı 30.000,00-TL'nin ödenmemesi üzerine dava açmak zorunda kaldıklarını beyanla murisin sigorta teminatı olan 30.000,00-TL'nin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ile davacılar murisi arasında lehdarı kanuni varisleri sigorta ettireni Türkiye Halk Bankası Gölcük Şubesi ve daimi müşteri borcu kadar Halkbank Gölcük Şubesi lan ... numaralı poliçe ile 22.03.2013 başlangıç ve 22.03.2018 bitiş tarihli 5 yıl süreli ve vefat teminatı ilk yıl için 30.000,00-TL olan hayat sigortası yapıldığını, sigortalının vefat ettiğinin Halk Bank Gölcük Şubesi tarafından davalı şirkete bildirildiğini, ölüme sebep olan durumun mesane malign neoplazmı olarak tespit edildiğini,

müteveffa sigortalının sigorta poliçesi tanzim edilmeden önce hastalığının teşhis edilerek tedavisine başlanıldığını, beyan yükümlülüğünün kasten ihlal edildiğinin tespit edildiğini, davacıların aktif husumet ehliyetlerinin bulunmadığını, banka şubesinin iş bu davanın açılmasına muvafakat vermesi gerektiğini, davacıların poliçe gereği bildirim yükümlülüğünü süresi içinde yerine getirmediğini, ...'ın beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığını,

sigortalının 2 yıldır kanser hastalığını bildiği halde davalı sigorta şirketine bu durumu beyan etmeyerek poliçe tanzim edilmesini sağlamasının kusurdan da öte kötüniyet niteliğinde olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiş olduğunu, Banka'nın Gölcük Şubesi ile borçlu, muris ... arasında imzalanan kredi sözleşmesine istinaden borçluya kredi kullandırıldığı,

borçlu ...'ın vefat etmesi üzerine davacı Gölcük 2. Noterliğinin 27.01.2014 tarih ve 1123 yevmiye nolu, ihtarnamesi keşide edildiğini, söz konusu ihtara rağmen borç ödenmediğini, davaya konu alacak ile ilgili olarak davalı bankanın herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, bu nedenlerle davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ

İlk derece mahkemesince; "... Davanın reddine ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle.

Somut olayda da murisin kanser hastalığının devam ettiğinin bilmemekte olduğunu, bilmediği için de sağlıklı olduğunu beyan ederek sigorta poliçesini davalı şirket ile akdetmiş olduğunu, bidayet merci Adli Tıp Kurumu'ndan verilen bilirkişi raporlarına yaptıkları itirazların değerlendirilmediğini, ölüm müvekkillerinin murisi ...'ın Halk Bankası Gölcük Şubesinden kullandığı 54 ay süreli kredi karşılığında kendisine hayat sigortası yapıldığını, ...'ın 20/07/2013 tarihinde solunum yetmezliğinden vefat ettiğini, öldüğü tarihte çekilen kredinin 4. taksidinin ödenmiş olduğunu ve geriye 50 ay kaldığını,

Halbank'ın primlerin murisin hesabına geri yatırıldığı ve bunları çekerek kullandığı ve murisin ıslak imzalı talebi olmadığı şeklinde davacılara bildirimde bulunduğunu, sigorta primi olmadığı gerekçesiyle vefat nedeniyle poliçe tutarı 30.000,00-TL'nin ödenmemesi üzerine dava açmak zorunda kaldıklarını beyanla murisin sigorta teminatı olan 30.000,00-TL'nin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte tahsiline,karar verilmesini, sebebinin bulunduğu raporların değerlendirilmemesi sebebiyle illiyet bağı tespitinin hukuki gerçekliğe aykırı yapıldığını,

illiyet bağının sundukları delillerin de eklenerek hesaplanması yerine eksik inceleme bilirkişi raporunun oluşturulması ve bidayet mercinin bu rapor doğrultusunda yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sigortalının dürüstlük kuralına aykırı davrandığını, yerel mahkemece davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğun belirterek; davacıların haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/01/2022 tarih, 2014/692 Esas - 2022/3 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, Tüketici Kredisine yönelik Hayat Sigortası Poliçesinin iptal edilmesi nedeniyle sözleşmenin tarafı olan ... mirasçısı tarafından açılan 30.000,00-TL kredi teminatının sigorta şirketince ödenmesi talepli davadır.

İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurmuştur.

İlk derece mahkemesince toplanan deliller ve yapılan yargılama sonucunda;"....6102 sayılı TTK'nın 1435. maddesi (6762 sayılı TTK'nın 1290. maddesi) ile sigorta sözleşmesinin kurulması sırasındaki sigortalının doğru bilgi verme (beyan) yükümlülüğü, "sigorta ettiren sözleşmenin yapılması sırasında bildiği veya bilmesi gereken tüm önemli hususları sigortacıya bildirmekle yükümlüdür. Sigortacıya bildirilmeyen, eksik veya yanlış bildirilen hususlar, sözleşmenin yapılmamasını veya değişik şartlarda yapılmasını gerektirecek nitelikte ise, önemli kabul edilir. Sigortacı tarafından yazılı veya sözlü olarak sorulan hususlar, aksi ispat edilinceye kadar önemli sayılır" denilmek suretiyle düzenlenmiş ve bu yükümlülüğün kapsamı belirlenmiştir.

Gerek TTK'nın 1435. maddesi ve gerekse Hayat Sigortası Genel Şartlarının C-2.2. maddesi düzenlemesine göre; sigorta şirketinin sorusu üzerine veya her hangi bir soru sorulmadan (dolayısı ile buna ilişkin bir form doldurulmadan) sigortalı, sözleşmenin yapılması sırasında kendisinin bildiği ve sigortacının sözleşmeyi yapmamasını veya daha ağır şartlarla yapmasını gerektirecek bütün halleri sigortacıya bildirmekle yükümlüdür.

Sigorta sözleşmesinin kurulması sırasındaki beyan yükümlülüğüne uymamanın sonuçları ise, TTK’nın 1439. maddesinde "(1) Sigortacı için önemli olan bir husus bildirilmemiş veya yanlış bildirilmiş olduğu takdirde, sigortacı 1440. maddede belirtilen süre içinde sözleşmeden cayabilir veya prim farkı isteyebilir. İstenilen prim farkının on gün içinde kabul edilmemesi hâlinde, sözleşmeden cayılmış kabul olunur.

Önemli olan bir hususun sigorta ettirenin kusuru sonucu öğrenilememiş olması veya sigorta ettiren tarafından önemli sayılmaması durumu değiştirmez." 1439/2. fıkrasında ise "rizikonun gerçekleşmesinden sonra, sigorta ettirenin ihmali ile beyan yükümlülüğü ihlal edildiği takdirde, bu ihlal tazminatın veya bedelin miktarına yahut rizikonun gerçekleşmesine etki edebilecek nitelikte ise, ihmalin derecesine göre tazminattan indirim yapılır.

Sigorta ettirenin kusuru kast derecesinde ise beyan yükümlülüğünün ihlali ile gerçekleşen riziko arasında bağlantı varsa, sigortacının tazminat veya bedel ödeme borcu ortadan kalkar; bağlantı yoksa, sigortacı ödenen primle ödenmesi gereken prim arasındaki oranı dikkate alarak sigorta tazminatını veya bedelini öder" şeklinde düzenlenmiştir.

Poliçenin düzenlenmesi sırasında sigortalının, doğru beyan yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğinin ve sigortacının TTK'nın 1435 ve 1439. maddedeki hükümlerin uygulanabilmesi için de sigortalının gizlediği iddia olunan hastalık ile riziko (ölüm) arasında illiyet bağının bulunması gerekmektedir. Anılan bu tespit ve değerlendirmenin yapılması da, tıbbi ve teknik bilgiyi gerektiren bir iştir.

Tüm dosya kapsamı yasal düzenlemelerle birlikte değerlendirildiğinde; davacıların murisi ile Türkiye Halk Bankası A.Ş arasında kredi sözleşmesi imzalandığı, davalı sigorta şirketi ile davacıların murisi arasında da krediye istinaden hayat sigortası sözleşmesi yapıldığı, murisin sigorta süresi içerisinde 20/07/2013 tarihinde vefat ettiği, murisin hayat sigortası sözleşme tarihi öncesinde Kocaeli Devlet Hastanesi'nin 13.12.2011 yatış- 15.12.2011 çıkış tarihli epikriz raporunda," idrar renginde koyulaşma, sistoskopi için yatırıldığı,

TUR MT sol yan duvarda 1.5 cm lik, solid, üreter orifisinin 1 cm lateralinde TM dokusu komplet olarak rezeke ve koterize edildi" kayıtlı olduğu, Dr Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin 10.4.2012 tarihli hasta kabul kağıdında," mesane tümörü tanısının konulduğu, Dr Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin 29.6.2012 tarihli kaydında, "mesane malign neoplazmı" kayıtlı olduğu,

müteveffa ile ile Halk Hayat ve Emeklilik AŞ arasında imzalanan 22.3.2013 başlangıç tarihli hayat sigortası poliçesinde, murisin beyan edilen sağlık bildirimindeki bugüne kadar önemli bir hastalık geçirdi mi?, ameliyat veya şua tedavisi oldu mu?, herhangi bir sakatlığı var mı?, kalp, kanser veya AİDS tedavisi gördü mü? sorularına ''hayır'' cevabı verdiği, şimdi tamamen sıhhatte mi? sorusuna ''evet'' cevabı verdiği, 27/10/2021 tarihli ATK raporunda müteveffaya 28.11.2011 tarihinde mesane kanseri tanısı konulduğu, bu nedenle takip ve tedavilerinin devam ettiği, farklı hastanelerde tedavi gördüğü,

7.7.2013 tarihinde karın ağrısı şikayeti Dr Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne yatırıldığı, yapılan muayanesi ve tetkikleri sonrasında mesane kanserinin oluşturduğu kitlenin basısına bağlı kalın barsakta tıkanma oluşturduğu, 11.7.2013 tarihinde ameliyata alındığı, bridektomi +loop kolostomi yapıldığı, 19.7.2013 tarihinde Özel Delta Hospital Hastanesi'ne sevk edildiği, 20.7.2013 tarihinde hastanede öldüğü dikkate alındığında; kişinin ölümünün; mesane kanseri ve gelişen komplikasyonları sonucu meydana gelmiş olduğu,

kişinin ölümüne neden olan mesane kanserinin 22.3.2013 başlangıç tarihli hayat sigortası sözleşmesi öncesinde tanısının konulmuş olduğu hususlarının mütalaa edildiği, sigorta sözleşmelerinin karşılıklı iyiniyet ve güven esasına dayalı olarak kurulan sözleşmeler olduğu; güven ve iyiniyet ilkesi ile yasal düzenlemeler (TTK'nın 1435 ve devamı md. - eski TTK.1290 md.) gereği, sigorta yaptıranın önemli tüm hususları poliçenin tanzimi sırasında sigortacıya bildirmekle yükümlü olduğu; davacılar murisi sigortalının poliçe tanziminden önce ölüme sebep olan hastalığını sigortacıya bildirmediği,

önemli bir hastalık geçirdi mi?, ameliyat veya şua tedavisi oldu mu?, herhangi bir sakatlığı var mı?, kalp, kanser veya AİDS tedavisi gördü mü? sorularına ''hayır'' cevabı verdiği, şimdi tamamen sıhhatte mi? sorusuna ''evet'' cevabı verdiği, halbuki murisin sigorta sözleşmesi imzalanmadan önce ameliyat geçirdiği, kanser tanısının konduğu ve birden fazla kez hastaneye giderek tedaviler uygulandığı,

ancak bu hususlara ilişkin olarak kendisine sorulan sorulara hayır cevabını vererek murisin beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..." şeklindeki gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı, davacı taraf istinaf yoluna başvurmuştur.

Somut olayda; davacıların murisinin kredi çekerken 22/03/2013 tarihinde sigorta şirketine yaptığı başvuru sırasında imzaladığı "Hayat Sigortası Soru Formu'ndaki; "bugüne kadar önemli bir hastalık geçirdi mi, ameliyat veya şua tedavisi oldu mu, kalp, kanser ve AIDS tedavisi gördü mü ?" şeklindeki sorulara "HAYIR","şimdi tamamen sıhhatte mi?" sorusuna "EVET" şeklinde cevap vermiş ise de, dosyaya sunulan 27.12.2021 tarihli ATK raporunda.

"Adli dosyada kayıtlı bilgilerde kişiye 28.11.2011 tarihinde mesane kanseri tanısı konulduğu, bu nedenle takip ve tedavilerinin devam ettiği, farklı hastanelerde tedavi gördüğü, 7.7.2013 tarihinde karın ağrısı şikayeti Dr. Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne yatırıldığı, yapılan muayanesi ve tetkikleri sonrasında mesane kanserinin oluşturduğu kitlenin basısına bağlı kalın bağırsakta tıkanma oluşturduğu, 11.7.2013 tarihinde ameliyata alındığı, bridektomi +loop kolostomi yapıldığı, 19.7.2013 tarihinde Özel Delta Hospital Hastanesi'ne sevk edildiği, 20.7.2013 tarihinde hastanede öldüğü dikkate alındığında; kişinin ölümünün;

mesane kanseri ve gelişen komplikasyonları sonucu meydan gelmiş ve ölümüne neden olan mesane kanserinin 22.3.2013 başlangıç tarihli hayat sigortası sözleşmesi öncesinde tanısının konulmuş olduğunun oy birliği ile mütalaa edildiği, böylece beyan yükümlülüğüne aykırı hareket ettiği mahkeme kararının tüm delilleri topladığı değerlendirerek sonuca ulaştığı böylece başkaca eksik bir yön kalmadığı beyan yükümlülüğüne aykırı hareket eden davacıların murisinin bu hareketinden dolayı davacıların sigorta sözleşmesinden faydalanamayacakları anlaşılmıştır.

Açıklanan gerekçelere, benimsenen bilirkişi raporuna, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davacıların ileriye sürdüğü istinaf sebeplerin yerinde olmadığı, kanaatine varılarak, başvurunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan reddine, karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜ M

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; Davacıların İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,

2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken harç peşin alındığından, yeniden alınmasına yer olmadığına,

3-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına,

4-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptıkları masrafların, istinaf eden davacılar taraf üzerinde bırakılmasına,

5-İstinaf edenler tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,

6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

7-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,

8-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,

İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

19/09/2022

... Başkan ... ¸e-imzalıdır. ... Üye ... ¸e-imzalıdır. ... Üye ... ¸e-imzalıdır. ... Katip ... ¸e-imzalıdır.

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/978, K. 2022/1613, 19 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararı Özeti
  6. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  7. Deliller
  8. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  9. Hükü M

Karar Bilgileri

Mercii
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/978
Karar No
2022/1613
Tarih
19 Eylül 2022

İlgili Kararlar

  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2022/979 K.2022/1358
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2022/981 K.2022/1498
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2022/982 K.2022/1390
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2022/984 K.2022/917
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2022/984 K.2022/1505
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/985 K.2022/1071

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.