KÜNYE
T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Aralık 2024
- Dosya no
- 2023/1524
- Karar no
- 2024/1975
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 12/04/2023
- Numarası
- 2021/458 Esas - 2023/223 Karar
- Davacı
- ... (T.C. NO:...) - ...
- Vekili
- Av. ... - Av. ... - Av. ... - ...
- Davalı
- ... (T.C. NO:...) - ...
- Vekili
- Av. ... - Av. ... - Av. ... - ...
- Dava türü
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 19/01/2021
- Kr. yazım tarihi
- 23/01/2025
Karar Metni
2.585 kelime·13 dk okuma·7 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında davalıya ait Emir Yat Turizm ve Kantin Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin devri konusunda anlaştıklarını, davacının toplamda 794.900,00-TL ödeme yaptığını, kalan miktar için ise davalıya çek verdiğini, davacının tüm yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen davalı tarafça şirket devir işlemlerinden imtina edildiğini, davalının çekin karşılıksız çıktığını iddia ederek şirketi devirden vazgeçtiğini beyan ettiğini, davacının ödemiş olduğu tutarı da iade etmediğini, davalının dava konusu borçları ödenmemesi üzerine icra takibi başlatıldığını,
davalının itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu beyan ederek davalının Yalova İcra Dairesinin 2020/5657 esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı itirazın kaldırılarak takibin devamına, haksız ve hukuki aykırı itirazı nedeniyle davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemelerin Kocaeli mahkemeleri olduğunu, işbu dava da husumetin Emir Yat Turizm ve Kantin Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne yönetilmesi gerektiğini, davacı tarafın sözleşme gereği üzerinde düşen edimleri yerine getirmediğini beyan ile, davanın reddine, davacının kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, , karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... 1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile; -Yalova İcra Dairesi'nin 2020/5657 esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile; -Takibin 524.418,11-TL üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte devamına, -Fazlaya ilişkin talebin reddine, -Alacak likit olduğundan asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, -Kötüniyet tazminatı talebinin şartları gerçekleşmediğinden reddine ... " karar verilmiştir. Bu karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme tarafından husumetten red kararı verilmemesinin hatalı olduğunu, İtirazın İptali istenen icra takibi yetkili icra dairesinde açılmadığı için öncelikle Yalova 1. Asliye Hukuk Mahkemesince takibin yetkili icra müdürlüğünde açılmaması gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmekte olduğunu, mahkemece hükmedilen avans faiz kararının hukuka aykırı olduğunu, davaya konu sözleşmenin tarafları gerçek kişi olduğunu, sözleşme iki gerçek kişi arasında düzenlenmiş ve imzalanmış olup hükmedilecek faizin adi kanuni faiz olması gerektiğini,
dava konusu alacak likit olmadığından mahkemece davacı lehine hükmedilen icra inkar tazminatı hukuka aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte dosyada davacının elden ödeme yapıldığına ilişkin herhangi bir belge bulunmamasına rağmen bilirkişi raporunun sonuç kısmında hukuka aykırı olarak elden ödemenin olduğunun kabulü durumunda bir hesaplamaya gidildiğini, afaki bir hususa dayanarak yapılan hukuka aykırı değerlendirme kabul edilemeyeceğini,
davacının davalıya vermiş olduğu karşılıksız çek nedeniyle uğranılan ve icra tehdidi altında olduğu toplam masrafların hesaplanan alacak miktarından tenzil edilmemesi kanaat ve kararı hukuka aykırı olduğumu, dosyada bulunan sözleşme delil başlangıcı sayılmakla davalı tarafça cevap dilekçesiyle birlikte tanık deliline dayanılmasına rağmen mahkemece tanık dinletilmediğini beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece yapılan değerlendirmenin aksine davacı, davalıya karşı tüm yükümlülüklerini yerine getirmiş olup hiçbir borcu bulunmadığını, davacının işletmeyi işlettiği dönemde dava konusu dükkanın hala davalı tarafın üzerine kayıtlı olması nedeniyle yapılan masraflar davalı tarafça ödenmiş gibi göründüğünü, ancak bu ön kabul somut gerçeklik ile bağdaşmadığını, davacı, dava konusu şirketi işletmeye başladığı andan itibaren tüm masrafları bizzat kendisi ödediğini,
ancak yapılan ödemeler davalının davacı tarafından dava konusu işletmeyi devretmemesi nedeniyle davalı tarafça yapılmışcasına hüküm kurulduğunu, hükme esas alınan 04/07/2022 tarihli bilirkişi raporunda davalı tarafça ödendiği belirtilen maaş ödemelerinin hiçbirinin davalıca ödenmediğini, dosyada mübrez bilirkişi raporlarında sayılan alacak kalemlerinden elektrik, telefon, internet giderleri, vergi borçları ve muhasebe ücretlerine açık bir biçimde itiraz etmelerine karşın bu beyanlarının da dikkate alınmadığını,
mahkemece davacının ödemekle yükümlü olduğu işletme giderleri hesaplanırken şirketin fiilen işletmeciliğini yapmadığı 31/10/2020 tarihine ilişkin bir giderin değerlendirmeye alınması hatalı olduğunu, işbu nedenle talep edilen ve davalının borçları olduğu iddia edilen ödemelerin bilirkişi incelemesinde dikkate alınmaması ve davalının alacaklı olduğu tutardan düşüm yapılmaması gerekmekteyken aksi yönde tanzim edilen raporun dikkate alınmasının hatalı olduğunu beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; takas defiine tabi tutulan alacaklar davacı tarafın itirazlarının aksine eksik hesaplandığını, davacı tarafın istinaf talepleri hukuka aykırı olduğundan davacı tarafın istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiğini beyan ile; davacı tarafın istinaf istemlerinin reddine, karar verilmesini, talep ederiz.
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; husumet konusunda yerel mahkemenin kararı usul ve yasaya uygun olduğunu, her ne kadar davalı taraf bilirkişi raporunda davalının giderlerinin dikkate alınmadığını belirtmişse de bu husus da hilafi hakikat olduğunu, aksine şahsi giderlerini dosyaya ibraz eden ve bu yolla borcunu azaltma gayesi içerisinde olan taraf davalı olduğunu beyan ile; davalı tarafın istinaf istemlerinin reddine, karar verilmesini, talep ederiz.
DELİLLER
Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/04/2023 Tarih - 2021/458 Esas - 2023/223 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
DAVA; devir sözleşmesinden kaynaklanan alacak için yapılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
Dosyanın incelemesinde; davacının, devir sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için Yalova İcra Dairesi'nin 2020/5657 E. sayılı ilamsız icra takibi başlattığı, davalının ödeme emrine süresinde itiraz etmesi üzerine eldeki davayı açtığı, davalının davanın reddini istediği, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı taraf vekillerinin istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.
Dosya arasına alınan 04/07/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; dava dışı Emir Yat Turizm ve Kantin Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi'nin 2020-2021 yıllarına ait ticari defter kayıtlarının incelenmesi sonucunda; dava dışı şirketin sermayesinin tamamı ödenmiş 300.000,00-TL'den oluştuğu ve tamamının tek ortağı olan davalıya ait olduğu ve alıcı/davacı tarafından hisse devir sözleşmesi ile kararlaştırılan bedelin tamamı ödenmediğinden, sözleşme gereğine dava konusu hisse devir işleminin gerçekleşmediğinin anlaşıldığı, hisse devir sözleşmesine göre şirketin hisse devir gerçekleşmediğinden,
davacının şirketin hisse devri için davalıya ödediği bedellerin, davalı tarafından davacıya iade etmesi gerektiğinin değerlendirildiği, buna göre davacının hisse devir sözleşmesi kapsamında hisse devir bedeli olarak davalıya yapmış olduğu tespit edilen toplam 499.902,74-TL ödeme tutarından, davacının lokantayı işlettiği döneme ait davalı tarafından yapılan toplam 211.806,45-TL harcama tutarının tenzili ile kalan 288.096,29-TL miktarında davacının davalı tarafından alacaklı olduğunun hesaplandığı, davacının hesaplanan tutarda alacaklı olduğuna karar verilmesi halinde.
21/10/2020 takip tarihinden itibaren ödeme tarihine kadar geçecek süre için asıl alacak üzerinden talebine göre, mevduata uygulanan en yüksek faiz oranına göre hesaplanacak faizi hak edilebileceği şeklinde görüş bildirildiği görülmüştür.
Dosya arasına alınan 06/03/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; davacının hisse devir sözleşmesi kapsamında hisse devir bedeli olarak yapmış olduğu toplam 499.902,74-TL ödeme tutarından, davacının lokantayı fiilen işlettiği döneme ait davalı tarafından, harcama belgeleri ve faaliyet dönemi dikkate alınarak tespit edilen 235.484,63-TL'nin tenzili ile kalan 264.418,11-TL tutarında davacının davalı taraftan alacaklı olduğunun hesaplandığı,
davacının elden ödediğini iddia ettiği 260.000,00-TL'nin, hisse devir bedeli ödenmesi olarak kabul edilmesi halinde, davacının davalıdan olası alacak miktarının 524.418,11-TL olarak alınabileceği, davacının Ekim/2020 ayından itibaren lokanta işletmeciliği faaliyeti sona erdiğinden, bu tarihten sonra davalı tarafından işyeri ve demirbaşlarına yapılan tadilat masraflarının davalıya ait olduğu ve bu harcamaların davacının ödediği hisse bedelinden mahsup edilmemesi gerektiğinin değerlendirildiği,
davacının sözleşme gereğine hisse devir bedeli olarak davalı adına keşide ettiği ve davalı tarafından dava dışı şirket cirosu ile borcuna karşılık Seyton Çelik Metal İnşaat sanayi Ticaret Limited Şirketine ciro edilen 540.000,00-TL bedelli çekin karşılıksız çıkması nedeniyle başlatılan icra takibinin kesinleşmesi ile davalı tarafından ödenmek zorunda kalınan 250.158,50-TL faiz ve icra masrafı ile ilgili olarak; hisse devir sözleşme geçersiz hale geldiğinden davacının çek borcu kalmadığı,
ancak davalının kendi borcuna karşılık ciroladığı çekin icra takibine düşmesi nedeniyle davalının asıl borcu dışında katlanmak zorunda kaldığı faiz ve icra masraflarından davacının sorumlu olup olmayacağı ve hisse devir bedeli olarak ödediği miktardan tenzil edilip edilmeyeceği konusunda takdirin mahkemede olduğu yönünde görüş bildirildiği görülmüştür.
Eldeki davada, tüm dosya kapsamına göre; davacı ile davalı arasında şirket devir sözleşmesi yapıldığı, sözleşmeye göre devir eden ...'in, dava dışı Emir Yat Turizm ve kantin Hizmetleri Tic. Ltd. Şti.'deki hissenin tamamını 1.200.000,00-TL bedelle alıcı olan ...'e sattığı, satış bedelinin 260.000,00-TL'lik kısmının sözleşme içeriğine göre nakden alındığının, geri kalan bedelin belirlenen miktarlarda 5 taksit ile banka aracılığı ile ödeneceğinin, geri kalan miktarın da 30/09/2020 tarihli 540.000,00-TL çek ile ödeneceğinin kararlaştırıldığı görülmüştür.
Davacının edimini ifa etmemesi nedeniyle sözleşmenin davalı tarafından fesih edildiği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, edimlerin ifa edilip edilmediği, davacı tarafça davalıya ödenen hisse devir bedelinin istirdadının mümkün olup olmadığı, işletme giderlerinden kimin sorumlu olacağı ve şirkete ait çekin davalı tarafça ciro edilmesiyle meydana gelen icra takibi nedeniyle icra masraflarından kimin sorumlu olacağı hususlarında toplandığı anlaşılmaktadır.
Dosya arasına alınan 04/07/2022 tarihli bilirkişi raporunda dava dışı taraflar arasındaki devre konu işletmenin ticari defter kayıtları ve banka kayıtları incelenmiş, ticari defter kayıtlarına göre işletme giderlerinden 70.721,82-TL'nin davalıya ait olduğu, 235.484,63-TL'nin davacının faaliyet dönemine ait olduğunun tespit edildiği görülmüştür.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularından biri sözleşmede nakit olarak ödendiği iddia edilen 260.000,00-TL'nin davacı tarafça ödenip ödenmediği hususundadır. Dosya arasına alınan 05/03/2020 tarihli sözleşme içeriğine göre 260.000,00-TL'nin nakden davalı tarafından alındığı sözleşme içeriğinde yer almış ve sözleşmeyi her iki tarafın da imzalamış olduğu anlaşılmaktadır.
Davacının elden ödediğini iddia ettiği (sözleşme içeriğinde yer aldığı şekilde) 260.000.00 TL ödeme ile ilgili dosyaya herhangi bir belge sunulmadığı görülmektedir. Sözleşme tarihinden önce 02/03/2020 banka kanalıyla yapılan 250.000,00 TL ile birlikte, ... tarafından 13.07.2020 tarihinde 30.000,00 TL ve 2021 yılının muhtelif tarihlerinde 52.314,74 TL olmak üzere davalıya toplam 332.314,74 TL ödeme yapıldığı, ayrıca, işletmenin pos cihazı gelirinden "batch" yöntemi ile yapılan 167.588,00 TL dikkate alındığında, davacı tarafından davalı tarafa toplam (332.314,74 TL + 167.588,00 TL) = 499,902,74 TL ödeme yapıldığının dosya arasına alınan 06/03/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda belirtilmiş olduğu görülmüştür.
Sözleşmenin 3-1 maddesi incelendiğinde. 260.000,00 TL'nin nakten alındığı ve geri kalan bedel için 540.000,00 TL bedelli çek verildiği, kalan kısmın da 30.03.2020 tarihinde 30.000,00 TL, 30.04.2020 tarihinde 30.000,00 TL, 30.05.2020 tarihinde 30.000,00 TL, 30.06.2020 tarihinde 130.000,00 TL ve 30.07.2020 tarihinde 180.000,00 TL olarak taksitler halinde ödeneceğinin kararlaştırıldığı görülmektedir. Bu hale göre.
260.000,00 TL peşin ödeme düşüldüğünde kalan bakiyenin (540.000,00 TL + 30.000,00 TL + 30.000,00 TL + 30.000,00 TL + 130.000,00 TL + 180.000,00 TL = ) 940.000,00 TL olduğu, peşin ödeme ile birlikte toplam bedelin 940.000,00 + 260.000,00 = 1.200.000,00 TL olduğu görülmektedir. Davacının iddia ettiği gibi 250.000,00 TL ve 260.000,00 TL iki ayrı ödeme olsaydı kalan bakiyenin 940.000,00 TL değil (940.000,00 TL - 250.000,00 TL =) 690.000,00 TL olması gerekirdi.
Bu nedenle, ilk derece mahkemesince 260.000,00 TL'nin 250.000,00 TL'den ayrı bir ödeme olarak kabulü ile hüküm verilmesi hatalı olmuştur.
Yukarıda içeriğinden alıntı yapılan bilirkişi ek raporunda; davacının hisse devir sözleşmesi kapsamında hisse devir bedeli olarak davalıya toplam 499.902,74-TL ödeme yaptığı belirtilmiştir. Bunun yanı sıra aynı bilirkişi ek raporunda davacının lokantayı fiilen işlettiği döneme ait olup davalı tarafından ödendiği belirtilen 235.484,63-TL'ye de yer verildiği anlaşılmaktadır. Bu hale göre davacının toplam yaptığı ödeme olan 499.902,74-TL'den davacı tarafından ödenmesi gerekirken davalı tarafından ödenen 235.484,63-TL'nin çıkarılması sonrasında 264.418,11-TL tutarında davacının davalı taraftan alacaklı olduğu ortaya çıkmaktadır.
Öte yandan; davalı tarafça hisse devir bedeli olarak davalı adına keşide edilen ve davalı tarafından (dava dışı) Emir Yat Ltd. Şti. cirosuyla bu şirketin borcuna karşılık Seyton Çelik Metal İnş. San. Tic. Ltd. Şti.'ye ciro edilen 540.000,00-TL bedelli çekin karşılıksız çıkması nedeniyle başlatılan icra takibinde davalı tarafından ödenmek zorunda kalınan 250.158,50-TL faiz ve icra masrafının, taraflar arasındaki sözleşmenin geçersiz hale gelmesi nedeniyle davacının bu çek borcundan sorumluluğunun kalmaması ve yine ilgili çekin davalı tarafça ciro edilmesi neticesinde ciro silsilesi gereği davalının kambiyo senedinden dolayı borçlu duruma gelmesi nedeniyle davacının bu borçtan sorumlu olmayacağı anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı gözetildiğinde, yukarıda da detaylarıyla anlatıldığı şekilde davacının, davalıdan 264.418,11-TL alacaklı olduğu bu nedenle de davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan Yalova İcra Dairesi'nin 2020/5657 esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 264.418,11-TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak likit olduğundan %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari uyuşmazlık olması nedeniyle devamına karar verilen alacak miktarına avans faizi yürütülmesine karar vermek gerektiği değerlendirilmiş bu nedenle de ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılması gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Gerekçeli karar başlığında; davalı vekillerinin adreslerinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.
Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kısmen kabulüne, yerel mahkemenin kararının kaldırılmasına, dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus da bulunmadığından; dairemizce davanın esası hakkında HMK'nın 353-(1)-b)-2) madde gereğince hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davacının istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE;
2-)Davalının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN KISMEN KABULÜNE; Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/04/2023 Tarih - 2021/458 Esas - 2023/223 Karar Sayılı kararının KALDIRILMASINA, HMK'nın 353-(1)-b)-2) maddesi gereğince YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA,
a-Davanın KISMEN KABULÜ ile Yalova İcra Dairesi'nin 2020/5657 esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin, takip tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte 264.418,11-TL üzerinden devamına, Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
b-Alacak likit olduğundan hükmedilen alacağın (264.418,11-TL) %20'si oranında hesaplanan 52.883,62 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
c-Davalının tazminat talebinin şartları gerçekleşmediğinden REDDİNE,
ç-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 18.062,40-TL harçtan, peşin alınan 13.575,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 4.487,40-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
d-Davacı tarafından yapılan 700,00-TL bilirkişi ücreti ve 615,20-TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.315,20-TL yargılama giderinden davanın kabul red oranına göre (%33,26 kabul) 437,49-TL yargılama gideri ile birlikte 6325 sayılı Kanunu'nun 18/A-11. maddesi uyarınca hesaplanan 438,85-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
e-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 13.575,00-TL peşin harcın davalından alınarak davacıya ödenmesine,
f-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
g-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 42.306,90-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
ğ-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. ve 6325 sayılı Kanunu'nun 18/A-11. maddesi uyarınca hesaplanan 41.786,14-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
h-Dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecine yönelik 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin 6325 sayılı Kanunu'nun 18/A-11. maddesi uyarınca ve hesaplanan 660,00 TL'nin davalıdan, bakiye kalan 660,00 TL'nin davacıdan tahsili için harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
ı-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
3-)İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları;
Davacı Yönünden
-Alınması gerekli maktu 615,40 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 4.620,00 TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 4.004,60 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına,
-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
Davalı Yönünden
-İstinaf Kanun Yoluna Başvuru harcının hazineye irad kaydına,
-İstinaf Karar Harcının talep halinde ilk derece mahkemesince davalıya iadesine,
-Davalı tarafından yapılan 492,00-TL İstinaf Kanun yolu masrafı ile 226,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 718,00 TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
4-)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-)İstinaf edenlerin yatırdığı istinaf gider avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince istinaf edenlere iadesine,
6-)Kararın 6100 sayılı HMK'nın'nın 359-(4) maddesi uyarınca temyizi kabil kararın Dairemizce taraflara tebliğine,
İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.
27/12/2024
... Başkan ... ¸e-imzalıdır. ... Üye ... ¸e-imzalıdır. ... Üye ... ¸e-imzalıdır. ... Katip ... ¸e-imzalıdır.
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/1524, K. 2024/1975, 27 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama