İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2023/286 K.2024/788

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden…

Esas2023/286Karar2024/788Tarih6 Mayıs 2024Okuma12 dk · 2.439 kelime

KÜNYE

T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
6 Mayıs 2024
Dosya no
2023/286
Karar no
2024/788
Başkan
... (...
Üye
... (...
Üye
... (...
Katip
... (...
İncelenen kararın mahkemesi
GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
22/11/2022
Numarası
2019/203 Esas - 2022/889 Karar
Davacı
PLASET PLASTİK AMBALAJ SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - ... - ...
Vekili
Av. ...- ...
Davalı
KENT GIDA MADDELERİ SANAYİİ VE TİCARET A.Ş. - ... - ...
Vekilleri
Av. ... - Av. ... - ...
Davanın konusu
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Dava tarihi
09/04/2019
Kr. yazım tarihi
27/05/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.439 kelime·12 dk okuma·7 bölüm

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin alacağın tahsili için davalı borçlu aleyhinde İstanbul 8. İcra Dairesi'nin 2019/4178 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun itiraz ederek takibin durduğunu ileri sürerek davanın kabulü ile icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı cevap dilekçesinde; davalı şirket ile davacı arasında ticari ilişkinin 2018 yılı Haziran ayında sona erdiğini, bu tarihten sonra davacıdan herhangi bir ürün talep edilmediğini, borcun tamamını ödediğini, davacının davalı şirkete 28.06.2018 tarihli 7.857,62-TL'lik fatura gönderdiğini, davacıya 10.08.2018 tarihinde 7.857,62-TL'lik iade faturası düzenlendiğini, davacının itiraz etmediğini, davacının daha sonra 14.12.2018 tarihli 14.140 Euro miktarlı “hammadde ve ürün bedeli” açıklamalı bir fatura düzenleyerek davalı şirkete gönderdiğini,

davalı şirketin böyle bir siparişi olmaması nedeni ile 26.12.2018 tarih 14.140-Euro bedelli iade faturası düzenleyerek davacıya gönderildiğini, davalı şirketin talebi olmadan davacı şirketin hammadde ve ürün teslimatı yapmadan sadece fatura düzenleyerek davalı şirketten alacaklı olduğunu iddia ettiğini, davacının bu amaçla gönderdiği ihtarnameye karşı Beyoğlu 7. Noterliğinden 21.01.2019 tarihinde keşide edilen 1240 yevmiye sayılı ihtarname ile cevap verildiğini, davacının davalı şirkete faturalar düzenleyerek bunları tek taraflı olarak ticari defterlerine ve kayıtlarına işlediğini,

davacı tarafından davalı şirkete yapılan bir ürün teslimatı olmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ

İlk derece mahkemesince; "...Davanın KISMEN KABULÜNE, Davalı borçlunun İstanbul 8. İcra Müdürlüğü'nün 2019/4178 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline ve takibin 85.553,30 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, Davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle. "İlk Derece Mahkemesinin kabul kararı Yargıtayın konuyla ilgili yerleşik içtihatlarına da aykırı olup faturanın, ticari defter ve kayıtlara işlenmesi alacağın varlığı için yeterli değildir.

Davacının öncelikle, 14.12.22018 tarih ve KDV dahil 14.160 Euro (karşılığı 85.553,30 TL) tutarındaki faturaya konu ürünleri müvekkil şirkete teslim ettiğini kanıtlaması gerekirken, davacı, fatura konusu ürünleri müvekkil şirket teslim ettiğini kanıtlayamamıştır.

Bu husus davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonrası düzenlenen 19.11.2021 tarihli raporda, davacının, fatura düzenlediği ürünleri, müvekkil şirkete teslim ettiğine dair sevk irsaliyesi düzenlemediği tesbit edilmiş" Ancak dosya kapsamından, söz konusu ürünlerin teslim ve iade sürecinde yine 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 230/5 maddesinde hükümleri uyarınca sevk irsaliyelerine rastlanmamıştır" davacı da bu hususun aksini yani fatura konusu ürünler için sevk irsaliyesi düzenlediğini ve ürünlerin müvekkil şirkete teslim edildiğini kanıtlayamamıştır.

İlk Derece Mahkemesinin kabulünün aksine, Yargıtayın konuyla ilgili yerleşik görüşü, süresi içinde itiraz edilmeyen faturanın, konusu olan malın teslim edilmiş, iş veya hizmetin yapılmış olduğunun kabulü anlamına gelmeyeceği, satıcının fatura konusu malı teslim ettiğini ayrıca kanıtlaması gerektiği yönündedir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 19.09.2018 tarih ve 2017/19-915 E., 2018/1338 K.)" beyanı ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine ve müvekkil şirket lehine dava konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.

Davacı vekili cevap dilekçesinde özetle. "Davalı tarafından 14.160,00 Euro (86.527,51 TL) bedelli fatura içeriğinin teslim edilmediği iddia edilmektedir. Öncelikle bu hususta ispat yükü icari defterlerin delil olması sebebiyle davalı taraf üzerindedir. Davalı taraflar arasında husumet oluşunca kötü niyetle söz konusu faturaya yönelik iade faturası düzenlemiştir. Ancak iade faturasına zamanında müvekkil şirket tarafından itiraz edilmiştir.

Teslim alınmadığı iddiasını ispat yükü davalı üzerindedir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2017/1445 esas ve 2018/1438 karar), ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar.

Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura sebebiyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir şeklinde açıkça belirtilmiştir" beyanı ile davacının haksız ve kötü niyetli istinaf talebinin reddine, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/11/2022 tarih, 2019/203 Esas - 2022/889 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava; itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosyanın incelemesinde; taraflar arasındaki ticari münasebet nedeniyle, davacının davalıdan olan alacağını tahsil etmek amacıyla davalı aleyhine İstanbul 8.İcra Müdürlüğünün 2019/4178 E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığı, başlatılan takibe davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine eldeki davanın açıldığı, açılan davayı davalının kabul etmediği ve davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği, ilk derece mahkemesince açılan davanın kısmen kabulüne karar verildiği, verilen karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.

Dosya arasına alınan 28/01/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle.

Davalı şirketin incelemeye ibraz edilen defterleri üzerinde yapılan usul incelemesinde, 2018 yılına ait defterlerin açılış tasdiklerinin yasal süresi içerisinde yapılmış olduğu, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ile Maliyç Bakanlığından: 19 Aralık 2012VTarihli ve 28502 sayılı Resmi şirketin 01.01.2018-31.12.2018 tarihinde yevmiye ve kebir defterlerini e-defter olarak kullandığı, Davalı şirketin, 2018 yılı yasal defter ve muavin kayıtları incelendiğinde, taraflar arası ticari ilişkiden dolayı cari hesap bakiyesinin 26.12.2018 tarihi itibariyle 0 (sıfır) olduğu,

Ancak, Davalı şirketin 19.10.2018 tarihinde kayıtlarına aldığı üç adet toplam 28.979,79 TL tutarlı faturaların 27.05.2016 ve 09.11.2016 tarihinde davacı adına düzenlenen e-faturalar olduğu, Davacı şirketin 28.06.2018 tarihinde davalı şirket adına düzenlemiş olduğu Baskısız Kraft Koli açıklamalı KDV dahil 7.857,62 TL tutarlı faturayı 10.08.2018 tarihinde KDV dahil 7.857,60 TL tutarla iade ettiği,

tarihli KDV dahil 14.160 Euro (davalı kayıtlarındaki TL karşılığı 85.553,30 TL 26.12.2018 tarihinde KDV dahil 14.160 Euro (davalı kayıtlarındaki TL karşılığı 85.553,30 TL) tutarla iade ettiği bu nedenle davalı kayıtlarına göre davacıya bakiye borcunun olmadığı yönünde görüş bildirildiği görülmüştür.

Dosya arasına alınan 01/08/2022 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle.

Davalı şirketin incelemeye ibraz edilen defterleri üzerinde yapılan usul incelemesinde, 2016-2017 ve 2018 yıllarına ait defterlerin açılış tasdiklerinin yasal süresi içerisinde yapılmış olduğu, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ile Maliye Bakanlığından: 19 Aralık 2012 Tarihli ve 28502 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan TİCARİ DEFTERLERE İLİŞKİN TEBLİĞ'in 13. ve 17. maddelerine göre 2016-2018 yılına ait envanter defterinin kapanış tasdikinin (görülmüştür onayının) yapıldığı, davalı şirketin 01.01.2016-31,12.2016, 01.01.2017-31.12.2017 ve 01.01.2018- 31.12.2018 tarihinde yevmiye ve kebir defterlerini e-defter olarak kullandığı,

davalı şirket defterlerinin delil kudreti hususunda takdiri Sayın Mahkemeye ait olduğu, Taraflar arasındaki alacak-borç bakiye farklılıklarının yukarına ki tabloda tespit edilen alış-satı ve iade faturalarından kaynaklandığı, tablodaki takdir ve değerlendirme Sayın Mahkemeye ait olduğu, Davalı şirketin, 2016- 2017 ve 2018 yıllarına ait yasal defter ve muavin kayıtlarına göre, taraflar arası ticari ilişkiden dolayı cari hesap bakiyesinin 26.12.2018 tarihi itibariyle O (sıfır) olduğu davacıya bakiye borcunun olmadığı yönünde görüş bildirildiği görülmüştür.

Dosya arasına alınan 14/09/2022 tarihli 2. ek bilirkişi raporunda özetle; Davacı tarafın bilirkişi ek raporuna yapmış oluğu itirazlarının yukarıda madde madde değerlendirildiğini, diğer itirazlarının değerlendirilmesinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, Ayrıca dosya kapsamına başkaca yeni bir bilgi ve belge sunulmadığından dolayı 01.08.2022 tarihinde hazırlanan bilirkişi ek raporunun aynen geçerli olduğu yönünde görüş bildirildiği görülmüştür.

Dosya arasına alınan 19/11/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle.

Davacı şirketin, davalı şirket ile aralarındaki ticari ilişki neticesinde oluşan cari hesap bakiyesinin tahsili için davalı şirket aleyhine İstanbul 8.İcra Müdürlüğü 2019/4178 E sayılı dosyası ile icra takibi başlattığı, Davacı şirket ticari defter kayıtlarına istinaden takip tarihi itibari ile davacı şirketin 123.739,82 TL alacaklı olduğu Davalı şirket ticari defter kayıtlarına istinaden takip tarihi itibari ile cari hesap bakiyesinin mevcut olmadığı,

Taraflar arasında bakiye fark bedeli ve aynı anda takibe konu bedelin ;09.11.2016 - Kent Gıda Fatura -23.577,31 TL,09.11.2016 - Kent Gıda Fatura - 4.553,42 TL,27.05.2016 - Kent Gıda Fat.İade - 849,06TL,28.06.2018 - Plaset Fat.İade - 7.857,62 TL,27.11.2018 - Kur Farkı - 336,62TL, 14.12.2018 - Plaset Fat.(14.160€) iade - 86.527,51 TL,01.01.2018 - 2017 Devir Farkı - 38,28TL Toplam 123.739,82 TL olduğu, taraflar arasında bakiye fark bedeline konu, davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturalardaki ürünlere ait sevk irsaliyelerinin dosyada mevcut olmadığı,

Söz konusu ürünlerin davalı şirket tarafından iade edildiği görülmek ile birlikte iade nedenleri dosya kapsamından tespit edilemediği, Taraflar arasında bakiye fark bedeline konu 2017 açılış fark bedeli ve davacı tarafından hesap edilen kur farkı bedeli ile davalı şirkete ait 2016 yılına ait ticari defter ve belgelerinin incelenmesi hususunun hukuki yorum ve takdirinin sayın mahkemenizde olduğu yönünde görüş bildirildiği görülmüştür.

İcra takibine itiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur. (2004 sayılı kanun 62.madde)Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. (2004 sayılı kanun 67.madde)

Bu davada, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür. Genel hükümler dairesinde her türlü delille ispat edilecek alacak da yine takip talebine konu olan ve borçlu tarafça itiraza uğrayan alacaktır. Zira aynı maddede itirazın haksızlığı borçlu açısından, takibin haksız ve kötü niyetli yapılması da alacaklı açısından tazminat müeyyidesine bağlanmıştır. (HGK 2017/(19)11-1309 Esas. 2021/377 Karar)

Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir (HMK m 222/1, TTK m. 83/1). HMK'nın 222/2. maddesi uyarınca, ticari defterlerin ticari delil olarak kullanılabilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının bir birini doğrulamış olması gerekmektedir. Öte yandan aynı Kanunun 222/3. maddesi uyarınca da, ticari defterlerin sahibi lehine delil olarak kabul edilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir.

Eldeki davada; taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle davacı tarafından davalıya bir miktar mal satımı yapıldığı ve bunun karşılığında satılan mal bedelini ihtiva eden faturalar düzenlediği, davalı tarafından faturalara konu malların teslim alındığı bu nedenle de bu faturalar nedeniyle borçlu olunduğunun kabul edilmediği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın temelinin davacı tarafından davalıya satılan malların teslim edilip edilmediği ve teslim edildiyse teslim edilen bu malların bedelinin davalı tarafından ödenip ödenmediği hususlarında olduğu, dosya arasına alınan bilirkişi raporlarında tarafların incelenen ticari defterlerine göre;

davalının ticari defterine işlediği ve iade faturası düzenlediği 85.553,30-TL bedelli faturanın kendi defterinde kayıtlı olması nedeni ile bu kısım fatura konusu malları teslim aldığının anlaşıldığı, davalının kendi defterinde kayıtlı kısım olan 85.553,30-TL bedelli fatura yönünden, davacının, davasını bu miktar üzerinden, davalının ticari defter kayıtları ile ispatladığı, ne var ki davacının alacağının bu miktar üzerinden taraf defterleri ile örtüşür durumda olmasına rağmen davalı tarafından tespit edilen bu miktarın ödenmediği anlaşılmış, açıklanan tüm bu neden ve gerekçelerle yerel mahkemece;

davacının davasının kısmen kabulü, kabulü aşan kısım yönünden ise davacının fatura konusu malları teslim ettiğini başka yazılı delillerle ispatlayamamış olması nedeniyle bu miktar yönünden reddine şeklinde karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, hukuki değerlendirme ve varılan sonucun yerleşik Yargıtay İçtihatlarına ve Dairemizin uygulamalarına da uygun olduğu, yapılan tahkikatın yeterli ve ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalının istinaf nedenlerini karşılar nitelikte bulunduğu anlaşıldığından, davalının istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.

Ancak, 6325 sayılı HUAK'ın 18/A maddesinin 13. fıkrası ile 6100 sayılı HMK'nın 326. maddesi uyarınca dava sonucunda ortaya çıkan haklılık durumuna göre arabuluculuk ücretinin taraflardan tahsili ile hazineye ödenmesine karar verilmesi gerekirken, arabuluculuk ücreti hakkında karar verilmediğinden kararın kaldırılmasına ve arabuluculuk ücretinin sorumlulukları nispetinde davanın taraflarına yükletilmesi suretiyle yeni hüküm kurulması gerekmiştir.

Gerekçeli karar başlığında; taraflar ve vekillerinin adreslerinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir

Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle reddine, yerel mahkemenin kararının kamu düzeni gereğince kaldırılmasına, dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus da bulunmadığından; dairemizce davanın esası hakkında HMK'nın 353-(1)-b)-2) madde gereğince hüküm kurulmasına karar verilmiştir.

HÜKÜ M

Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;

1-Davalının ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle ESASTAN REDDİNE, Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/11/2022 tarih, 2019/203 Esas ve 2022/889 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince, KALDIRILMASINA,

YENİDEN YARGILAMA YAPILMASI GEREKMEDİĞİNDEN AŞAĞIDAKİ ŞEKİLDE HÜKÜM KURULMASINA,

a)Davanın KISMEN KABULÜNE, Davalı borçlunun İstanbul 8. İcra Müdürlüğü'nün 2019/4178 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline ve takibin 85.553,30 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,

b)Davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine,

c)Alınması gerekli 5.844,15.-TL harçtan peşin alınan 1.494,47.-TL harcın mahsubu ile bakiye 4.349,68.-TL'nin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, davacı tarafından yatırılan 1.494,47.-TL peşin, 44,40 TL başvuru harcının davalıdan alınarak DAVACIYA ÖDENMESİNE,

ç)Davacı tarafça sarf edilmiş tebligat, müzekkere, posta gideri ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.480,00.-TL'den kabul edilen kısma isabet eden 1.023,27.-TL'nin davalıdan alınarak DAVACI TARAFA VERİLMESİNE, kalan kısmın davacı üzerinden bırakılmasına,

d)6325 sayılı HUAK'ın 18/A-11 maddesi uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk giderinin davanın kabul (%69,14) / red (%30,86) oranına göre 407,35-TL'sinin davacıdan, bakiye 912,65-TL'nin ise davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,

e)Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca 13.688,53.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak DAVACI TARAFA VERİLMESİNE,

f)Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca 9.200,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALI TARAFA VERİLMESİNE,

g)Davalı tarafça sarf edilmiş tebligat, müzekkere, posta gideri ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 450,00.-TL'den reddedilen kısma isabet eden 138,87.-TL'nin davacıdan alınarak DAVALI TARAFA VERİLMESİNE, kalan kısmın davalı üzerinden bırakılmasına,

h)Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana İADESİNE,

2-İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları;

a)İstinaf Kanun Yoluna Başvuru harcının hazineye irad kaydına,

b)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 5.844,15 TL İstinaf Karar Harcından, istinafa gelirken peşin alınan 1.462,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 4.382,15 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,

c)-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden davalı taraf üzerinde bırakılmasına,

ç-İstinaf eden davalı tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf eden davalıya iadesine, d-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, e-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, f-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 06/05/2024

... Başkan ... ¸e-imzalıdır

... Üye ... ¸e-imzalıdır

... Üye ... ¸e-imzalıdır

... Katip ... ¸e-imzalıdır

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/286, K. 2024/788, 6 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararı Özeti
  6. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  7. Deliller
  8. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  9. Hükü M

Karar Bilgileri

Mercii
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/286
Karar No
2024/788
Tarih
6 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2023/286 K.2024/839
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2023/287 K.2024/768
  • İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/287 K.2024/316
  • İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/287 K.2024/319
  • İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/287 K.2024/298
  • İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/287 K.2024/420

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.