İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2024/254 K.2025/1138

:.... VEKİLİ :....

Esas2024/254Karar2025/1138Tarih19 Haziran 2025Okuma10 dk · 1.961 kelime

KÜNYE

T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
19 Haziran 2025
Dosya no
2024/254
Karar no
2025/1138
Başkan
... (...
Üye
... (...
Üye
... (...
Katip
... (...
İncelenen kararın mahkemesi
GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
04/10/2023
Numarası
2023/279 Esas - 2023/899 Karar
Davacı
....
Vekili
....
Davalı
....
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.961 kelime·10 dk okuma·11 bölüm

:.... VEKİLİ :....

DAVA

Cezai Şart (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ :10/04/2023

KARAR TARİHİ :19/06/2025

KR. YAZIM TARİHİ :25/06/2025

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı işçi davacı şirket işyerinde çinko üretim bölümünde ustabaşı olarak SGK'da görünen tarihlerde iş akdiyle hizmet ifa etmiş, işçinin iş sözleşmesi ve mevzuata aykırı birtakım faaliyetleri nedeni ile davacı tarafından iş akdi haklı nedenle feshedildiğini, akabinde de davacı şirketin ticari rakibi olan ve İzmit/Kocaeli’de yerleşik dava dışı Alpaz Demir Çelik Oksit İnşaat Sanayi Ticaret Ltd.

Şti.'de çalışmaya başladığını, davalı ile davacı şirket arasında akdedilen iş sözleşmesinin rekabet yasağı başlıklı 15. maddesi uyarınca davalı işçinin; "fesihten itibaren 2 yıl süre ile iş tanımına uygun konularda, aynı sektörde,Marmara Bölgesinde, benzeri bir işletmede çalışmamayı veya rakip işletmeyle rekabet oluşturacak şekilde menfaat ilişkisine girmemeyi" kabul ve taahhüt ettiğini, aynı maddenin devamında da yine işbu rekabet yasağı maddesinin uygulanması için.

"İşverenin ticari, teknik, müşteri ve benzeri konularda personel bilgileri fiilen öğrenmiş olmasının şart olmadığı, objektif olarak bilebilecek durumda olması yeterli olacağı" belirtildiğini, devamında ise işbu rekabet yasağına aykırılığın yaptırımı düzenlenmiş olup, buna göre personel bu yasağı ihlal etmesi nedeniyle işverenin uğradığı her türlü zararı ve ziyanı ödemekle birlikte, işverene son brüt maaşının 2 yıllık tutarı kadar cezai şart ödemeyi de kabul ve taahhüt ettiğini, davalı işçinin davacı şirket ile aynı il içinde bulunan rakip işletmeye, iş akdini sonlandırmasının hemen akabinde işe girerek davacı şirketin satış fiyatları,

müşteri bilgileri ve ayrıca çinko oksit üretim reçetelerini de davacı şirketin rakip işletmesinde kullanarak davacı şirketin haksız rekabete maruz kalmasına yol açacağını, bu nedenlerle ve mahkemece de re’sen nazara alınacak diğer sebeplerden dolayı, davalının gerek iş sözleşmesinde düzenlenen ve gerekse TBK'nın 444. maddesinde yer alan-rekabet yasağını ihlalinin kabulüyle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, işbu davanın belirsiz alacak davası olarak kabulü ile şimdilik 5.000,00-TL üzerinden belirlenen cezai şartın davalıdan alınarak davacı işverene işleyecek faizi ile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın talep etmiş olduğu alacak kalemleri açısından zamanaşımı itirazları olduğunu belirtmekle birlikte, davacının dava dilekçesinde belirttiği iddiaların usul ve esas yönlerinden hukuka aykırılık taşıdığını, öncelikle mevzuatta ticaret mahkemelerinde dava açılabilmesi için arabuluculuğa başvurma dava şartı olarak sayıldığını, davalıya haksız olarak ikame edilen bu davadan önce karşı taraf arabuluculuk sürecine başvurmuş olsa da, söz konusu arabuluculuk başvurusunun İş Kanunundaki işçi - işveren arasındaki ilişkiden doğan alacaklar konu gösterilerek yapıldığını,

fakat eldeki dava ticari dava olup, başvurunun ticari davalarda dava şartı olan arabuluculuk şeklinde ilerlemiş olması gerektiğini, bu nedenle mahkemenin zorunlu arabuluculuk dava şartı sağlanmadığı için davanın reddi gerektiğini, davalıya karşı ikame edilen bu davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının usulen hatalı olduğunu, mevzuata göre belirsiz alacak davasının açılabilmesi için alacaklının dava açacağı miktarı tam ve kesin olarak bilmemesi gerektiğini, fakat dava dilekçesinde ve dava konusu hususunda dayanılan sözleşmede davacı yan,

rekabet yasağını ihlal eden işçinin "işverene son brüt maaşının 2 yıllık tutarı kadar cezai şart ödeyeceğini kabul ve taahhüt ettiğini" ileri sürdüğünü, davacı taraf cezai şartı talep ettiğini ve bu cezai şartın tutarının da işçinin son brüt maaşının 2 yılık tutarı olduğunu öne sürdüğünü, davada talep edilen miktar bu şekilde biliniyor olmasına rağmen davacının davayı belirsiz alacak davası olarak ikame etmesi hukuka aykırı olduğunu, belirsiz alacak davası açabilmenin koşulları eldeki davada mevcut olmadığı için koşulları oluşmadan açılan bu davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddini talep ettiklerini,

davaya konu ve talep edilen cezai şarta davacı tarafça dayanak olarak sunulan İş Sözleşmesinin (Rekabet Yasağı Sözleşmesinin) geçerliliğini kabul etmediklerini; bu sözleşmenin 23.29. maddesinde "iş bu sözleşmeden doğabilecek her türlü ihtilafların hal merci İstanbul İcra Müdürlükleri ve Mahkemeleridir." şeklinde bir düzenleme yapıldığını, bu maddeye göre İstanbul Mahkemelerinde açılması gereken dava, Gebze Mahkemelerinde açılmış olup, davanın yetkisizlik nedeniyle de reddedilmesini talep ettiklerini, öncelikle dava dilekçesinde davalı işçinin, davacı firmada ustabaşı olarak çalıştığı beyan edilmişse de bu beyanın doğruluk payı taşımadığını,

zira davacı tarafın ek olarak sunduğu, taraflar arasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinde de görüleceği üzere davalı işçinin, davacı firmanın üretim departmanında fırın, pota ve torbalama elemanı unvanı ile çalıştığını, davalının davacı firmada çalışmasına ait SGK işe giriş bildirgesinde meslek adı diğer imalat ve ilgili işçiler olarak belirlendiğini, davalının davacı firmada vasıfsız işçi olarak çalışmasını iş akdinin sonlandığı tarih olan 06.07.2022 tarihine kadar sürdürdüğünü,

davalının iş akdi son bulduktan yaklaşık bir ay sonra bir sürü firmaya başvuruda bulunduğunu ve Alpaz Demir Oksit Çelik İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi adlı firmada vasıfsız işçi (beden işçisi) olarak 23.07.2022 tarihinde çalışmaya başladığını, bu kapsamda, davacı tarafından iddia edildiği gibi davacı firmaya ait işyerinde ustabaşı olarak değil, işçi olarak faaliyet gösterdiğini, davacının aksi yöndeki beyanlarını kabul etmediklerini, davacı şirketin bu şekilde bir çok işçiye yakın tarihlerde dava açmış olduğunu, tüm dava dilekçelerinde tüm işçilerin ustabaşı olduğunu iddia ve beyan ettiğini,

mahkemenin de malumu olacağı üzere bir iş yerinde aynı departmanda çalışan tüm işlerin ustabaşı olarak faaliyet göstermesinin fiilen imkansız olup hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu haliyle davacı şirketin beyanlarının gerçeği yansıtmadığının açıkça ortada olduğunu, işbu rekabet yasağı sözleşmesinin geçersiz olduğunu, bu nedenlerle; davalıya karşı yetkisiz mahkemede ikame edilen davanın yetkisizlik nedeniyle reddine, davanın hukuki yarar yokluğu nedeni ile usulden reddine, mahkeme aksi kanaate olur ise işbu mesnetsiz davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ

İlk derece mahkemesince; "... Davanın 6100 Sayılı HMK'nın 114/1-h ve 115/2 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yargıtay kararlarında cezai şart isteminin belirsiz alacak davası olarak açılabileceği dile getirilmiş olup, Yargıtay içtihatlarının da bu yönde olduğuna değinildiğini, dolayısı ile huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasına bir engel bulunmadığını, aksini kabul anlamına gelmemekle birlikte davalı lehine 17.900,00-TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu, hükmolunan vekalet ücretinin reddedilen miktardan fazla olup bu hususun usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.

DELİLLER

Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 04/10/2023 tarih, 2023/279 Esas - 2023/899 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava; rekabet yasağının ihlali nedeniyle cezai şart istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosyanın incelenmesinde; davacı vekili dava dilekçesi ile, davalı işçinin davacı ile yapmış olduğu sözleşmeden kaynaklı rekabet yasağını ihlal ettiğini, bu nedenle cezai şartı ödemesi gerektiğini belirterek eldeki davayı açtığı, davacı vekili dava dilekçesinin talep sonucunda davanın açıkça belirsiz alacak davası olarak açıldığını bildirerek davayı şimdilik 5.000,00-TL üzerinden açtığını belirttiği, Mahkemece; davacı ile davalı arasında imzalanan rekabet yasağı sözleşmesine aykırı davranış halinde davalının ödeyeceği cezai şartın açıkça belirlenmesine rağmen, davacının belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararı olmayıp davanın hukuki yarar dava şartı yokluğundan reddine karar verildiği, işbu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 28/03/2016 tarih ve 2015/8730 Esas-2016/3427 Karar sayılı içtihadında da belirtildiği üzere, belirsiz alacak davası açılabilmesi için, davanın açıldığı tarih itibariyle uyuşmazlığa konu alacağın miktar veya değerinin tam ve kesin olarak davacı tarafça belirlenememesi gereklidir.

Belirleyememe hali, davacının gerekli dikkat ve özeni göstermesine rağmen miktar veya değerin belirlenmesinin kendisinden gerçekten beklenilmemesi durumuna ya da objektif olarak imkansızlığa dayanmalıdır. Bu noktada şu da açıklığa kavuşturulmalıdır ki, şartları bulunmadığı halde dava dilekçesinde davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı durumda, davacıya herhangi bir süre verilmeden hukuki yarar yokluğundan davanın reddi yoluna gidilmelidir.

Çünkü, alacağın belirlenebilmesi mümkün iken, böyle bir davanın açılmasına kanun izin vermemiştir. Böyle bir durumda, belirsiz alacak davası açmakta hukuki yarar yokluğundan dava reddedilmeli, ek bir süre verilmemelidir.

Zira, burada talep açıktır, bu sebeple 6100 sayılı Kanun'un 119/1-ğ maddesinin uygulanarak süre verilmesi mümkün değildir; aslında açılmaması gerektiği halde belirsiz alacak davası açılmış olduğundan, bu konudaki eksiklik de süre verilerek tamamlanamayacağından, dava hukuki yarar yokluğundan reddedilmelidir. Buradaki hukuki yarar, sonradan tamamlanacak nitelikte bir hukuki yarar değildir.

Çünkü dava açıldığında o sırada mevcut olmayan hukuki yarar, bunun da açıkça mahkemece bilindiği bir durumda, tamamlanacak bir hukuki yarar değildir.

Aksinin kabulü, aslında açık olan talep sonucunun süre verilerek davacı tarafından değiştirilmesi ve bulunmayan hukuki yararın sağlanması için davacıya ek imkan sağlanması anlamına gelecektir ki, buna usûl bakımından imkan yoktur, böyle bir durum taraflar arasındaki eşitlik ilkesine de aykırı olacaktır (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 20/02/2020 tarih, 2018/1559 Esas-2020/241 Karar sayılı ilamı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 22/03/2021 tarih, 2020/2021 Esas-2021/2703 Karar sayılı ilamı ile onanan).

Somut davada, dava dilekçesinin içeriğinden sadece cezai şartın tahsilinin istendiği sabittir. Dava dilekçesinde davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı açıkça beyan edilmiştir.

Davacı ile davalı arasında imzalanan rekabet yasağı sözleşmesine aykırı davranış halinde davalının ödeyeceği cezai şartın dava dilekçesinde belirtildiği üzere son brüt ücretin iki yıllık tutarı şeklinde olarak açıkça belirlendiği, bu miktarın davacı tarafça belirlenebilir olduğu, buna rağmen davacının belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararı olmadığı görülmekle davanın hukuki yarar dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.

Diğer yandan, 6098 sayılı TBK'nın 182/3. maddesi uyarınca hakimin aşırı gördüğü ceza miktarında indirim yapma olanağının bulunması davayı belirsiz alacak davasına dönüştürmeyecektir.

Ancak AAÜT'nin 13/2. maddesi ile hükmedilecek vekalet ücretinin kabul veya reddedilen miktarı geçemeyeceği düzenlenmesine ve davacının cezai şart talebinin 5.000,00-TL olmasına rağmen, reddedilen cezai şart talebi yönünden 17.900,00-TL vekalet ücretine hükmedilmesi uygun değildir. İlk derece mahkemesi kararındaki anılan yanılgıların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, davacı vekilinin istinaf istemlerinin kısmen kabul edilerek ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmış, davacı aleyhine 5.000,00-TL vekalet ücreti hükmetmek suretiyle yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiştir.

HÜKÜ M

Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere ;

1-Davacının ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle ESASTAN KABULÜNE, Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 04/10/2023 tarih, 2023/279 Esas ve 2023/899 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince, KALDIRILMASINA,

YENİDEN YARGILAMA YAPILMASI GEREKMEDİĞİNDEN AŞAĞIDAKİ ŞEKİLDE HÜKÜM KURULMASINA,

a)Davanın 6100 sayılı HMK'nın 114/1-h ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,

b)Alınması gereken 269,85.-TL harçtan başlangıçta alınan 179,90.-TL harcın mahsubu sonucu eksik kalan 89,95.-TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,

c)Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

ç)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 7/2 maddesi uyarınca hesap ve takdir edilen 5.000,00-TL vekâlet ücretinin, davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,

d)Dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecine yönelik 1.680,00.-TL arabuluculuk ücretinin, 6183 sayılı Kanun gereğince davacıdan tahsili için ilk derece mahkemesince Hazineye müzekkere yazılmasına,

e)Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek suretiyle, 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının ilk derece mahkemesince yatırana iadesine,

2-İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları;

a)İstinaf Kanun Yoluna Başvuru harcının hazineye irat kaydına,

b)İstinaf Karar Harcının talep halinde ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,

c)Davacı tarafından yapılan 738,00-TL İstinaf Kanun Yoluna Başvurma harcı ile 529,00-TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.267,00-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

ç)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

d)Davacının yatırdığı istinaf gider avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince davacıya iadesine,

3-İİK'nın 36/5 maddesi gereğince Samsun İcra Dairesinin 2023/124197 Esas sayılı dosyasına sunulan teminatın yatırana iadesine,

4-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın Dairemizce taraflara tebliğine,

İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ilamın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.19/06/2025

... Başkan ... ¸e-imzalıdır

... Üye ... ¸e-imzalıdır

... Üye ... ¸e-imzalıdır

... Katip ... ¸e-imzalıdır

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/254, K. 2025/1138, 19 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Dava Tarihi :10/04/2023
  5. Karar Tarihi :19/06/2025
  6. Kr. Yazım Tarihi :25/06/2025
  7. Gereği Düşünüldü
  8. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  9. İlk Derece Mahkemesi Kararı Özeti
  10. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  11. Deliller
  12. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  13. Hükü M

Karar Bilgileri

Mercii
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/254
Karar No
2025/1138
Tarih
19 Haziran 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/254 K.2025/432
  • İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/255 K.2025/585
  • İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/255 K.2025/489
  • İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/255 K.2025/586
  • İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/256 K.2025/573
  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2024/256 K.2025/1189

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.