KÜNYE
T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi Davacı/tedbir
- Karar tarihi
- 9 Temmuz 2025
- T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2025/1016 - 2025/1356
- Dosya no
- 2025/1016
- Karar no
- 2025/1356
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 05/03/2025 (duruşma zabtı 1 nolu ara kararı
- Numarası
- 2023/704 Esas - (derdest
- Talep eden
- ...
- Vekili
- Av...
- Davalı
- ...
- Vekili
- Av...
- Dava
- Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin
- Talep
- İhtiyati Tedbir
- Dava/talep tarihi
- 14/12/2023
- Kr. yazım tarihi
- 10/07/2025
Karar Metni
1.279 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının Çağdaş Yenipazar Gıda Maddeleri Pazarlama İnşaat Taah. San ve Tic. Ltd.
Şti.'nde vefat eden babasından intikal eden miras sebebiyle %16 oranında hissedar olduğunu, davalının aynı zamanda şirketin müdürü olup temsile yetkili bulunduğunu, davacının şirketi temsil yetkisinin olmadığını, davalının şirketi temsil yetkisini kötüye kullanmak suretiyle şirket mal varlığını boşaltmaya başladığını, Bakırköy 14. Noterliğinin ... yevmiye numaralı ve 30/12/2022 tarihli ihtarnamesi ile bilgi verilmesinin istendiği ancak taleplerinin yerine getirilmediğini, bu sebeple öncelikle tedbir taleplerinin kabulü ile davalı şirket müdürünün şirketi temsil yetkisinin tedbiren kısıtlanmasına,
davalının şirkete verdiği zararın tespiti ile şirket yöneticiliğinden azline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk derece mahkemesi 15/12/2023 tarihli ara kararı ile; İhtiyati tedbir talebinin reddine, karar verilmiş, istinaf incelemesi için dairemize gelen karar istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.Davacı vekili, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporu sonrasında şirkete kayyım atanması yönündeki ihtiyati tedbir talebini tekrarlamıştır.
Davalı taraf bilirkişi raporunun eksik ve yanlı olduğunu savunarak davanın ve tedbir talebinin reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesi 04/10/2024 tarihli ara kararı ile; "...Davacının ihtiyati tedbir talebinin HMK.'nun 389. vd. maddeleri uyarınca kabulü ile; Sakarya Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı bulunan ... mersis numaralı Çağdaş Yenipazar Gıda Maddeleri Pazarlama İnşaat Taah. San ve Tic. Ltd Şti'ne onay ve denetim kayyımı atanmasına..., karar verilmiştir.
Davacı vekili itiraz dilekçesinde bilirkişi ...'ın yanlı davrandığını ve hatalı verilere dayanarak soyut ve subjektif ifadeler içeren rapor sunduğunu belirterek bu bilirkişinin hazırladığı rapora istinaden verilen tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
İlk derece mahkemesi 19/12/2024 tarihli ara kararı ile; İtirazın reddine karar vermiştir.
Davalı vekili 05/03/2025 tarihli (5 nolu) celsede; "... Kayyımlık tedbirinin kaldırılmasını..." talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi 05/03/2025 Tarihli Duruşma (1 Nolu) Ara Kararı Özeti:
İlk derece mahkemesince; "... Dosyaya kayyım tarafından sunulan rapor ve beyanlar ile bankacı bilirkişi raporu nazara alınarak dava konusu şirket hakkında mahkememizin 04/10/2024 tarihli ara kararı ile verilmiş olan onay ve denetim kayyımlığı tedbirinin kaldırılmasına, bu amaçla Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazılmasına ve ilanın yapılmasına, kayyımın bugün itibariyle taahhukuk eden ücretin ödenmesine ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı TTK m. 630 ve devamı maddeleri kapsamında, şirketin yönetiminden azledilmesi için gerekli şartları sağladığını, bilirkişi raporunda yer alan hususlar da bunu desteklediğini, bu hususlar dikkate alındığında, TTK m. 554 uyarınca, şirketin zarara uğratılmasından sorumlu olan yöneticinin, verdiği zararı tazmin etmesi gerektiğini beyan ederek, öncelikle bu zamana kadar sunulan 08.12.2024 tarihli kayyum raporu, 10.06.2024 tarihli bilirkişi kök raporu 27.01.2025 tarihli bilirkişi ek raporu davalının faturasız satışlar yapılmış olma ihtimalinin yüksek ve olası olduğu,
şirketi zarara soktuğunu, davalı şirket yetkilisinin şirkete para sokup daha sonrasında bunu çektiğini, bunun ticari hayatın olağan akışına uygun olmadığını nitekim şirketin kısa vadeli borçlarını karşılayabilecek kadar dönen varlığı bulunduğu için böyle bir nakit ihtiyacı olmadığı tespit edildiğinden Şirket yönetiminin kötüye kullanıldığı, Ortakların zararına hareket edilmiş olması, Finansal kayıtların şeffaf olmaması ıve hukuka aykırı işlemler yapılması, Şirketin borçlandırılmasının usulsüz olması sebebiyle öncelikle davanın kabulüne, 05.03.2025 Tarihli ihtiyadi tedbirin kaldırılmasına ilişkin kararın kaldırılmasına,
tedbirin yeniden konulmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
DELİLLER
Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/704 Esas 05/03/2025 tarihli duruşma zabtı ara kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; yöneticinin azli istemine ilişkindir.
Talep; davalının şirketi temsil yetkisinin kısıtlanması için ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince; "...denetim kayyımlığı tedbirinin kaldırılmasına..." karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İlk derece mahkemesinin 05/03/2025 tarihli duruşmanın 1 nolu ara kararı ile; "Dosyaya kayyım tarafından sunulan rapor ve beyanlar ile bankacı bilirkişi raporu nazara alınarak dava konusu şirket hakkında mahkememizin 04/10/2024 tarihli ara kararı ile verilmiş olan onay ve denetim kayyımlığı tedbirinin kaldırılmasına, bu amaçla Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazılmasına ve ilanın yapılmasına, kayyımın bugün itibariyle taahhukuk eden ücretin ödenmesine, " şeklinde daha önce verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
6100 sayılı HMK'nın Teminat karşılığı tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılması başlıklı 395. maddesi; "(1) Aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilen veya hakkında bu tedbir kararı uygulanan kişi, mahkemece kabul edilecek teminatı gösterirse, mahkeme, duruma göre tedbirin değiştirilmesine veya kaldırılmasına karar verebilir.
(2) Teminatın tutarı, tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılmasına göre; türü ise 87 nci maddeye göre tayin edilir.
(3) İtiraza ilişkin 394 üncü maddenin üçüncü ve dördüncü fıkrası, kıyas yoluyla uygulanır." şeklindedir.
6100 Sayılı HMK'nun 396. maddesi; "(1)Durum ve koşulların değiştiği sabit olursa, talep üzerine ihtiyati tedbirin değiştirilmesine veya kaldırılmasına teminat aranmaksızın karar verilebilir.
(2)İtiraza ilişkin 394 üncü maddenin üçüncü ve dördüncü fıkrası, kıyas yoluyla uygulanır." hükmünü haizdir.
Anılan yasanın 341/1 maddesi hükmüne göre de, ilk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü halinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir.
6100 sayılı HMK'nın 395 ve 396. maddelerinde kanun yollarını düzenleyen HMK'nun 391. maddesinin son fıkrasına veya 394. maddesinin beşinci fıkrasına atıf yapılmamış olduğundan, bu hükümler uyarınca teminat karşılığı tedbirin kaldırılması veya durum ve koşulların değişmesi sebebine dayalı tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılması istemi ile ilgili mahkemece verilecek kararın istinafı olanaklı değildir.
Kanun koyucunun ihtiyati tedbire dair kanun yollarına ilişkin düzenlemeleri bilinçli, özenli, ayrıntılı ve açık bir şekilde yapması, ihtiyati tedbir talebinin reddi ve ihtiyati tedbir talebinin kabulü kararlarına itiraz üzerine verilen kararlar için kanun yolu imkânını getirmesi, HMK'nın 395. ve 396. maddelerinde ise bilinçli şekilde aynı kanunun 394/5. fıkrasına atıf yapmaması karşısında;
durum ve koşulların değiştiği iddiası ile ilgili tarafların tedbirin kaldırılması talebi üzerine mahkemenin vermiş olduğu kararlara karşı istinaf yolu kapalıdır(Yargıtay 11. HD. 2013/15990 E-2013/20189 K. sayılı 11.11.2013 tarihli, yine aynı dairenin 2018/2004 E-2018/35484 K. sayılı, 14.05.2018 tarihli, yine 19. HD. 2013/10277 E - 2013/15587 K. sayılı 21.10.2013 tarihli, yine 5. HD.'nin 2012/25081 E - 2013/2865 K sayılı 21.02.2013 tarihli, Dairemizin 2024/1125 esas 2024/1281 karar sayılı ilamı).
Bu durumda; davalının değişen koşullar kapsamında ihtiyati tedbirin kaldırılmasını talep etmesi üzerine mahkemenin ihtiyati tedbirin kaldırılmasına ilişkin ara kararına karşı 6100 sayılı HMK'nın 396. maddesinin ikinci fıkrası gereğince itiraz yolu açık olup bu fıkrada 394. maddenin beşinci fıkrasına atıf yapılmadığından ve HMK'nın 341. maddesi gereğince ara kararlara karşı istinaf yoluna başvurulması mümkün bulunmadığından istinafı kabil olmayan ara karara yönelik istinaf dilekçesinin usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/1016, K. 2025/1356, 9 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama