KÜNYE
T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2025
- T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2025/628 - 2025/1049
- Dosya no
- 2025/628
- Karar no
- 2025/1049
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 25/12/2024
- Numarası
- 2024/606 Esas - 2024/718 Karar
- Davacı
- DEMİR FİNANSAL DANIŞMANLIK İÇ VE DIŞ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - Yenişehir Mah. Demokrasi Bul. No:54 İç Kapı No:A İzmit/KOCAELİ
- Vekili
- Av...
- Davalı
- Hasımsız
- Asli müdahil
- GARANTİ FAKTORİNG ANONİM ŞİRKETİ - Çamçeşme Mah. Tersane Cad. Kapı No:15 Pendik/İSTANBUL
- Vekili
- Av....
- Dava
- Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)
- Dava tarihi
- 06/05/2024
- Kr. yazım tarihi
- 28/05/2025
Karar Metni
1.553 kelime·8 dk okuma·7 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ekonomik sıkıntılar sebebiyle borçlarının olağan süreçte ödenememesi tehlikesi ile karşı karşıya kalındığını, ekonomik sıkıntı sonucu alacaklıların takipleri ve borçların ödenmemesi sonucunun ortaya çıkabileceğini belirterek, sunulan konkordato projesi doğrultusunda müvekkili hakkında kesin mühlet kararı ile konkordatonun tasdikine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ
İlk derece mahkemesince; "...Davacının konkordato talebinin REDDİNE,
2-Kocaeli Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... numaralı sicilinde kayıtlı, borçlu Demir Finansal Danışmanlık İç ve Dış Ticaret Anonim Şirketi’nin (Vergi no:...) İİK’nın 308. maddesi gereğince İFLASINA, iflasın 25/12/2024 günü ve saat 11.12 itibari ile açılmasına, tasfiyenin adi tasfiye usulüne göre yapılmasına,
3-İflas kararının derhal Kocaeli İflas Müdürlüğüne bildirilmesine,
4-Karar kesinleştiğinde bir örneğinin Kocaeli İcra Müdürlüğünün ilgili iflas dosyasına gönderilmesine, iflas kararının İİK 166. maddesi uyarınca iflas müdürlüğü tarafından resen ve derhal ilanına, ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece hükme esas teşkil eden konkordato komiseri nihai raporunun eksik ve hatalı inceleme neticesinde tanzim edilmiş olduğu, yanlış değerlendirme neticesinde davacı şirketin borca batık olduğunun tespit edildiğini, bu kapsamda eksik inceleme ile tesis edilen işbu istinafa konu mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, davacı şirketin borca batık olup olmadığının tespiti için hükme esas teşkil edebilecek nitelikte bir rapor alınmaksızın davacı şirketin iflasına karar verilmesinin eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğini ispatlar nitelikte olduğunu,
konkordato komiseri nihai raporunda davacı şirketin alacaklarından yapılacak tahsilat imkanına yer verilmiş olmasına rağmen mahkemece işbu durumun göz ardı edilerek hüküm tesis edilmesinin de kaldırma sebebi olduğunu, davacı şirket alacaklılarından Türkiye Garanti Bankası A.Ş. ile borç tasfiye sözleşmesi yapılmış olduğu, davacı şirketin adı geçen bankaya olan borcunun yapılandırıldığını, bu kapsamda konkordato projesinin başarıya ulaşma ihtimalinin daha da arttığını, davacı şirket aleyhine her türlü ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz ve muhafaza işlemleri dâhil tüm takip işlemlerinin yapılmasının ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmasına,
davacı aktiflerinde yer alan gayrimenkuller ile üçüncü kişilerin şirketler lehine alacaklılara tahsis ettiği rehin ve ipotek işlemlerine ilişkin rehinin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan takiplerde satışların durdurulmasını belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
DELİLLER
Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/12/2024 tarih, 2024/606 Esas - 2024/718 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava konkordato talebine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince konkordato talebinin reddine ve davacının iflasına karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır.
İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosyanın incelenmesinde; davacı Demir Finansal Danışmanlık İç ve Dış Ticaret Anonim Şirketi’nin vekilinin başvurusu üzerine mahkemece 16.07.2024 tarihli ara kararı ile İİK'nın 287.maddesi gereğince ilgili şirket hakkında 16.07.2024 günü saat 14:30 itibariyle 3 ay süre ile konkordato geçici mühleti verildiği, geçici mühlet içerisinde nihai raporun sunulamayacağı anlaşıldığından 25.09.2024 tarihinde yapılan açık duruşmada konkordato geçici mühletinin uzatılması talebi kabul edilerek 2 ay süreyle 25.11.2024 tarihi saat 12.00’a kadar uzatılmasına karar verildiği, daha sonra davacı yönünden dosyanın tefrik edilerek yeni esasa kaydedildiği ve davacı hakkında 25.12.2024 tarihi itibariyle davacının iflasına karar verildiği, karar karşı davacının istinaf yasa yoluna başvurulduğu görülmüştür.
Konkordato, borçlarını vadesi geldiği hâlde ödeyemeyen ya da herhangi bir borçlunun, borcun belirli koşullarda ödenmesi için alacaklılarıyla anlaştığı ve yetkili ticaret mahkemesinin onayı ile geçerlilik kazanan hukuki çözüm işlemidir (Türk Hukuk Lûgatı, Ankara 2021, s. 709).
Konkordato İİK’da tanımlanmamış ise de; öğretide konkordato, dürüst bir borçlunun belli bir zaman kesiti içerisindeki bütün adi borçlarının alacaklılar tarafından kanunda gösterilen nitelikli çoğunlukla kabul edilmesi ve yetkili makamın (mahkemenin) onayı ile gerçekleşen ve borçlunun borcun bir kesiminden kurtulmasını ve/veya ödeme şeklinin borçlu yararına değişmesini sağlayan, haciz ve iflâs gibi klasik ve borçlu bakımından sert cebri icra yöntemlerinin yerine ikame edilmiş bir kolektif icra biçimi şeklinde ifade edilmiştir (Baki Kuru, İcra İflas Hukuku, C.
IV, İstanbul 1997, s. 3585. Süha Tanrıver, Adnan Deynekli, Konkordatonun Tasdiki, Ankara 1996, s. 29; Serdar Kale, Sorularla Konkordato (İflas Dışı ve İflas İçi Adi Konkordato), İstanbul 2017, s. 2; Hakan Pekcanıtez, Güray Erdönmez, 7101 sayılı Kanun Çerçevesinde Konkortado, İstanbul 2018, s. 4; Sümer Altay, Ali Eskiocak, Konkordato ve Yeniden Yapılanma Hukuku, İstanbul 2019, s. 10, 15).
Konkordato talep eden borçlu veya iflâsını isteyebileceği borçlusu hakkında konkordato talep eden alacaklı, bir nüsha olarak düzenlenen dilekçe, konkordato ön projesi, ayrıntılı bilanço, gelir tablosu ve İİK’nın 286 ncı maddesinde sayılan diğer belgeler ile birlikte asliye ticaret mahkemesine başvurarak üç aylık geçici konkordato mühleti verilmesini ister (İİK md. 285-287). Asliye ticaret mahkemesi 286 ncı maddede sayılan belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu belirlediği takdirde borçluya derhâl geçici mühlet (üç ay) verir ve bir veya işin kapsamına göre üç kişiden oluşan komiser veya komiserler kurulu oluşturulur (İİK. md. 287).
Geçici mühlet içinde mahkeme borçluyu ve varsa konkordato talep eden alacaklıyı duruşmaya davet eder. Bu süreçte geçici komiser duruşmadan önce raporunu mahkemeye ibraz eder. Mahkeme yapacağı değerlendirmede itiraz eden alacaklıların dilekçelerinde ileri sürdükleri itiraz sebeplerini de dikkate alır (md. 289/2).
Konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün görülmesi hâlinde borçluya bir yıllık kesin mühlet verilir (md. 289/3). Gerekiyorsa geçici komiser veya komiserler değiştirilerek yeni bir görevlendirme yapılabilir veya geçici komiserlerin görevine devam etmesine karar verilerek dosya komisere teslim edilir.
Somut olayda. Davacının tenzilat ve vade konkordatosu teklif ettiği, buna göre borçlarında %45 oranında tenzilatlı olarak proje hazırladığı görülmüştür.
Dosyaya sunulan konkordato komiserleri geçici mühlet nihai raporundaki tespitlere göre; davacının ön projede toplam borcunun 134.398.165,34 TL olarak belirtmiş olmasına rağmen konkordato komiser heyetince yapılan inceleme ve yapılan düzeltmeler sonucunda şirketin borç toplamının geçici mühlet içerisinde 30.09.2024 tarihi itibariyle kaydi değerlere göre 93.909.337,80 TL, rayiç değerlere göre 53.953.621,57 TL olduğu, aynı tarih itibariyle varlıklarının kaydi değerlerinin 52.567.378,99 TL, rayiç değerlere göre 22.389.893,19 TL olduğu belirlenmiştir.
Yani davacı şirket kaydi değerlere göre 41.341.958,81 TL, rayiç değerlere göre 31.563.728,38 TL tutarında borca batık durumda olduğu, komiserler tarafından borçlar kısmında yer alan ortaklara ait borçların konkordatoya tabi borçlardan düşüldüğü, yine şüpheli 40.217.194,45 TL tutarındaki şüpheli alacağın komiserler tarafından yerinde olarak alacaklardan düşüldüğü görülmüştür.
Komiserler tarafından bilançodaki ilgili düzeltmeler yapıldıktan sonra davacı projesinde %45 tenzilat konkordato teklifi naza alınarak, projeye göre şirketin ana faaliyetlerinden elde etmeyi planladığı kar, nakit varlıkları ve piyasa alacaklarından yapılması planlanan tahsilat tutarları ile şirket ortağına ait taşınmazın satışından elde edilecek kaynakların kullanılması öngörülmesine rağmen yapılan tespitlerde davacı şirketin vergi kaydının silindiği, faal durumda olmadığı ve borca batık olduğu,
davacının projesinde kaynak olarak gösterdiği 20.000.000,00 TL’lik sermaye artırımını yapacak olan şirket ortağı ...’nun da tefrik edilen dosyada konkordato talebinin olduğu, bu durumda davacının konkordato projesinin başarıya ulaşmasının ...’nun konkordato sürecinin başarıya ulaşmasına bağlı olduğu, nihai rapordaki tespitlere göre konkordatoya tabi borcun rayiç bilançoya göre 53.953.621,57 TL olduğu,
konkordato teklifindeki %45 tenzilat tutarı sonrasında borcun 29.674.491,86 TL'ye tekabül ettiği, şirketin iflası durumunda ise alacaklıların 34.134.932,56 TL tutarında alacağı tahsil edebileceği, bu durumda konkordatonun alacaklılar yönünden avantajlı da olmadığı, iflas halinde alacaklıların daha fazla miktarda alacağa kavuşacakları da anlaşıldığından konkordatonun başarıya ulaşma şansı olmadığından 2004 sayılı yasanın 287/5.
Maddesi ve 292/1-b maddeleri göz önüne alındığında mahkemece konkordato talebinin reddine ve davacının iflasına karar verilmesi isabetlidir.
Her ne kadar hükümde "...İİK’nın 308. maddesi gereğince..."şirketin iflasına denilmiş ise de, gerek mahkemenin gerekçesinde gerek ise de yukarıdaki açıklamalar gereği 2004 sayılı yasanın 292.maddesi gereği şirketin iflasına karar verildiğinin anlaşılması karşısında maddenin yanlış yazılmasının ve kısa kararda konkordatonun reddine kısmın eksik yazılmasının esasa etkili olmayan maddi hatalar olduğu anlaşıldığından bu hususlar eleştirilmekle yetinilmiştir.
Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Alınması gereken harç peşin alındığından, yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,
6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın Dairemizce taraflara tebliğine,
İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ilamın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 28/05/2025
... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/628, K. 2025/1049, 28 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama