KÜNYE
T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 9 Temmuz 2025
- T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2025/751 - 2025/1337
- Dosya no
- 2025/751
- Karar no
- 2025/1337
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 03/03/2025 ve 19/03/2025 Tarihli Ara Kararlar
- Numarası
- 2025/116 Esas
- Davacılar
- 1-...
Karar Metni
1.856 kelime·9 dk okuma·13 bölüm
2-... 3-... 4-... VEKİLİ : Av...
DAVALI
SINIRLI SORUMLU KOCAELİ DERİNCE NAKLİYECİLERİ MOTORLU TAŞIYICILAR KOOPERATİFİ - Deniz Mah. Limanyolu Cad. Aydınlar İş Merkezi Kapı No:10 Daire No:20 Derince/KOCAELİ VEKİLİ : Av...
DAVA TÜRÜ
Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali
TALEP
Kayyım Atanması - İhtiyati Tedbir
DAVA TARİHİ : 28/02/2025
KARAR TARİHİ : 09/07/2025
KR. YAZIM TARİHİ : 11/07/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacılar vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacıların, davalı kooperatifin ortakları olduğunu, kooperatifin 2024 yılı olağan genel kurul toplantısını yapmak üzere 22/02/2025 tarihinde bakanlık temsilcileriyle birlikte toplandığını, söz konusu toplantı içerisinde birçok usulsüzlük, tehdit ve baskı yapıldığını, toplantı sonucu alınan kararların tamamen usul ve yasaya aykırı olduğunu, olağan genel kurul toplantısının zamanında ortaklara bildirilmediğini, kooperatife ortaklık kaydı yapıldığında itibaren 3 aylık süre geçmiş olan bir kısım ortakların genel kurula katılmadığını,
vekaleten katılan ortakların usulsüz bir şekilde toplantıya katıldıklarını, 78 ortaktan 46 ortağın asaleten 26 ortağın da vekaleten olmak üzere 72 ortağın katılımı ile toplantı başladığının belirtildiği, bir kısım ortakların vekaletlerinin usulsüz şekilde alındığını ve toplantıya katılım sağlandığını, ortaklık şartına uymayan kişilerin kooperatife ortaklık kaydının yapıldığı ve genel kurul toplantısında usule aykırı olarak oy kullandırıldığını, müvekkillerinin ortaklık şartına uymamasına rağmen üye yapılan ..., ..., ..., ... ve Baykuş Nakliyat Ltd.
Şti. ortaklık şartlarını taşımadığından oylarının da geçersiz olduğunu, genel kurulda ... sayılı kanunun 48 ve 49 maddelerine aykırı bir şekilde oy kullandırıldığını, kooperatifin ortağı ...'un yerine oğlu ...'un oy kullandığı, ... temsil belgesiyle ortak ... adına oy kullandığını, temsil belgesi verilmesine rağmen asaleten oy kullanımı yapıldığını, kooperatifin ortağı ... kurulda kendisini temsilen ...'ye temsil belgesi verdiğini, temsil belgesinden sonra ortak ... kurula katılmasının mümkün olmamasına rağmen toplantıya katılıp oy kullandığını,
2024 yılı yönetim kurulunun ibra edilmesi esasında mevcut yönetim kurulu kanununun 50. maddesine aykırı davranarak ibrada oy kullandığını, ibra oylamasında yönetim kurulu baskı ve tehdit politikası izleyerek ortakların sağlıklı bir şekilde oy vermesini engellediğini, oy sayım memuru yerine usulsüz bir şekilde görevi olmayan kişi oy sayım işlemlerini gerçekleştirdiğini belirterek kooperatifin olağan genel kurul toplantısının usule, yasaya ve ana sözleşmeye açıkça aykırılık teşkil etmesi nedeniyle 22/02/2025 tarihli genel kurul toplantı tutanağının iptaline,
gecikmesinde sakınca görülen hallerde ileride telafisi güç ve imkansız zararlara yol açılmasının engellenmesi amacıyla toplantı tutanağının sicile tescil işlemlerinin durdurulmasına ve kooperatifin organsız kalacak olması nedeniyle de kooperatife kayyım atanmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
İlk derece mahkemesince 03/03/2025 tarihli ara karar ile; " ... Davacılar verilinin davalı kooperatife kayyım atanması talebinin REDDİNE ... " karar verilmiştir. İlk derece mahkemesince 19/03/2025 tarihli ara karar ile; " ... Davacıların yürütmenin geri bırakılması talebinin REDDİNE ... " karar verilmiştir. Bu karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; toplantıda alınan kararlar ana sözleşmenin 33/2 maddesine açıkça aykırılık teşkil ettiğini, toplantıya 38 ortak ile devam edilmiş ama ibra oylamasında kararların oy birliğiyle alındığını, ortak ... hem ortak ... hem de ... adına vekaleten katıldığını, ortak olmayan ... genel kurula katılmış, denetçi ... oy kullanma hakkı olmamasına rağmen genel kurulda oy kullandığını, olağan genel kurul toplantısı zamanında ortaklara bildirilmediğini, bilanço ve gelir-gider cetvelleri KOOPİS'e yüklenmemiş, kooperatif merkezinde askıda ilan edilmediğini,
ibra edilmeyen yönetim kurulu üyelerinin seçime katılması mümkün olmadığını, yönetim kurulu üyelerinin görev süresinin uzatılmasına ilişkin red oyu kullanan ortaklar tutanağa geçirilmediğini, ibra oylamasında yönetim kurulu baskı ve tehdit politikası izleyerek, ortakların sağlıklı bir şekilde oy vermesi engellendiğinii bu sebeple öncelikle kooperatif yönetim kurulunun usulsüz seçilmesinden ötürü yönetim kayyımı atanmasını, aksi kanaat hasıl olur davacı ve bir kısım ortakların bu dava sürecinde mağdur olmamasına adına denetim kayyımı atanması gerektiğini beyan ile; yerel mahkeme ara kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek,
istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; sayın mahkemenin 03.03.2025 tarihli kayım atamasının talebinin reddi ara kararı davacı tarafından süresinde istinaf edilmediğini, bu nedenle davacı tarafın kayyım talebi hakkında istinaf hakkı bulunmadığını, davacıların, dava açmaya hakları olmadığından, ihtiyati tedbire konu bir hakları da bulunmadığını, davacılar tarafının toplantı esnasında sürekli zorluk ve kargaşa çıkarması, toplantıyı terk etmeleri, ticaret müdürlüğü memurlarını ve polis memurlarını suçlayıcı tavırları nazarında tüm olay örgüsü bütün olarak düşünüldüğünde, davacı tarafın ihtiyati tedbir talepleri ölçüsüz ve uygulanabilir olmaktan oldukça uzak olduğunu beyan ile; davacıların istinaf istemlerinin reddine, karar verilmesini, talep ederiz.
DELİLLER
Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/116 Esas sayılı 03/03/2025 ile 19/03/2025 Tarihli Ara Kararlar ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; kooperatif genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir. Talep; kooperatifin organsız kalacak olması nedeniyle kayyım atanması ve toplantı tutanağının sicile tescil işlemlerinin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davacıların kayyım atanması talebinin 03/03/2025 tarihli ara karar ile, yürütmenin geri bırakılması talebinin 19/03/2025 tarihli ara karar ile reddine karar verildiği, karara karşı davacılar tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
Dosyanın incelenmesinde; davacılar, davalı S.S.
Kocaeli Derince Nakliyecileri Motorlu Taşıcıları Kooperatifinin 22.02.2025 Olağan Genel Kurul toplantısının usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle toplantı neticesinde oluşturulan tutanağın iptaline yönelik davada, davalı kooperatife yönetim kayyımı atanmasını ve toplantı tutanağının sicile tescil işlemlerinin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir talep etmiş, Mahkemece 03/03/2025 tarihli ara karar ile kayyım atanması için organ boşluğu gerektiği, davalı kooperatifte şuan için organ boşluğundan söz edilemeyeceği sebebiyle talebin reddine karar verilmiş,
yürütmenin geri bırakılması talebinin ise yaklaşık ispat şartı gerçekleşmediğinden 19/03/2025 tarihli ara karar ile reddine karar verilmiş, işbu ara kararlara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
1-)03/03/2025 tarihli ara karara ilişkin istinaf itirazları değerlendirildiğinde;
... sayılı Kooperatifler Kanununda yönetim kayyımı ve geçici hukuki koruma konusunda özel bir hüküm bulunmadığından, genel hüküm nitelikli HMK'nın 389 vd. maddeleri ile TMK 426 vd. hükümleri uygulanmalıdır.
6100 sayılı HMK'nın 389/2 maddesi; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.".
6100 sayılı HMK'nın 390. maddesi; "Tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." hükmünü içermektedir.
Bu bağlamda; eldeki davanın konusu kooperatif genel kurul kararının iptali istemine yöneliktir. 4721 sayılı TMK'nın 427-(1)-4) maddesi uyarınca tüzel kişiliğe yönetim kayyımı atanması için tüzel kişiliğin gerekli organlardan yoksun kalma ve yönetimi başka yoldan sağlanamama halinin mevcut olması gerekmektedir. Somut olayda davalı kooperatifin yönetim organından yoksunluk hali mevcut değildir. Öte yandan, tedbir yolu ile kayyım atanması için gereken yaklaşık ispat olgusunun da somut olayda gerçekleşmediği anlaşılmakla istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.
Davacı vekilince, istinaf dilekçesi ile davalı kooperatife denetim kayyımı atanması talep edilmiştir. HMK'nın 357-(1) maddesi gereğince, istinaf aşamasında bölge adliye mahkemesince resen göz önünde tutulacaklar dışında, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenemez, yeni delillere dayanılamaz. Bu nedenle davacının ilk derece mahkemesinde ileri sürmediği bu talebinin istinaf aşamasında değerlendirilmesi mümkün değildir.
2-)19/03/2025 tarihli ara karara ilişkin istinaf itirazları değerlendirildiğinde;
Kooperatif Genel Kurulu kararlarının bozulması ve şartları, ... sayılı Kooperatifler Kanunun 53. maddesinde, kararların iptali ise Taşıyıcılar Kooperatifi Ana Sözleşmesinin 38. maddesinde düzenlenmiştir.
... sayılı Kooperatifler Kanunun 98. maddesinde bu kanunda aksine açıklama olmayan hususlarda Türk Ticaret Kanunundaki Anonim Şirketlere ait hükümlerin uygulanacağına yer verilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun dördüncü kısmında Anonim Şirketler, 329. madde vd düzenlenmiştir. Genel Kurula ise 407. vd. maddelerde yer verilmiştir. Genel Kurul kararlarının iptali ise 445. maddede iptal sebepleri başlığı ile devam eden maddelerde düzenlenmiştir.
TTK 449. maddede “ Kararın yürütülmesinin geri bırakılması “ başlığı ile “ Genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı takdirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütmesinin geri bırakılmasına karar verebilir “ ifadelerine yer verilmiştir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2013/13514 Esas, 2013/18546 Karar sayılı ilamı ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2013/12418 Esas, 2013/16148 Karar sayılı ilamı).
6100 sayılı HMK'nın 389-(2) maddesi; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.".
6100 sayılı HMK'nın 390. maddesi; "Tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." hükmünü içermektedir.
Geçiçi hukuki koruma yargılamasını asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri; ispat ölçüsü noktasındadır. Geçiçi hukuki koruma yargılamasında; yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Yaklaşık ispat durumunda ise; hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Bu sebepledir ki, genelde geçici hukuki korumalara karar verilirken, haksız olma ihtimalide dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüştür.
Kanun hükmü, tedbir talep edenin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğunu düzenlemiştir.
Anılan kanun hükmünde mahkemeye taraflar arasındaki hukuki menfaat dengesi gözetilerek tebdir konusunda takdir hakkı tanınmıştır.
Somut olayda; dava konusu genel kurulda alınan kararların ana sözleşmeye ve yasal düzenlemelere aykırı olduğu noktasında toplandığı, Mahkemece, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra "yaklaşık ispat kuralına ve dosyadaki mevcut duruma göre yapılan değerlendirme neticesinde iddiaların yargılamayı gerektirmesi, yaklaşık ispat şartlarının bulunmadığı" şeklindeki gerekçeyle 6102 sayılı TTK'nın 449. maddesi uyarınca yürütmenin tedbiren durdurulması talebinin reddine karar verildiği görülmektedir.
Eldeki davada, mevcut delil durumu itibariyle tedbir için aranan yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediğinin görülmesi karşısında, mahkemece karar yerindeki gerekçelerle tedbir talebinin reddine dair kararın usul ve yasaya uygun olduğu, istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.
Karar başlığında; davacıların T.C. Kimlik numaralarının yazılmaması ile davacılar vekilinin adresinin yazılmaması İİK'nın 260. ve kıyasen uygulanması gereken HMK'nın 391-(2) maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.
Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak davacılar vekilinin 03/03/2025 tarihli ara karar ile 19/03/2025 tarihli ara karara yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; davacıların 03/03/2025 tarihli ara karar ile 19/03/2025 tarihli ara karara yönelik İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken harç peşin alındığından, yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf yolu için yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,
5-İstinaf edenler tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf edenlere iadesine,
6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
8-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.09/07/2025
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Katip ...
¸e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/751, K. 2025/1337, 9 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama