KÜNYE
T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi İhtiyati Haciz İhtiyati Hacize
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2025
- Dosya no
- 2025/78
- Karar no
- 2025/372
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 05/11/2024 tarihli ek karar
- Numarası
- 2024/242 D.İş - 2024/242 D.İş
- Talep eden
- ...
- Vekili
- Av. ... - ...
- İtiraz eden
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Talep
- İhtiyati Haciz
- Talep tarihi
- 11/09/2024
- İtiraz
- İhtiyati Haciz Kararına İtiraz
- İtiraz tarihi
- 04/10/2024
- Kr. yazım tarihi
- 26/02/2025
Karar Metni
1.551 kelime·8 dk okuma·7 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
İhtiyati haciz talebinde bulunan alacaklı vekili talep dilekçesinde ; 2.490.730,00 TL bedelli çekten dolayı karşı taraftan 100.000,00 TL alacaklı olduğunu, çek bedelinin vadesinde ödenmediğini, bankaya ibraz edilen çek'in karşılıksız oluğunu belirterek ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ
İlk derece mahkemesince 12/09/2024 tarihli D.İş kararı ile; "...İhtiyati haciz talebinin KABULÜ ile ; Alacak miktarının % 15'i oranında nakdi teminatın mahkeme veznesine depo edilmesi yada teminat mektubu ibraz edilmesi halinde borçlunun taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslar üzerindeki hak ve alacaklarının borca yetecek miktarının İcra ve İflas Kanunu'nun 257 maddesi gereğince İHTİYATEN HACZİNE, Alacaklı ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde Kocaeli İcra Dairesinden kararın infazını talep etmediği takdirde İcra İflas Kanunu' nun 261. Maddesi gereği kararın kendiliğinden kalkacağına, ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
İhtiyati haciz kararına itiraz eden vekili dilekçesinde; çeke ilişkin Silivri İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, ancak ödeme emri hazırlanmadığını, çekteki imzanın müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin hacizler nedeniyle mağdur olduğunu beyan ederek ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince 05/11/2024 tarihli ek karar ile; "...İtirazın REDDİNE,..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı ihtiyati haciz kararına itiraz eden vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati haciz kararına itiraz eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; ihtiyati haciz talebine konu edilen çekte mevcut keşideci imzasının davalıya ait olmadığını, kaldı ki davacının, yetkili mahkemeden ihtiyati haciz talebinde bulunmadığını, bu noktada hacizlerin kendiliğinden kaldırılması gerektiğini, davacının gerçek dışı iddialarını dayanak göstermesi suretiyle alınan ihtiyati haciz kararının.
İİK'ya açıkça aykırılık teşkil ettiğini, huzurdaki talebe konu çekin, davalının imzası taklit edilerek keşide edilen çeklerden yalnızca birine ait olduğunu, davalının halihazırda büyük bir mağduriyet yaşadığını, asla borcu kabul etmediğini, ayrıca çekin bedelinin 2.500.000,00-TL iken ihtiyati haciz talep edilen tutarın 100.000,00 TL olduğunu, bu hususun dahi davacının kötü niyetini ve diğer cirantalarla birlikte iştirak halinde davalıdan haksız kazanç sağlama saikini ispatlar nitelikte olduğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
İhtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi verilmemiştir.
DELİLLER
Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/11/2024 tarihli ek karar, 2024/242 D.İş - 2024/242 D.İş sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Talep ihtiyati hacze itiraz talebine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince ihtiyati hacze yapılan itirazın reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı ihtiyati hacze itiraz eden karşı taraf vekili tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır.
İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosyanın incelenmesinde; ihtiyati haciz talep edenin ...’ın keşidecisi olduğu, lehtarı ..., ...’ın cirantası olduğu, Türkiye İş Bankası A.Ş. Silivri/İstanbul Şubesine ait ... seri numaralı 05.06.2021 keşide tarihli 2.500.000,00 TL bedelli çek ile ilgili ihtiyati haciz talep ettiği, mahkemece yapılan inceleme sonunda 12.09.2024 tarihli değişik iş kararı ile ihtiyati haciz talebinin kabul edildiği, aleyhine ihtiyati haciz talep edilen karşı taraf Yusuf Aslan’ın itirazı üzerine itirazın duruşmalı olarak değerlendirildiği ve 05.11.2024 tarihli ara karar ile itirazın reddine karar verildiği, karara karşı itiraz eden davalı vekilinin istinaf yasa yoluna başvurduğu görülmüştür.
Uyuşmazlık; ihtiyati haciz şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği, itirazın yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
İİK'nın 257-(1) maddesi "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir."
İİK'nın 257-(2) maddesi "Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:
1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;
2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder."
İİK'nın 258-(1) maddesi" ...Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur..." hükmü düzenlenmiştir.
İhtiyati haciz kararı, geçici hukuki koruma tedbirlerinden olduğu için durumun gerektirdiği hallerde karşı taraf dinlenmeden (İİK m.258) ve tüm deliller toplanmadan yaklaşık ispat şartı yeterli görülerek de verilebilir. Mahkemece ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi şartı olmayıp, alacağın varlığı hakkında yeterli kanaate sahip olunması için mahkemeye bu konuda delillerin sunulması yeterli kabul edilmelidir.
Geçici hukuki koruma yargılamasını asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. Kanunda açıkça öngörülmemişse ya da işin niteliği gerekli kılmıyorsa, bir davada normal bir yargılamada yaklaşık ispat değil, tam ispat aranır. Çünkü; hakim, mevcut ispat ve delil kuralları çerçevesinde, tarafların iddia ettiği bir vakıa konusunda tam bir kanaate varmadan o vakıayı doğru kabul edemez.
Ancak; kanun koyucu bazen ya doğrudan kendisi düzenleme yaparak ya da işin niteliği ve olayın özelliği gereği hakime, bu durumu belirterek, ispat olgusunu düşürme imkanı vermiştir. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde; tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Doktrinde bu yön karar verilmesi için tam ispat ölçüsü yerine yaklaşık ispat ölçüsü olarak ifade edilmektedir. Ancak; yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez.
Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir.
Tam ispatın arandığı durumlarda bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu göz ardı etmez. Bu sebepledir ki; genelde geçici hukuki korumalara, özel de ihtiyati tedbire ve ihtiyati hacze karar verilirken haksız olma ihtimalide dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüştür.
Geçici hukuki korumalarda; bazen karşı tarafın dinlenmemesi, tüm delillerin ayrıntılı bir biçimde incelenmesine yeterli zamanın olmaması gibi sebeplerle yaklaşık ispat yeterli görülmüştür; bu çerçevede, aslında ispat ölçüsü bakımından HMK.'unda bir yenilik getirilmemekle birlikte; “yaklaşık ispat” kavramı kullanılarak doktrinde kabul gören ifade tasarıya alınmış; ayrıca, burada hem tam ispatın aranmadığı belirtilmiş hem de basit bir iddianın yeterli olmadığı vurgulanmak istenmiştir.
2004 sayılı yasanın 265. maddesine göre; Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. Mahkeme, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder.
Yukarıda detaylandırıldığı üzere; ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için davacı alacaklının muaccel bir alacağı olduğunu yaklaşık olarak ispat etmesi gerekmektedir.
Dosyaya sunulan çekin karşılıksız çıktığının anlaşılması karşısında ve çekin alacağın varlığını yaklaşık olarak ispat etmesi nedeniyle eldeki olayda ihtiyati haciz şartlarının oluştuğu, ihtiyati hacze itiraz edenin iddia ettiği şahsi defi niteliğindeki hususların iyi niyetli meşru hamile karşı ileri sürülemeyeceği,
kaldı ki ödeme yasağı bulunan çek hakkında da ihtiyati haciz kararı verilebileceği,(Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2016/13477 esas 2016/9459 karar sayılı ilamı) imzaya yönelik itirazın 2004 sayılı İİK’nın 265. maddesi kapsamında kalmadığı anlaşıldığından mahkemece itiraz eden davalının ihtiyati hacze yaptığı itirazın reddi yerindedir.
Her ne kadar itiraz eden taraf mahkemenin yetkisiz olduğunu beyan etmiş ise de; anılan yetki itirazının ilk derece mahkemesinde ileri sürülmediği, 6100 sayılı yasanın 357/1. maddesi gereği ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen hususların istinaf aşamasında da ileri sürülemeyeceği anlaşıldığından itiraz eden tarafın bu yöndeki istinaf talebi incelenmemiştir.
Karar başlığında; karar yazım tarihinin ve davacının adresinin yazılmaması İİK'nın 260. ve kıyasen uygulanması gereken HMK'nın 391-(2) maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.
Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, ihtiyati hacze itiraz edenin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; ihtiyati hacze itiraz edenin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 427,60-TL'nin mahsubu ile kalan 187,80-TL istinaf karar harcının ihtiyati hacze itiraz edenden alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,
6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.26/02/2025
... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/78, K. 2025/372, 26 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama