KÜNYE
T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 8 Temmuz 2025
- T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2025/984 - 2025/1299
- Dosya no
- 2025/984
- Karar no
- 2025/1299
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 25/04/2025 tarihli ara karar
- Numarası
- 2023/561 Esas
- Davacı
- ALLİANZ SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ - Allianz Tower Küçükbakkalköy Mah. Kayışdağı Cd. No:1 Ataşehir/İSTANBUL
- Vekili
- Av...
- Davalılar
- 1- ...
Karar Metni
1.506 kelime·8 dk okuma·13 bölüm
2- TASFİYE HALİNDE ERSAY YEDEK PARÇA LOJİSTİK TURİZM OTOMOTİV İNŞAAT GIDA TİCARET İTHALAT İHRACAT LİMİTED ŞİRKETİ - Sanayi Mah. Fırat Sok. No:18 İzmit/KOCAELİ VEKİLİ : Av..
DAVA
İtirazın İptali
TALEP
İhtiyati Haciz
TALEP TARİHİ : 24.04.2025
DAVA TARİHİ : 16.11.2023
KARAR TARİHİ : 08/07/2025
KR. YAZIM TARİHİ : 08/07/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu olayın 28.02.2022 tarihinde sigortalı iş yerine bitişik nizamlı, davalı ...'nun sahibi olduğu ve işlettiği Ersay Yedek Parçada çıkan yangının sigortalı işletmeye sıçraması sonucu meydana geldiğini, çıkış sebebi ve hasarın tespiti için Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde bir delil tespit davası ikame ettiklerini, görevlendirilen heyet tarafından olay yerinde inceleme yapıldığını ve hasar bedellerinin tespit edildiğini,
sigortalı iş yerinde gerçekleşen zarara ilişkin olarak müvekkili şirketçe poliçe teminatları doğrultusunda iki ayrı ödeme şeklinde toplam 1.005.801,00 TL tutarında bir ödeme yapıldığını, bu ödemelerin gerçekleştirildikten sonra yangına sebebiyet verdiği iddia edilen davalı borçlulara rücu edildiğini, ancak rücu tutarlarının davalılar tarafından ödenmediğini, davalıların itirazlarında ve iddialarında haksız olduklarını ve sorumluluktan kaçındıklarını,
müvekkil şirketin davalıların sebebiyet verdiği zarardan kaynaklanan ödeme için rücu hakkına sahip olduğunu ve Kocaeli İcra Dairesi’nin 2023/52306 Esas sayılı dosyası ile 1.157.661,93-TL toplam alacak üzerinden takip başlattıklarını ancak davalıların itirazı nedeniyle takibin durduğunu belirterek Kocaeli İcra Dairesi’nin 2023/52306 Esas sayılı dosyasında yapılan itirazların iptaline ve takibin devamına, icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacının 24/04/2025 tarihli talep dilekçesinde özetle.
Mahkeme nezdinde yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporları ile davalının %90 kusuru doğrultusunda talep edilen tazminatın 905.265,90-TL’lik kısmı için davalıların sorumluluğunun mevcut olduğunun tespit edildiğini, yangın hadisesi sonucu zor durumda olan davalıların mal kaçırma ihtimalinin bulunduğunu, mahkeme dosyasındaki mübrez deliller, borçlunun mal kaçırma ihtimali ve borcun vadesinin gelmiş olmasının ihtiyati haciz şartlarının gerçekleştiğini gösterdiğini, bu nedenlerle alacak için borçluların borcunu karşılayabilecek derecede menkul ve gayrimenkul malları, taşınır, taşınmaz malları,
banka hesaplarındaki mevduatları ve 3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerine; öncelikle teminatsız aksi takdirde ise takdir edilecek teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ
İlk derece mahkemesince 25/04/2025 tarihli ara karar ile; "...İhtiyati haciz talebinin REDDİNE, ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalıların malvarlıkları üzerine davacının alacağını güvence altına almak ve borçlu davalıların mal kaçırmasına mahal vermemek, alacağı için davalıların borcunu karşılayabilecek derecede menkul ve gayrimenkul mallarına, taşınır, taşınmaz mallarına, banka hesaplarındaki mevduatlarına ve 3. kişilerdeki hak ve alacaklarına, öncelikle teminatsız olarak, mahkemeniz aksi takdirde ise mahkemenizce takdir edilecek olan teminatın yatırılması karşılığında ihtiyati haciz konulmasını belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
Davalı vekili tarafından istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi verilmemiştir.
DELİLLER
Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/04/2025 tarihli ara karar, 2023/561 Esas sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; itirazın iptali istemine ilişkindir. Talep; ihtiyati haciz istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince "Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin REDDİNE" karar verilmiş karara karşı davacı/ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosyanın incelemesinde. 28.02.2022 tarihinde davacı sigorta şirketi sigortalısı ...'ya ait ...
Ekin Oto Servis İzmit/Kocaeli/Türkiye adresinde yer alan iş yerinde yangın meydana geldiği, söz konusu bu yangın, Ekin Oto Servis olarak faaliyet gösteren sigortalı işletmeye bitişik nizamlı, davalı ve diğer davalı tarafından işletilen, oto yedek parça deposu Ersay Yedek Parçada çıkan yangının sigortalı işletmeye sıçraması ile meydana geldiği, yaşanan yangın hadisesi sonucu davacı şirket tarafından sigortalısına 1.005.801,00 TL tutarında hasar ödemesi yapıldığı, yapılan bu ödemenin davalıdan tahsil edilmesi için davacı tarafından eldeki davanın açıldığı,
açılan davada 24.04.2025 tarihli talep dilekçesi ile davacı tarafından ihtiyati haciz talep edildiği, ilk derece mahkemesince talep edilen ihtiyati haciz isteminin reddine karar verildiği, verilen karara karşı davacı/ihtiyati haciz talep eden vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
İİK'nın 257-(1) maddesi; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir."
İİK'nın 257-(2) maddesi "Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:
1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;
2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder."
İİK'nın 258-(1) maddesi" ...Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur..." hükmü düzenlenmiştir.
İhtiyati haciz kararı, geçici hukuki koruma tedbirlerinden olduğu için durumun gerektirdiği hallerde karşı taraf dinlenmeden (İİK m.258) ve tüm deliller toplanmadan yaklaşık ispat şartı yeterli görülerek de verilebilir. Mahkemece ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi şartı olmayıp, alacağın varlığı hakkında yeterli kanaate sahip olunması için mahkemeye bu konuda delillerin sunulması yeterli kabul edilmelidir.
Geçici hukuki koruma yargılamasını asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. Kanunda açıkça öngörülmemişse ya da işin niteliği gerekli kılmıyorsa, bir davada normal bir yargılamada yaklaşık ispat değil, tam ispat aranır. Çünkü; hakim, mevcut ispat ve delil kuralları çerçevesinde, tarafların iddia ettiği bir vakıa konusunda tam bir kanaate varmadan o vakıayı doğru kabul edemez.
Ancak; kanun koyucu bazen ya doğrudan kendisi düzenleme yaparak ya da işin niteliği ve olayın özelliği gereği hakime, bu durumu belirterek, ispat olgusunu düşürme imkanı vermiştir. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde; tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Doktrinde bu yön karar verilmesi için tam ispat ölçüsü yerine yaklaşık ispat ölçüsü olarak ifade edilmektedir. Ancak; yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez.
Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir.
Tam ispatın arandığı durumlarda bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu göz ardı etmez. Bu sebepledir ki; genelde geçici hukuki korumalara, özel de ihtiyati tedbire ve ihtiyati hacze karar verilirken haksız olma ihtimalide dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüştür.
Geçici hukuki korumalarda; bazen karşı tarafın dinlenmemesi, tüm delillerin ayrıntılı bir biçimde incelenmesine yeterli zamanın olmaması gibi sebeplerle yaklaşık ispat yeterli görülmüştür; bu çerçevede, aslında ispat ölçüsü bakımından HMK.'unda bir yenilik getirilmemekle birlikte; “yaklaşık ispat” kavramı kullanılarak doktrinde kabul gören ifade tasarıya alınmış; ayrıca, burada hem tam ispatın aranmadığı belirtilmiş hem de basit bir iddianın yeterli olmadığı vurgulanmak istenmiştir.
Somut olayda; ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından ileri sürülen maddi vakıalar ve dosya kapsamı delillere göre, dosyaya dairemizin 29.03.2024 tarihli kararından sonra bilirkişi raporunun dosyaya sunulduğu, ancak ilk derece mahkemesinin karar tarihi itibariyle henüz rapora karşı itiraz sürelerinin devam ettiği, mahkemece rapor hakkında olumlu veya olumsuz bir değerlendirme yapılmadığı, bu duruma göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat koşulunun bu aşamada gerçekleşmediği, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.
Karar başlığında; davalının T.C. kimlik numarasının yazılmaması İİK'nın 260. ve kıyasen uygulanması gereken HMK'nın 391-(2) maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.
Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, İhtiyati haciz talep eden/davacının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Alınması gereken harç peşin alındığından, yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
4-İstinaf yolu için yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,
5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,
6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.08/07/2025
... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/984, K. 2025/1299, 8 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama