İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2026/239 K.2026/743

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden…

Esas2026/239Karar2026/743Tarih17 Nisan 2026Okuma9 dk · 1.845 kelime

KÜNYE

T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
17 Nisan 2026
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2026/239 - 2026/743
Dosya no
2026/239
Karar no
2026/743
Başkan
... (...
Üye
... (...
Üye
... (...
Katip
... (...
İncelenen kararın mahkemesi
SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
28/11/2025 Tarihli Ara Karar
Numarası
2025/859 Esas
Davacı
YAPI VE KREDİ BANKASI ANONİM ŞİRKETİ - ...
Vekili
Av. ...
Davalı
TARSA MEDYA KUYUMCULUK TEKSTİL AYAKKABI VE OTOMOTİV SANAYİ DIŞ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ -...
Vekili
Av. ...
Dava türü
İstirdat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi
Talep
İhtiyati Tedbir
Dava tarihi
13/11/2025
Kr. yazım tarihi
15/05/2026
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.845 kelime·9 dk okuma·7 bölüm

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacı bankaya, müşterileri tarafından teminat/tahsil amacıyla, teslim edilen keşide yeri Balıkesir olan 98 adet senet ve keşide yeri Ayvalık-Edremit-Burhaniye olan 240 adet senet Aras Kargo Yurtiçi Taşımacılık A.Ş.'ye kargoya verildikten sonra hırsızlık şüphesi ile kaybolduğunu, Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/396 E. Sayılı dosyasından 08.10.2025 tarihli ara karar ile 7 adet senedin,

Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/399 E. Sayılı dosyasından 08.10.2025 tarihli ara karar ile 5 adet senedin istirdatı için dava açmak üzere tarafımıza 2 haftalık kesin süre verildiğini ve eldeki davanın açıldığını beyan ile Bursa 5. Genel İcra Dairesinin 2025/231020 Esas, 2025/22941 Esas, 2025/23118 Esas Sayılı, Bursa 2. Genel İcra Dairesinin 2025/22940 E. Sayılı ve Bursa 1. Genel İcra Dairesinin 2025/22994 E. Sayılı takiplerin tedbiren durdurulmasını ve dosyaya yapılacak ödemelerin takip alacaklısına ödenmemesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ

İlk derece mahkemesince 28/11/2025 tarihli ara karar ile; " ... 1-Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE ... " karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tedbir talebine konu 12 adet senetten 7 adet senet hakkında tedbir talebinin kabul edilmesi ancak 5 adet senet hakkında tedbir taleplerinin reddine karar verilmesinin, çelişkili ve hukuka aykırı olup 5 adet senet hakkında da talebin kabulüne karar verilmesi gerekirken tedbir taleplerinin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı tarafça, istinaf dilekçesine karşı cevap dilekçesi verilmemiştir.

DELİLLER

Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/859 Esas sayılı 28/11/2025 Tarihli Ara Kararı ve tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava; istirdat istemine ilişkindir. Talep; ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince 28/11/2025 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiş karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.

Dosyanın incelemesinde; davacı, müşterisi tarafından teminat amacıyla teslim edilen, keşide yeri Balıkesir/AYVALIK, Edremit ve Burhaniye olan toplam 338 adet senedin, kargo şirketi aracılığıyla gönderimi sırasında hırsızlık şüphesiyle kaybolduğunu, söz konusu senetlerin kötü niyetli üçüncü kişilerce icra takibine konu edilme ihtimalinin bulunduğunu, nitekim Bursa genelindeki çeşitli icra dairelerinde bu senetlere dayalı takipler başlatıldığını, Aras KargoYurtiçi Taşımacılık A.Ş. aracılığıyla gönderilen senetlerin zayi olduğunu,

Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/396 esas sayılı dosyasında verilen ara karar ile dava açmak üzere kesin süre verildiğini, bu kapsamda eldeki davanın açıldığını belirterek Bursa'da ki ilgili icra dosyalarının tedbiren durdurulmasına ve yapılacak ödemelerin dosya alacaklarına ödenmemesine karar verilmesinin talep edildiği, ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiği, verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.

Eldeki davada, davacı tarafından teminat amacıyla teslim alınan ve kargo şirketi aracılığıyla gönderimi sırasında çalındığı ileri sürülen çekler nedeniyle, bu çeklere dayanılarak başlatılan icra takiplerinin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasının talep edildiği, ilk derece mahkemesince ihtiyat tedbir talebinin reddine karar verildiği görülmektedir.

6102 sayılı TTK'nın 651-(I) maddesi gereğince, kıymetli evrak zayi olduğu takdirde ''mahkeme'' tarafından iptaline karar verilebilir. Aynı Kanun'un 652-(2) maddesi gereğince, iptal usulü ve hükümleri hakkında, kıymetli evrakın türlerine ilişkin özel hükümler uygulanır ve dava konusu senedin zayi olduğu ileri sürülmesine ve 6102 sayılı yasanın 777-(1) maddesine göre, bononun iptali hakkında genel hükümlere göre, değerlendirme yapılması gerekmektedir. Zira 6102 sayılı TTK'nın 778-(1) maddesi gereğince, bononun ''niteline aykırı düşmedikçe'', 6102 sayılı TTK'nın 757. ila 765. maddesinin iptaline ilişkin hükümlerinin uygulanması gerektiği belirtilmektedir. Bu takdirde senetler bono niteliğine haiz olmadığı takdirde, genel hükümlere göre iptali gerekmektedir.

Atıf yapılan bu maddelere göre ise; "İradesi dışında poliçe elinden çıkan kişi, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki Asliye Ticaret Mahkemesinden, muhatabın poliçeye ödemekten menedilmesini isteyebilir. Mahkeme, ödemeyi meneden kararında muhataba vadenin gelmesi üzerine poliçe bedelini tevdii etmeye izin verir ve tevdi yerini gösterir". şeklinde bir düzenleme yer almaktadır.

6100 sayılı HMK'nın "ihtiyati tedbirin şartları"na ilişkin 389-(2) maddesinde; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir" düzenlemesi bulunmaktadır.

Aynı Kanunun 390-(3) maddesinde ise; "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır" hükmü bulunmaktadır.

Geçici hukuki koruma yargılamasını asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. 6100 sayılı HMK'nın ihtiyati tedbirle ilgili 390. maddesinin gerekçesinde geçici hukuki korumalarda ispat hususu üzerinde durulmuştur. Kanunda açıkça öngörülmemişse ya da işin niteliği gerekli kılmıyorsa, bir davada (normal bir yargılamada yaklaşık ispat değil, tam ispat aranır. Çünkü, hakim, mevcut ispat ve delil kuralları çerçevesinde, tarafların iddia ettiği bir vakıa konusunda tam bir kanaate varmadan o vakıayı doğru kabul edemez.

Ancak kanun koyucu bazen ya doğrudan kendisi düzenleme yaparak ya da işin niteliği ve olayın özelliği gereği hakime, bu durumu belirterek, ispat olgusunu düşürme imkanı vermiştir. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Doktrinde bu yön karar verilmesi için tam ispat ölçüsü yerine yaklaşık ispat ölçüsü olarak ifade edilmektedir. Ancak, yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez.

Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir.

Tam ispatın arandığı durumlarda bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu göz ardı etmez. Bu sebepledir ki, genelde geçici hukuki korumalara, özel de ihtiyati tedbire ve ihtiyati hacze karar verilirken haksız olma ihtimalide dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüştür.

Geçici hukuki korumalarda, bazen karşı tarafın dinlenmemesi, tüm delillerin ayrıntılı bir biçimde incelenmesine yeterli zamanın olmaması gibi sebeplerle yaklaşık ispat yeterli görülmüştür; bu çerçevede, aslında ispat ölçüsü bakımından HMK'da bir yenilik getirilmemekle birlikte, “yaklaşık ispat” kavramı kullanılarak doktrinde kabul gören ifade tasarıya alınmış, ayrıca burada hem tam ispatın aranmadığı belirtilmiş hem de basit bir iddianın yeterli olmadığı vurgulanmak istenmiştir.

Eldeki dava, mahiyeti itibarıyla kıymetli evrak niteliğinde olan bonoların zayi olması veya irade dışında elden çıkması nedeniyle açılan bono istirdadına ilişkin dava niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. Bono istirdat davası; bononun meşru hamili olduğunu ileri süren kişinin, senedin iradesi dışında elinden çıkması nedeniyle, senet üzerindeki hak sahipliğinin korunması ve senedin kötü niyetli ya da yetkisiz kişilerce kullanılmasının önlenmesi amacıyla açtığı özel nitelikli bir dava türüdür. Bu dava ile amaçlanan husus, kıymetli evrak üzerindeki hakkının korunması ve bono bedelinin yetkisiz kişilere ödenmesinin engellenmesidir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 757. ve 758. maddeleri uyarınca, zayi olduğu veya irade dışında elden çıktığı ileri sürülen kıymetli evrak bakımından mahkemece öncelikle ödeme yasağına ilişkin geçici hukuki koruma tedbirlerinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Anılan düzenlemeler kapsamında mahkemece, bonoların gerçekten zayi olup olmadığı, bonolar hakkında ödeme yasağı kararı verilip verilmediği, senetlerin ibraz edilip edilmediği ve senetlere ilişkin takip veya tahsil işlemleri bulunup bulunmadığı hususlarının araştırılması zorunludur.

Eldeki uyuşmazlıkta; davacı tarafça, dava konusu bonoların kargo şirketi aracılığıyla gönderildiği sırada çalındığı veya kaybolduğunun ileri sürüldüğü, ayrıca bu bonolara dayanılarak Bursa'daki çeşitli icra dairelerinde takipler başlatıldığının belirtildiği, buna rağmen ilk derece mahkemesince, Bursa'da açılan dava ve takip dosyaları yönünden TTK'NIN 757 ve 758.maddeleri kapsamında ödeme yasağı kararı verilip verilmediği, bonolar hakkında iptal veya zayi prosedürünün işletilip işletilmediği, bonoların tahsile ibraz edilip edilmediği, ödeme veya tahsil işlemi yapılıp yapılmadığı hususlarında yeterli araştırma ve incelemenin yapılmadığı,

özellikle Bursa İcra Dairelerinde bulunan ilgili dosyalarda bonoların tahsilinin önlenmesine yönelik olarak "ödemeden men" kararı bulunup bulunmadığının araştırılması, verilmiş bir ödeme yasağı kararının mevcut olması halinde bunun eldeki ihtiyati tedbir talebine etkisinin değerlendirilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak sonuca gidilmiş olduğu görülmektedir.

İlk derece mahkemesince, bonoların davacının elinden rızası dışında çıkıp çıkmadığı, davalının kötü niyetli olup olmadığı, ciroların sahte olup olmadığı ve davacının meşru hamil olup olmadığı hususlarının net olmadığından dolayı ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmişse de, bu hususların henüz tam olarak açıklığa kavuşmamış olmasının, tek başına ihtiyati tedbir talebinin reddedilmesine sonuç vereceğinin düşünülmesi hatalı olmuştur.

Öte yandan, ilk derece mahkemesince, davacının icra takiplerinde taraf olmadığı gerekçesiyle tedbir talebinin reddine karar verildiğini belirtilmişse de, istirdat davasının hukuki niteliği gereği bu değerlendirmenin yerinde olmadığı, zira, kıymetli evrakın istirdadına ilişkin davalarda esas olan hususun, davacının bono üzerinde ham sahibi olduğunu ve bonoların iradesi dışında elinden çıktığını ileri sürmesi olduğu, bu tür davalarda takip dosyasında alacaklı veya borçlu sıfatının bulunup bulunmamasının tek başına belirleyici olmadığı, önemli olanın dava konusu bonoların davacının hukuk dünyasını etkileyip etkilemediği ve bonoların tahsil edilmesi halinde davacı bakımından telafisi güç zararların doğup doğmayacağı olduğudur.

Yapılan tüm bu açıklamalar neticesinde, ilk derece mahkemesince öncelikle Bursa'daki ilgili dava ve icra takip dosyaları getirtilip, dava konusu bonolar hakkında 6102 sayılı TTK'nın 757 ve 758, maddeleri kapsamında bonolar hakkında ödeme yasağı yahut ödemeden men kararı verilip verilmediğinin araştırılması, bonoların tahsile ibraz edilip edilmediği, ödeme veya tahsil işlemi yapılıp yapılmadığı hususlarının açıklığa kavuşturulması,

istirdat davasının hukuki niteliği gereği, davacının icra takiplerinde alacaklı veya borçlu sıfatının bulunup bulunmamasının tek başına belirleyici olmadığı gözetilerek dava konusu bonoların tahsili halinde davacı bakımından telafisi güç zarar doğup doğmayacağı hususunun değerlendirilerek oluşacak kanaat çerçevesinde davacının talep ettiği ihtiyati tedbir talebi hakkında değerlendirme yapılması olduğu anlaşılmaktadır.

Karar başlığında; davacı ve vekilinin adresinin yazılmaması 2004 sayılı İİK'nın 260. ve kıyasen uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 391-(2) maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir. Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-a)-6) maddesince kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, karar verilmiştir.

HÜKÜ M

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacının ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-a)-6) maddesi gereğince ESASTAN KABULÜNE,

a-Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/859 Esas sayılı 28/11/2025 Tarihli Ara Kararının KALDIRILMASINA,

b-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

2-İstinaf Karar Harcının, talebi halinde ve ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,

3-İstinaf eden tarafından yapılan İstinaf başvuru giderlerinin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından değerlendirilmesine,

4-Kararın, 6100 sayılı HMK'nın 359-(4) maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,

5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362-(1)-g) maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/04/2026

Başkan ... e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Katip ... e-imzalıdır

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, E. 2026/239, K. 2026/743, 17 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  5. İlk Derece Mahkemesi Karar Özeti
  6. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  7. Deliller
  8. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  9. Hükü M

Karar Bilgileri

Mercii
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/239
Karar No
2026/743
Tarih
17 Nisan 2026

İlgili Kararlar

  • Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2026/239 K.2026/582
  • İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/239 K.2026/306
  • İstanbul 22. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/240 K.2026/286
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2026/241 K.2026/432
  • İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/241 K.2026/330
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2026/241 K.2026/505

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.