KÜNYE
T.C. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/770
- Karar No
- 2022/94
- Karar tarihi
- 24 Ocak 2022
- Dosya no
- —
- Karar no
- —
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 01/02/2021
- Numarası
- —
- Davacı
- ...
- Vekili
- ...
- Davalı
- ...
- Vekili
- ...
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Tarafların iddia ve savunmalarının özeti
- —
Karar Metni
1.270 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle: ....numaralı bağımsız bölümün tapuda davacı ...'e ait olduğunu ancak davacıların bu taşınmazı müşterek konut olarak kullandıklarını, dava dışı ...'ın kredi kullandığı sırasında aile konutu üzerine ipotek konulduğunu, ayrıca ...'in şahsi kefaletinin alındığını, oysa davacı ...'in işlemlerin yapıldığı tarih itibariyle hukuki işlem ehliyetinin bulunmadığını ve ayrıca kefalet sözleşmesi için gerekli eş rızasının alınmadığını beyanla, kefalet sözleşmesinin geçersizliğinin tespitini ve iptalini, aile konutu üzerindeki ipoteğin iptalini, davacı ...'in Samsun İcra Dairesi'nin ....Esas sayılı takip dosyaları sebebiyle davalıya borçlu olmadığının tespitini ve davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle: ....tarafından açılan davanın aktif husumet sebebiyle reddi gerektiğini, dava dilekçesindeki taleplerin her birinin zamanaşımına uğradığını, dava dışı ....'ın .........
Şubesi'nden kullandığı krediyevalı kooperatifin davacı ...'in de aralarında bulunduğu kefillerle imzaladığı 22.06.2015 tarihli kefalet taahhütnamesine istinaden müteselsil kefil olduğunu ve kredi borcunun geri ödenmesi sırasında yaşanan aksaklıklar sebebiyle bankanın müracaatı üzerine borcun davalı kooperatiften tahsil edildiğini, davacı ...'in de borcun tamamından kredi kefalet taahhütnamesine istinaden sorumlu olduğunu, nitekim bu sebeple aleyhinde takip başlatıldığını,
...Esas sayılı takip dosyalarında davacı ...'in takibe itiraz ettiğini ve Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ....Esas sayılı dosyası ile ....Esas sayılı dosyasında itirazın iptaline karar verildiğini ve kararların kesinleştiğini, ...
Esas sayılı takip dosyasında ise borçlu ... tarafından ödeme yapılarak dosyanın infazen kapatıldığını, kredi türü itibariyle kefalete eş rızasının aranmayacağını beyanla, davanın reddini ve davacının tazminata mahkum edilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabul kısmen reddine dair hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
İSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İstinaf başvurusunda bulunan davacı vekilinin dilekçesinde özetle; yerel mahkemece eksik inceleme ile usul ve yasaya aykırı olarak karar verildiğini, davanın tam kabulüne karar verilmesi gerektiğini, bu nedenlerle kararın kaldırılmasını talep ettiği anlaşılmıştır. İstinaf başvurusunda bulunan davalı vekilinin dilekçesinde özetle; davacının iddialarını genişletmesine muvafakatları bulunmadığını ancak yerel mahkemece bu hususun dikkate alınmadığını, müvekkili aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenlerle kaldırılmasını talep ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLER
Tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, kefalet sözleşmesinin geçersizliğine dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Somut uyuşmazlıkta, dava dışı ....'ın 23.06.2015 tarihinde .... Bankası A.Ş.'den kooperatif kredisi kullandığı, davacının ise davalı kooperatif tarafından hazırlanan "Borçlu ve Müşterek Müteselsil Kefillere Ait Sözleşme, Bilgilendirme ve Taahhütname", "...." ve ayrıca "Taahhütname" başlıklı belgelere imza kefil sıfatıyla imza attığı, anılan belgelere dayalı olarak davacı kefil hakkında icra takipleri başlatıldığı, davacı tarafından kefaletin ehliyetsizlik ve eş rızası bulunmaması nedeniyle davalıya borcunun olmadığı ileri sürülerek eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacı vekili ile katılma yoluyla davalı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.
6098 sayılı TBK'nın 583. maddesi, “Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır.
Kendi adına kefil olma konusunda özel yetki verilmesi ve diğer tarafa veya bir üçüncü kişiye kefil olma vaadinde bulunulması da aynı şekil koşullarına bağlıdır. Taraflar, yazılı şekle uyarak kefilin sorumluluğunu borcun belirli bir miktarıyla sınırlandırmayı kararlaştırabilirler. Kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumluluğunu artıran değişiklikler, kefalet için öngörülen şekle uyulmadıkça hüküm doğurmaz” olarak düzenlenmiştir.
Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle taraflar arasındaki kefalet sözleşmesinin TBK'nın 583. maddesindeki geçerli şekil koşullarına uygun yapılmamış olmasına, kefalet sözleşmesinin geçerliliğine ilişkin Kanunun emredici hükümlerinin mahkemece resen dikkate alınacak olmasına, Samsun İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyasının 22.06.2016 tarihli talep ile haricen tahsil ile infazen kapatılmış olması nedeniyle davacının dava tarihinden önce dava dışı ... tarafından ödenen borç yönünden menfi tespit davası açmakta hukuki yararı bulunmamasına, Samsun İcra Dairesi'nin ....
Esas sayılı icra takip dosyalarına ilişkin açılan itirazın iptali davalarının iş bu menfi tespit davası yönünden kesin hüküm teşkil edecek olmasına, kabul ve reddedilen miktarlar üzerinden yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Ancak kötüniyet tazminatına hükmedilmesinin gerekip gerekmediği her somut olayın özelliğine göre değerlendirilmelidir. İİK'nın 72/5. maddesi uyarınca kötü niyet tazminatına hükmedilmesi için takibin haksız olmasının yanı sıra davalının kötü niyetli olması da gerekli olup davalı kooperatifin kötü niyetli takip başlattığı ispatlanamadığı için davacının kötü niyet tazminatı talebinin kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer istinaf istemlerinin reddine, davalı vekilinin kötü niyet tazminatı yönünden istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/(1)-b-2 maddesi gereğince mahkemece verilen karar kaldırılıp düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 25/01/2022
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır!
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2021/770, K. 2022/94, 24 Ocak 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama