KÜNYE
T.C. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2023
- Dosya no
- 2022/1525
- Karar no
- 2023/1563
- Başkan
- ....
- Üye
- ....
- Üye
- ....
- Katip
- ....
- İncelenen kararın mahkemesi
- SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 16/06/2022
- Numarası
- 2019/678 Esas 2022/693 Karar
- Davacı
- ....
- Vekili
- ....
- Davalı
- ....
- Vekilleri
- ....
- Davalı
- ....
- Vekilleri
- ....
- Davanın konusu
- Tazminat
- Tarafların iddia ve savunmalarının özeti
- —
Karar Metni
813 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; 05/05/2018 tarihinde .... idaresindeki ve araç maliki .... olan .... plakalı aracın Ordu istikametinden Ankara istikametine seyir halinde iken refüje çarptığını ve yakıt deposu ile depodaki yakıtın yola dökülmesi sonucu zincirleme trafik kazası meydana geldiğini, müvekkili ....'nin de .... plakalı aracı ile kazaya karıştığını ve aracının kaza sebebiyle pert olduğunu belirterek, kusur oranlarının tespitini, müvekkilinin aracında meydana gelen zararın davalılardan tahsili ile müvekkiline verilmesini taleple dava ettiği anlaşılmıştır.
Davalı .... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, kısmi dava olarak kabulü halinde de davanın reddi gerektiğini, davalının kusuru, sürücünün kural ihlali ve araçtan kaynaklı kusuru bulunmadığını, KTK 86. Maddesi gereği müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağını belirterek, müvekkilinin dava konusu kazada sorumluluğu ve kusuru bulunmadığından müvekkili şirket yönünden davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Davalı .... tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Yerel mahkemece yapılan yargılama sonucunda; Davanın kısmen kabulüne karar verildiği görülmüştür.
İSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yerel mahkemece verilen kararın hatalı olduğunu, kaza tarihi itibari ile gerçek zarar bilirkişi raporunda görüldüğü üzere 13.000,00 TL olduğu kanaati bildirildiğini, rapor tarihi itibari ile gerçek zarar 33.500,00 TL olarak belirlendiğini, mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Davalı ..... vekilinin istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yerel mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda müvekkil kazadan sorumlu olduğu yönündeki hatalı kanaate dayanılarak hesaplama yapıldığını, mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, davanın tümden reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLER
Tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, trafik kazası nedeni ile maddi tazminat istemine ilişkindir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.
Yerel Mahkeme tarafından davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş, verilen karar davacı vekili tarafından, hükme esas alınan bilirkişi raporunda kaza tarihi itibariyle gerçek zararın 13.000,00-TL olarak, rapor tarihi itibariyle ise gerçek zararın 33.500,00-TL olarak belirlendiği, bu nedenle davacının talebinde munzam zarar oluştuğu, davalı tarafın ağır kusuru ile kazanın meydana geldiği, davacının aracının pert olduğu, munzam zarar talebinin reddine ilişkin kararın yerinde olmadığı gerekçesi ile; davalı .... vekili tarafından, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki kusur oranının kabul edilebilir olmadığı,
06.04.2020 tarihli kusur raporunda davalının kusursuz olduğunun belirlendiği, davalı ile olay arasında uygun illiyet bağının bulunmadığı, ayrıca kazanın araçta bulunan bir bozukluktan da ileri gelmediği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda araç değerinin yüksek tespit edildiği, ıslah edilen bedelin zamanaşımına uğradığı, bu hususun değerlendirilmediği gerekçesi ile istinaf edilmiştir.
Somut olayda davacı tarafından munzam zarar talebinde bulunulmuştur.
Aşkın (munzam) zarar 6098 sayılı TBK'nın 122. Maddesinde: 'Alacaklı, temerrüt faizini aşan bir zarara uğramış olursa, borçlu kendisinin hiçbir kusuru bulunmadığını ispat etmedikçe, bu zararı da gidermekle yükümlüdür.
Temerrüt faizini aşan zarar miktarı görülmekte olan davada belirlenebiliyorsa, davacının istemi üzerine hâkim, esas hakkında karar verirken bu zararın miktarına da hükmeder.' şeklinde düzenlenmiştir.
Alacaklının munzam (aşkın) zarar talebinde bulunabilmesi için:
1-Alacaklının temerrüt faizini aşan zararının olması,
2-Temerrüt ile munzam zarar arasında illiyet bağının bulunması,
3-Borçlunun kusursuzluğunu ispatlayamamış olması gerekir. Yerel Mahkemece yapılan yargılama neticesinde davacı tarafa maddi zarar bedelinin faizi ile ödenmesine karar verildiği, davacının aşkın bir zararının bulunduğunu ve bu durumun davalının kusurundan ileri geldiği hususunu ispat edemediği, bu nedenle Yerel Mahkemece davacının munzam zarar talebinin reddine ilişkin kararının yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Yerel Mahkeme tarafından toplanması gerekli tüm delillerin toplandığı, usulünce tartışıldığı, hükme esas alınan kusur raporundaki tespitletin Samsun 11. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ....
Esas sayılı dosyası kapsamında alınan kusur raporu ile örtüştüğü, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, meydana gelen kazanın ceza yargılamasına konu olması, TCK'da belirlenen uzamış zamanaşımı süresi göz önünde bulundurularak davalının zamanaşımı itirazının değerlendirilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, gerekçede hata edilmediği,
taraf vekillerinin istinaf taleplerinin yerinde olmadığı anlaşılmakla, istinaf kanun yolu başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 17/10/2023
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır!
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/1525, K. 2023/1563, 17 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama