KÜNYE
T.C. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 30 Haziran 2025
- Dosya no
- 2024/1385
- Karar no
- 2025/1211
- Başkan
- ....
- Üye
- ....
- Üye
- ....
- Katip
- ....
- İncelenen kararın mahkemesi
- SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 05/06/2024
- Numarası
- 2023/129 2024/682
- Davacı
- ....
- Vekilleri
- ....
- Davalılar
- ....
- Vekili
- ....
- Vekili
- ....
- Davanın konusu
- Tazminat
- Tarafların iddia ve savunmalarının özeti
- —
Karar Metni
1.816 kelime·9 dk okuma·4 bölüm
Davacı vekili 01/02/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle.
24/08/2022 tarihinde ...'in maliki olduğu, ....in sevk ve idaresinde bulunan .... plaka sayılı aracın .... plakalı motosikleti kullanmakta olan müvekkiline çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin malul kalacak şekilde yaralandığını, kazanın oluşumunda araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, oluşan zararın tanzimi için davalı sigorta şirketine başvuruda bulunduklarını, anlaşamama ile sonuçlandığını belirterek,
HMK 107 maddesi kapsamında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminatının davalı .....den temerrüt tarihi olan 01/10/2022 tarihinden, davalı ....'den ise kaza tarihi olan 24/08/2022 tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini ve 200.000,00 TL manevi tazminatın ise davalı ....'den kaza tarihi olan 24/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.
Davalı.... vekili 21/01/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle.
KTK 97.maddesi gereğince zorunlu başvurunun usulüne uygun yapılmadığını, belirsiz alacak davası açılmasının hukuki yaranının bulunmadığını, soruşturma doyasının sonucunun beklenmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve sağlık teminatı kapsamında olup sorumluluklarının bulunmadığını, maluliyet tespiti için 1 yıllık sürenin tamamlanması gerektiğini ve ATK dan rapor alınmasının zaruri olduğunu, kaza sırasında davacının koruyucu ekipman kullanıp kullanmadığının tespiti ile müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hesaplamanın poliçe genel şartlarına göre yapılması gerektiğini,
sorumluluğun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, temerrütün gerçekleşmediğini, avans faize hükmedilmesinin mümkün olmadığını beyanla davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece Mahkemesi tarafından maddi tazminat yönünden; 5.176,80 TL bakıcı gideri, 10.438,16 TL tedavi gideri, 17.429,21 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 569.121,76 TL sürekli iş göremezlik tazminatı (davalı ....'nin sürekli iş göremezlik yönünden sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) toplam 602.165,94 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketinden dava tarihinden, davalılar ....den kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, Manevi tazminat yönünden; 45.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ....'den kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
İSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
İstinaf başvuru talebinde bulunan davacı vekili dilekçesinde özetle, müterafik kusur indirimi yapılmasının hatalı olduğunu, müvekkilinin maluliyet oranının düşük hesaplandığını, aktüerya raporunun hatalı olup, müvekkilinin tazminat hesaplamasının düşük değerlendirildiğini, sigorta şirketi yönünden faiz başlangıç tarihinin hatalı değerlendirildiğini, faiz türünün hatalı belirlendiğini, manevi tazminat tutarının düşük olduğunu, davalı lehine iki vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, arabuluculuk ücretinin davacı müvekkilinden alınmasına karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılarak, talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
İstinaf başvuru talebinde bulunan davalı Türkiye Sigorta vekili dilekçesinde özetle, müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğinden bu husus göz önüne alınmadan tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, manevi tazminat fer'ilerinden müvekkili şirketin sorumlu olmadığından harç ve yargılama giderlerinden sınırlı sorumluluğunun bulunmadığını, yetkisiz kurum tarafından rapor hazırlandığını, maluliyet oranın tespiti için Adli Tıp kurumundan rapor temin edilmesinin gerektiğini, % 1,8 teknik faiz kullanılarak tazminat hesabı yapılması gerektiğini, hükme esas alının aktüerya bilirkişi raporunun hukuka aykırı olduğunu,
hükme esas alının % 100 kusur oranını kabul etmediklerini, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limitleriyle sınırlı olduğunu, müvekkilinin usuli kazanılmış hakkın gözetilmediğini ileri sürerek, kararın kaldırılarak, talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
İstinaf başvuru talebinde bulunan .... vekili dilekçesinde özetle, bakıcı ve tedavi giderleri ....'nun sorumluluğunda olduğundan bu taleplerin husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının kaza sırasında emniyet kemeri kullanıp kullanmadığının tespit edilmesi gerektiğini, %20'den az olmamak üzere müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, bilirkişi raporunda kusur oranında hata yapıldığını, başvuranın muayene edilmeksizin, yetkisiz kurum tarafından hazırlanan maluliyet oranın hatalı olduğunu, davacının kazada kusurlu olduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılarak, talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLER
Tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Dava, trafik kazası sonucu maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davacı ile davalılar ....., .......... ve davalı ............ Anonim şirketi tarafından istinaf edilmiştir. A- DAVALI ..... VEKİLİ İLE DAVALILAR ....'İN İSTİNAF İTİRAZLARI BAKIMINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE;
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; istinaf edenin sıfatı ve istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan inceleme neticesinde.
Yerel Mahkeme tarafından toplanması gerekli tüm delillerin toplandığı, usulünce tartışıldığı, hükme esas alınan kusur raporunun denetime açık, hüküm kurmaya elverişli olduğu, kusur değerlendirmesinin ceza yargılaması sırasında yapılan kusur değerlendirmesi ile benzer mahiyette olduğu, davacının kusursuz olduğunun sabit olduğu, Yargıtay uygulaması ve Adli Tıp Kanunu'nun 31. Maddesi gereğince resmi bilirkişi statüsü verilen Üniversite Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlıklarının maluliyet oranını belirleme yetkisi olduğu,
mahkemece hükme esas alınan OMÜ Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının maluliyet raporunun doğru yönetmelik hükümlerine göre alındığı denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda THR 2010 ve prograsif rant yönteminin esas alınarak hesaplama yapılmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, davacının baş kısmından yaralanmaması ve kask durumuna ilişkin davacı aleyhine delil olmaması nedeniyle kask nedeniyle müterafik indirim yapılamamasına yönelik mahkeme gerekçesinde isabetsizlik olmadığı,
geçici iş göremezlik ve bakıcı giderlerinin de sigorta teminatı kapsamında bulunması nedeniyle davalıların bu giderlerden sorumlu tutulmasında isabetsizlik bulunmadığı, verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla davalı .... vekili ile davalılar .... vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
B-DAVACININ İSTİNAF İTİRAZLARI BAKIMINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; istinaf edenin sıfatı ve istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan inceleme neticesinde.
Yerel Mahkeme tarafından toplanması gerekli tüm delillerin toplandığı, usulünce tartışıldığı, Yargıtay uygulaması ve Adli Tıp Kanunu'nun 31. Maddesi gereğince resmi bilirkişi statüsü verilen Üniversite Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlıklarının maluliyet oranını belirleme yetkisi olduğu, mahkemece hükme esas alınan OMÜ Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının maluliyet raporunun doğru yönetmelik hükümlerine göre alındığı denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda THR 2010 ve prograsif rant yönteminin esas alınarak hesaplama yapılmasında bir isabetsizlik bulunmadığı,
davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, davacının zorunlu olmamasına rağmen arabuluculuk başvurusunda bulunduğu, Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazine adına irat kaydına karar verilmesinde isabetsizlik olmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 78 inci maddesinde "Belirli sürücülerin ve yolcuların, araçların sürülmesi sırasında koruyucu tertibat kullanmaları zorunludur... Kullanma ve yolların özelliği gözetilerek hangi tip araçlarda sürücülerinin ve yolcularının şehiriçi ve şehirlerarası yollarda hangi tarihten itibaren kullanılacağı yönetmelikte belirtilir." düzenlemesi yapılmıştır.
Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 150 nci maddesinde "Belirli sürücülerin ve yolcuların, araçların sürülmesi sırasında koruyucu tertibat kullanmaları mecburidir.
(Değişik ikinci fıkra:RG-19/2/2014-28918) Sürücü ve yolcular için, nicelik ve nitelikleri bu Yönetmeliğin ekinde yer alan (1) sayılı cetvelde ve Karayolları Trafik Kanununa göre çıkarılan diğer yönetmeliklerde gösterilen koruyucu tertibatlardan;
a) Üç tekerlekli yük motosikletleri hariç, elektrikli bisiklet, motorlu bisiklet ve motosikletlerde sürücülerin koruma başlığı ve koruma gözlüğü, yolcuların ise koruma başlığı,” şeklinde düzenlenme bulunmaktadır.
Somut olayda; mahkemece, davacının sol dizinin kırıldığı, dizlik takmaması ile yaralanma arasında illiyet bağı olduğu gerekçesi ile %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmış ise de KTY'nin ilgili maddesinde motosiklet sürücüleri için dizlik zorunlu koruyucu ekipman olarak düzenlenmediğinden bu şekilde indirim yapılması hatalı olup, Yargıtayın güncel uygulaması da bu yöndedir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin .... esas, .... karar sayılı, .... esas, .... karar sayılı,.... esas, .... karar sayılı ilamı). Mahkemece , manevi tazminat miktarı belirlenirken müterafik kusur durumu da dikkate alındığından manevi tazminatın da bir miktar arttırılması gerekmektedir.
Yine, reddedilen manevi tazminat açısından A.A.Ü.T'nin 3/2. Maddesi ve 10/3 maddesi gereğince ret sebebi ortak olduğundan davalılar .... lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi de hatalıdır.
Ne var ki HMK'nın 353/(1)-b-2. Maddesi gereğince yukarıda yapılan açıklamalar uyarınca yerel mahkeme kararının gerekçe ve hüküm bölümünde tespit edilen bu yanlışlıkların, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği sonucuna varılarak, davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile; mahkemece verilen hükmün 353/(1)-b-2. maddesi uyarınca kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurmak gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 30/06/2025
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır!
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/1385, K. 2025/1211, 30 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama