KÜNYE
T.C. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi Asıl Dosya (Samsun Asliye Ticaret Mah.2021/358 Esas) Vekili . ... Birleşen Dosya (Samsun Asliye Ticaret Mah.2024/1080 Esas)
- Karar tarihi
- 8 Temmuz 2025
- Dosya no
- 2025/1127
- Karar no
- 2025/1275
- Başkan
- ...
- Üye
- ...
- Üye
- ...
- Katip
- ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 10/04/2025
- Numarası
- 2021/358 Esas 2025/480 Karar
- Davacılar
- ...
- Davalı
- ... ...
- Vekili
- ...
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- Davacılar
- ...
- Vekilri
- ...
- Davalı
- ... ...
- Vekili
- ...
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- Tarafların iddia ve savunmalarının özeti
- —
Karar Metni
1.501 kelime·8 dk okuma·3 bölüm
Asıl dosyada davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin müteveffa babası ....a hayatının son 5-6 ayında yardımcı olan davalı ...'un bu hizmetinin karşılığında müteveffaya ait Samsun ili İlkadım İlçesi İlyasköy Mahallesi .... ada, .... parselde kayıtlı .... bağımsız bölüm numaralı mesken niteliğindeki taşınmazda hayatı boyunca ücretsiz oturmayı istediğini, davalının bu isteğini müvekkillerinin ve müteveffanın kabul etmesi üzerine taraflar arasında 29/07/2019 tarihli taahhütname imzalandığını, davalının müvekkili ....ve müteveffanın taahhütnameye atmış olduğu imzayı kötüye kullanarak,
yani imzanın üzerindeki boşluğu 420.000TL bedelli bir senet metnine çevirerek müvekkili ....'ı ve müteveffayı kendisine borçlu konumuna getirerek davalı tarafça müvekkilleri hakkında Samsun İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ev kirası dahi ödeyemeyecek durumda olan davalının 420.000TL biriktirmesi ve birikiminin tamamını hiçbir teminat almaksızın bir çırpıda müteveffaya vermesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, icra takibine konu edilen sahte senet hakkında Samsun CBS'na suç duyurusunda bulunulduğunu, .... esas sayılı dosyası ile halen soruşturmanın devam etmekte olduğunu belirterek,
müvekkillerinin Samsun İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyasına konu bono sebebiyle borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen dosyada davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacıların uzun yıllardan beri Almanya'da yaşadıklarını, şüpheli ... tarafından Samsun İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyası üzerinden aleyhlerine 420.000 TL bedelli senet nedeniyle takip başlatıldığını, müteveffa babaları ....'un son dönemlerinde bakımında yardımcı olduğunu, taahhütname başlıklı belgenin ilgili yerlerini keserek imza kısımları üzerindeki boşluğu doldurmak suretiyle resmi belge niteliğindeki senet tanzim etmek suretiyle dolandırıcılık yaptığını, senedi de icra takibine koyduklarını beyanla davalarının kabulüne yine Samsun Asliye Ticaret Mahkemesinin.... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl dosyada davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça açılan davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, senede karşı senetle ispat kuralına karşın davacıların öne sürdüğü hususların mesnetsiz ve soyut çıkarımlardan ibaret olduğunu, senede karşı ileri sürülen iddiaların yine senet yahut diğer kesin belgelerle ispatı ispat hukukunun en temel kurallarından olduğundan davacı tarafın senedin inkarına dair öne sürmüş olduğu hususların hiçbirinin senet yahut aynı kuvvette bir kesin delil niteliğinde olmadığından ispata elverişli olmadığını,
davacı tarafın imzanın murislerine ve davacılardan ....a ait olmadığını iddia edemedikleri gibi davaya konu senetten kaynaklanan borcu ödediklerine ilişkin bir evrakı da dava dosyasına kazandıramadığını, takip konusu senedi müvekkiline davacıların değil davacıların murisinin teslim ettiğini, bu nedenle böyle bir senedin teslim edilip edilmediği hususunda davacıların bilgileri dahi olamayabileceğini, senedin muris tarafından müvekkiline yazılı ve imzalı halde teslim edildiğini belirterek,
haksız ve kötü niyetli olarak açılan huzurdaki davanın reddi ile davacıların %20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen dosyada davalının cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Yerel mahkemece yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Asıl ve birleşen dosya davalısı ... vekilinin istinaf başvuru dilekçesinde özetle; söz konusu senedi davacıların murisi ...., mevcut haliyle müvekkile teslim ettiğini, söz konusu senet, muris tarafından müvekkil yazılı ve imzalı halde teslim edilmiş olup senedin nasıl düzenlendiği, hangi evrak üzerinde nasıl doldurulduğu,
neden klasik kağıt boyutlarında yahut matbu bono şeklinde düzenlenmediği hakkında müvekkil bilgisi olmadığını, müvekkilin kendisine mevcut haliyle verilmiş olan senedin sahteliğini veya başka bir evraktan türetildiğini anlama yahut öğrenme imkanı da bulunmadığını, tüm bu hususların hukuk mahkemesince araştırılıp değerlendirilmesi gerekirken hukuk mahkemesini doğrudan bağlamamasına rağmen yerel mahkeme ceza mahkemesi kararını doğrudan kabul etmiş ve bu konuda hiçbir inceleme ve değerlendirme yapmadığını,
yerel mahkemece hiçbir değerlendirme ve gerekçe olmaksızın "davalı takip alacaklısının kötüniyetli olduğu değerlendirilmekle" denilerek %20 kötü niyet tazminatına hükmedildiğini, mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Asıl ve birleşen dava, bonoya dayalı icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Somut uyuşmazlıkta, davacılar tarafından, takip dayanağı bononun sahte olarak düzenlendiği ileri sürülerek borçlu olmadığının tespiti için eldeki davaların açıldığı anlaşılmaktadır.
Yerel mahkemece, asıl ve birleşen davanın kabulüne dair verilen karara karşı asıl ve birleşen davada davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Öncelikle davalı vekilince istinaf başvuru dilekçesinde adli yardım talebinde bulunmuştur. Adli yardıma ilişkin usul ve esaslar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334-340. maddelerinde düzenlenmiş olup, aynı Kanun'un 336/3. maddesine göre adli yardım talebi kanun yollarına başvuru sırasında Bölge Adliye Mahkemesi'ne de yapılabilir ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 337/1. maddesi uyarınca da duruşma yapılmaksızın talep hakkında karar verilebilir. Bu itibarla, davalı vekilinin istinaf başvuru ve peşin harç giderleri yönünden adli yardım talebinin kabulüne karar verilerek istinaf itirazlarının incelenmesine geçilmiştir.
Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle; takibe konu senedin borçluların imzalarından faydalanılarak sahte olarak düzenlenmiş olduğunun kesinleşmiş ceza mahkemesi kararı ile sabit olmasına göre; davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Ancak davacılar tarafından ayrı ayrı açılan ve birleştirilerek görülen işbu davada, ispat yükü üzerine düşen davacılar tarafından senedin sahte olarak düzenlendiği iddiasının ispat edildiği sabit olduğundan takip başlatılmasının kötüniyetli olduğu gerekçesi ile asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı kabulüne ve her bir dava bakımından da ayrı ayrı kötüniyet tazminatına hükmedilmiştir.
Dosya kapsamı uyarınca, davalı alacaklı tarafından, davacıların başvuru borçlusu olduğu tek bir bonoya dayalı olarak davacılar hakkında tek bir icra takibine geçilmiş olduğu, isabetli olarak birleştirilip görülen işbu davada 6102 sayılı Kanun’un 701/3 ve 724/1. maddeleri gözetildiğinde müteselsil takip borçluları olan davacılar lehine 6098 sayılı Kanun’un 169. maddesi çerçevesinde tek bir kötüniyet tazminatına karar verilmesi gerekirken, asıl ve birleşen dava yönünden ayrı ayrı kötüniyet tazminatına hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
HMK'nın 353/(1)-b-2. maddesinde yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında karar verileceği belirtilmiş olup,anılan yasal düzenleme uyarınca davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun kısmen kabulü ile mahkemece verilen kararın düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıda belirtilen şekilde karar verilmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 08/07/2025
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır!
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/1127, K. 2025/1275, 8 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama