KÜNYE
T.C. Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2025
- Dosya no
- 2025/1060
- Karar no
- 2025/917
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- ........ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 14/08/2025
- Numarası
- ....../...... Esas - ....../...... Karar
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Dava konusu
- Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)
- Dava tarihi
- 16/07/2025
- Karar yazım tarihi
- 09/10/2025
Karar Metni
897 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
A-)TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ............... seri numaralı keşidecisi ..........................şti. olan 31/03/2026 keşide tarihli 400.000,00 TL (dörtyüzbin TL) değerindeki çek ile; .............. Şubesi’nin ........ nolu keşidecisi ..............Şirketi olan 28/02/2026 keşide tarihli 600.000,00 TL (altı yüz bin TL) bedelli çeklerin, müvekkili şirket uhdesinde iken kaybolduğunu, dava konusu çeklerin tahsile konulma ihtimaline göre teminatsız olarak, mümkün olmazsa teminat karşılığı çekler için ödeme yasağı kararı verilmesini, nihayetinde çeklerin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Hasımsız B-)MAHKEMENİN KARAR ÖZETİ: "...davacının son ciranta ve yetkili hamil olmadığı, zayi nedeniyle senet iptali davasının ancak lehdar ve yetkili hamil tarafından açabileceği, dolayısıyla davacının iptal davası açma hakkının bulunmadığı, 6102 sayılı TTK'nın 818/1-s. yollaması ile aynı Kanunun 757.maddesi uyarınca zayi nedeniyle iptal davası açma hakkı sadece yetkili hamile tanındığından 6100 sayılı HMK'nın 114/1-h maddesinde düzenlenen hukuki yarara ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nın 115/2 maddesi uyarınca davanın usulden reddine..." karar verildiği görülmüştür.
C-)İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı vekili sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemeye sunulan çek suretlerinden ve çek çıkış bordrolarından (06/08/2025 tarihli dilekçe ve ekleri) da anlaşılacağı üzere çek üzerindeki son ciranta ...............Şti. olup yetkilisi ........... tarafından ciro edildiğini, daha sonra ....... yabancı yetkilisi olan ve çeki şahsen de ...................'nun ilgili çekleri avans olarak müvekkili şirkete teslim ettiğine dair 27/06/2025 tarihli ''çek çıkış bordrosu'nu' düzenleyip bu bordronun dosyaya sunulduğunu, bu şekilde müvekkilinin 6102 S.K.'nın 159/2 hükmü gereği çek uhdesinde iken ziyaa uğradığına dair delilleri mahkemeye sunduğunu belirterek, hükmün kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
D-)DELİLLER; ........ Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ....../.......E. - ....../...... K. sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
E-)İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; iki adet çekin zayi nedeniyle iptali talebine ilişkindir.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, inceleme konusu karar başlığında; davacının ve davacı vekilinin adreslerinin yer almaması 6100 sayılı HMK'nın 297.maddesine aykırı ise de, mahallinde her zaman düzeltilmesi mümkün bulunduğundan bu eksiklik eleştirilmekle yetinilmiştir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355.madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davacı şirket vekili; bilgileri verilen iki adet çekin şirket uhdesinde iken kaybolduğunu yada çalındığını belirterek zayi nedeniyle iptalini talep etmiş, devamında 06/08/2025 tarihindeki beyan dilekçesi ile son cirantanın ................... Şti. olup yetkilisi .............. tarafından da ciro edildiğini belirtmiş, Mahkemece davacının son ciranta ve yetkili hamil olmayıp davacının iptal davası açma hakkı bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
O halde uyuşmazlık, davacının zayi nedeniyle iptal davası açma yetkisinin olup olmadığı hususundadır.
Davacı şirketin, dava konusu iki adet çek üzerinde keşideci yada lehtar olarak sıfatının olmadığı ancak, beyan dilekçesi ekinden de anlaşılacağı üzere çeklerin lehtarları tarafından ciro edildiği, her iki çekin son cirantasının ....... Şirketi olup hem şirket kaşesinin üzerinde hem de ........ isminin altında imzalar bulunduğu, aynı zamanda 27/06/2025 tarihli "çek çıkış bordrosu" başlıklı belgede "Yalnız bir milyon TL çek ödemesi yapılmıştır.
.........................''ne avans olarak bir milyon TL verilmiştir." denilerek teslim eden .......... ad ve imzası ile davacı şirket kaşe ve imzasının bulunduğu anlaşılmıştır.
Ayrıca Mahkemece tensiple duruşma günü 03/12/2025 olarak tayin edilip, davacı vekilinin 06/08/2025 tarihli dilekçesi dikkate alınarak duruşma günü beklenmeksizin dosya üzerinden karar verildiği görülmüştür.
Bu tespitlere göre davacı şirketin çekleri uhdesine alarak yetkili hamil sıfatı kazanabileceği, TTK'nın 651/2. maddesi uyarınca iptal davasını açmakta hukuki menfaati olan kişinin senede bağlı alacak hakkı olan hamil olduğu, aksi yönlü Mahkeme değerlendirmesi ile yine Mahkemece duruşma günü beklenmeksizin dosya üzerinden karar verilmesi de isabetli bulumamıştır.
Bu nedenle Mahkemece yapılacak iş; yeniden duruşma günü tayin etmek, ilanların usulünce yapılıp yapılmadığını denetlemek, davacının hukuki yararının bulunduğunu kabul ederek, tüm delilleri birlikte değerlendirip davanın hasımsız ve basit yargılamaya tabi niteliği de dikkate alınarak, varılacak sonuca göre hüküm kurmaktan ibarettir.
Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki esaslar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve inceleme ile yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, kararın kaldırılmasını gerektiği anlaşıldığından, davalının yukarıdaki sebeplerle istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-(a-6) bendi gereğince kaldırılarak, dosyanın yeniden görülmesi için kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/1060, K. 2025/917, 8 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama