İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2025/1397 K.2025/1215

Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen 'Davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle usûlden reddine' dair karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmakla;…

Esas2025/1397Karar2025/1215Tarih16 Aralık 2025Okuma9 dk · 1.811 kelime

KÜNYE

T.C. Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
16 Aralık 2025
Dosya no
2025/1397
Karar no
2025/1215
Başkan
—
Üye
—
Üye
—
Katip
—
İncelenen kararın mahkemesi
............. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
—
Numarası
....../...... Esas - ...../........ Karar
Davacı
—
Vekili
—
Davalı
—
Vekili
—
Davanın konusu
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Dava tarihi
28/04/2025
Karar tarihi
—
Karar yazım tarihi
—
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.811 kelime·9 dk okuma·7 bölüm

Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen 'Davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle usûlden reddine' dair karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmakla; dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

A) DAVACININ İDDİASI VE TALEBİ

Davacı vekili ............ tarihinde sunduğu dava dilekçesinde. Müvekkili davacı ile davalının "............ Nolu İşyeri Güç Arttırım İşleri" işinin yapılması hususunda ............... TL bedel üzerinden anlaştıklarını, bu tutarın .................. TL'sinin davalı yanca ödenmemesi üzerine davalı hakkında ..........

İcra Dairesi ........../......... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılığını, davalının ............... tarihinde itiraz ederek takibi durdurduğunu, borçlu tarafından kısmi ödeme yapıldığından taraflar arasında fiilen sözleşme ilişkisi bulunduğunu, bu nedenle TBK'nin md 89 hükmü gereğince yetkili mahkemenin alacaklının yerleşim yeri mahkemesi olduğunu, davalının takibe itirazının haksız ve kötüniyetli olduğunu, müvekkili şirket tarafından gönderilen fiyat teklifinde tarafların mutabık kaldıklarını ve belirtilen iş ve hizmetin müvekkili şirket tarafından tamamlandığını,

keza müvekkili tarafından kesilen fatura ile verilen fiyat teklifindeki tutarın aynı olduğunu, arabuluculuk başvurularının anlaşamama ile sonuçlandığını ileri sürerek, davalının ......... İcra Dairesi ......./....... Esas sayılı icra takibine vaki itirazının iptaline, takibin devamına ve davalının alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini talep etmiştir.

B) DAVALININ SAVUNMASI

Davalı vekili süresinde sunduğu cevap dilekçesinde; müvekkili davalının kauçuk imalatı yapmakta olduğunu, ........ yılında .......... Gayrimenkul Yatırım A.Ş.'den satın aldıkları dükkanın elektrik gücünün yetersiz olması üzerine, davacı şirkete güç artırımı ile teklif sunulduğunu ve davacı ile davalının davalının dükkanının ........ olan elektrik gücünü ........ a çıkartmak ve güç artırımı yapmak konusunda anlaştıklarını ve güç artırım işlerinin yapılması hususunda ...........

USD ( KDV dahil) bedelli sözleşme yapıldığını, sözleşme gereği müvekkilinin elektrik projesi için .............. tarihinde ................. nolu IBAN' dan davacı şirketin ...................... nolu IBAN 'a ............ TL gönderdiğini, davalınin sözleşmenin ve proje bedelini ödemesinin hemen akabinde davalının belirtilen hesabına kendi ................

Şubesi ................... nolu hesabından ............. tarihinde ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden TL cinsinden ......... TL (KDV hariç) ödeme yaptığını, Yani KDV dahil ............. ABD Doları'nın KDV hariç ............ ABD Dolarlık kısmını ödediği, davacı şirketin fatura kesmediği ve taahhüt ettiği işlerini tamamlamadığı için karşılıklı anlaşma ile davalı ............

TL (KDV hariç) ödeme yaptığını, Ancak davacı tarafın ............. tarihinde taahhüt ettiği işleri tamamlamadığı hâlde fatura kestiğini, daha sonrasında da davalının ödeme yapmış olmasına rağmen davalıdan ................ tarihindeki kur üzerinden ödeme yapmasını talep ettiğini ve davalı hakkında icra takibi başlatarak işbu haksız ve kötü niyetli davayı açtığını, ayrıca davacı yanın müvekkiline abonelik sözleşmesi yapılması abonelik sözleşmesi yapıldıktan sonra güç arttırımı yapılacağını söylediğini,

davalının ................... tarihinde ............. sözleşme yapmış olmasına rağmen davacı taraf davalıya taahhüt etmiş olduğu güç arttırım işini yapmadığını, davacı şirket taahhüt ettiği işi tamamlamayarak ayrıca davalıyı ağır zarara uğramasına neden olduğunu, davacının hem taahüdünü yerine getirmediğini hem de haksız ve kötü niyetli olarak alacak takibine geçtiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.

C) İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

.............. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ................ tarih ve E......./......., K....../....... sayılı kararı ile; "Dava, fatura alacağına ilişkin olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. ...

Tüm dosya kapsamında yapılan inceleme neticesinde; davacı alacaklının davalı borçlu aleyhine ....... İcra Müdürlüğünün ....../........

Esas sayılı takip dosyası ile icra takibi başlattığı, ödeme emrinin borçluya .......... tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun ............... tarihli dilekçesi ile icra dairesinin yetkisine, borca ve ferilerine itiraz ettiği, davacı alacaklının itirazın iptali isteminde bulunduğu, davalı borçlunun davanın reddini savunduğu anlaşılmakla; taraflar arasındaki uyuşmazlığın fatura alacağına ilişkin olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkara tazminatı istemine ilişkin olduğu, somut uyuşmazlıkta genel yetki kurallarının uygulama alanı bulacağı ve yetkili icra müdürlüğünün davalının yerleşim yeri olan ...........

İcra Müdürlükleri olduğu kanaatine varılarak yetkili icra dairesinde yapılan bir takip bulunmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile, "Dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usûlden reddine" karar verilmiştir.

D) İSTİNAF NEDENLERİ

Hükme karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, istinafında; taraflar arasında akdi ilişki bulunduğu konusunda herhangi bir ihtilaf olmamasına rağmen mahkemece hatalı ve hukuki dayanaktan yoksun şekilde takibin borçlunun yerleşim yerinde yapılmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usûlden reddine kararı verildiğini, hâlbuki alacaklının, taraflar arasındaki akdi ilişkiyi ispatlaması veya akdi ilişkinin kabul edilmesi durumunda ifa yeri mahkemesinin yetkisini düzenleyen HMK 10. Ve TBK 89. Maddeleri uyarınca kendş yerleşim yerinde de dava veya icra takibi açabileceğini, yargıtay içtihatlarının da bu yönde olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

E) DELİLLER

.......... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin E........../........, K......../........ sayılı dosyası kapsamı.

F) DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKÎ SEBEPLER VE GEREKÇE

Dava, itirazın iptali talebine ilişkindir. Davacı vekili, davacı ile davalının, davalıya ait işyerinde güç artırım işlerinin yapılması konusunda .............. TL bedel üzerinden anlaştıklarını, belirtilen iş ve hizmetin tamamlanmış olmasına rağmen davalının bu tutarın .............. TL'sini ödemediğini, faturaya dayalı söz konusu alacağın tahsili için ........ İcra Müdürlüğünün ....../....... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin davalının haksız ve kötüniyetli itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, davalının icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına ve davalının alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini talep etmiştir.

Dava, ................ tarihinde, Ticaret Mahkemesi sıfatı ile ............ Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde açılmış iken, ........ Asliye Hukuk Mahkemesinin .......... tarih ve E......./......., K...../........ sayılı kararı ile, 'yetki sınırları ........ ili mülkî sınırları olarak belirlenen ......... Asliye Ticaret Mahkemesinin .............. tarihinden itibaren faaliyete geçtiği, ticari dava niteliğindeki eldeki davada görevli mahkemenin .........

Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu' gerekçesi ile görev dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usûlden reddine karar verildiği, anılan kararın taraflarca istinaf edilmeyerek kesinleşmesi ve dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine dair süresinde yapılan talep üzerine dosya ........ Asliye Ticaret Mahkemesinin ......./....... Esas sırasına kaydedilmiştir.

......... Asliye Ticaret Mahkemesinin ........ tarih ve E....../......, K......./...... sayılı kararı ile, 'taraflar arasındaki uyuşmazlığın fatura alacağından kaynaklandığı, uygulama alanı bulan genel yetki kuralı gereği, yetkili icra müdürlüğünün davalının yerleşim yeri olan ......... İcra Müdürlükleri olduğu, davalının ......... İcra Müdürlüğünün ......./........ Esas sayılı icra takibine yetki yönünden yaptığı itirazının yerinde olduğu, yetkili icra dairesinde yapılan takip bulunmadığından davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiği' gerekçesi ile, "Dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine" karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

HMK'nin "İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar" başlıklı 341.maddesinin (2) no'lu bendinde, miktar ve değeri binbeşyüz Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararların kesin olduğu belirtilmiş, 02/12/2016 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 24/11/2016 tarihli 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 41. Madddesi ile de, maddede yer alan " bin beşyüz" ibaresi, "üçbin" şeklinde değiştirilmek suretiyle, söz konusu kesinlik sınırı üçbin Türk Lirasına çıkarılmış ve her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, bu miktarın Maliye Bakanlığınca her yıl için tespit ve ilan edilecek yeniden değerleme oranında artırılması kabul edilmiştir.

6763 sayılı Kanun'un 44. Maddesi ile HMK'na eklenen Ek madde 1/2 gereğince, HMK'nin 341. Maddesinde düzenlenen kesinlik sınırının uygulanmasında, hükmün verildiği tarihteki miktarın esas alınacağı öngörülmüş olduğundan, 6763 sayılı Kanun değişikliği ile yapılan parasal sınırlar, ancak söz konusu Kanun'un yürürlüğe girdiği 02/12/2016 tarihi ve sonrasında (2017 takvim yılı başına kadar) verilen ilk derece mahkemesine ait kararlar yönünden esas alınabilecektir.

Buna göre, Asliye Hukuk Mahkemeleri yönünden kesinlik sınırı, ilk derece mahkemesine ait karar tarihi, ............ tarihinden önce ise ........... TL, .............. tarihi ve sonrasında ise (2017 takvim yılı başına kadar) ........... TL; ............ ve sonrasında ise (2018 takvim yılı başına kadar) .............. 01/01/2018 ve sonrasında ise (2019 takvim yılı başına kadar) ........ TL. 01/01/2019 ve sonrasında ise (2020 takvim yılı başına kadar) ............ TL.

01/01/2020 ve sonrasında ise (2021 takvim yılı başına kadar) ........... TL. 01/01/2021 ve sonrasında ise (2022 takvim yılı başına kadar) ............. TL. 01/01/2022 ve sonrası ise (2023 takvim yılı başına kadar) ........... TL, 01/01/2023 ve sonrası ise(2024 takvim yılı başına kadar) ......... TL. 01/01/2024 ve sonrası ise (2025 takvim yılı başına kadar) ............TL. 01/01/2025 ve sonrası ise ( 2026 takvim yılı başına kadar) .............. TL olarak uygulanacaktır.

14/11/2024 tarih ve 32722 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 07/11/2024 tarih ve 7531 sayılı "Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair" Kanunun 22. Maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ek 1 inci maddesine "İstinaf ve temyiz kanun yoluna başvuruda esas alınan parasal sınırda yeniden değerleme nedeniyle meydana gelen artış, bölge adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtayın bozma kararları üzerine yeniden verilen kararlar hakkında uygulanmaz, ilk karar tarihinde geçerli olan parasal sınırlar esas alınır.” hükmünü haiz üçüncü fıkra eklenmiş; yine 7531 sayılı yasanın 29/2. Maddesinde anılan düzenlemenin yayın tarihinden itibaren uygulanacağı belirtilmiştir.

04/06/2025 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı yasanın 20. Maddesi ile, HMK'nin ek 1 inci maddesinin 2 inci fıkrası " 200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır.” şeklinde değiştirilmiş, 3 üncü fıkrası ise yürürlükten kaldırılmıştır.

Dava konusu ............... İcra Müdürlüğünün ......./......... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu aleyhine ......... TL alacağın tahsili istemi ile 18/03/2025 tarihinde başlatılan ilamsız icra takibi olduğu anlaşılmıştır.

Kanun yolu kesinlik sınırı belirlenirken dava konusu alacağın değerinin dikkate alınacağı, faiz, icra inkar tazminatı, yargılama gideri vekalet ücreti taleplerinin nazara alınmayacağı kuşkusuzdur (Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 17/01/2024 tarih ve E.2022/3575, K.2024/221 sayılı kararı da bu yöndedir.)

Davacı her ne kadar dava dilekçesinde harca esas değeri ................. TL olarak göstermiş ise de, talebinin açıkça faturaya dayalı ................ TL lik alacağa ilişkin icra takibine vaki itirazın iptali olduğu açıktır.

Bilindiği üzere, usûl hukuku alanında geçerli olan temel ilke, yargılamaya ilişkin kanun hükümlerinin derhal yürürlüğe girmesidir. Bu ilkenin benimsenmesinin nedeni ise usûl hükümlerinin kamu düzeni ile yakından ilgili olmasıdır.

Usûl kurallarının zaman bakımından uygulanmasında derhal uygulanırlık kuralı ile birlikte dikkate alınması gereken diğer bir husus da yeni usul kuralı yürürlüğe girdiğinde, ilgili usul işleminin tamamlanıp tamamlanmadığıdır. Çünkü bir usûl işlemi tamamlandıktan sonra yeni kural yürürlüğe girerse tamamlanmış işlem geçerli olarak kalır. Buna karşılık bir usûl işlemi henüz tamamlanmamış ise yeni kanun, kural olarak hemen yürürlüğe girecektir.

HMK'nin ek 1 maddesi 2 inci fıkrasında değişiklik yapan 7531 sayılı yasa ile aynı maddeye eklenen üçüncü fıkrayı yürürlükten kaldıran 7550 sayılı yasanın yürürlük tarihi inceleme konusu ilk derece mahkemesi kararından önce olduğundan, dava tarihi (...................) itibarıyla geçerli istinaf kesinlik sınırı 40.000 TL'dir. Hâl böyle olunca inceleme konusu ilk derece mahkemesi kararı verildiği tarih itibarıyla -davacının istinafına konu uyuşmazlık miktarı (31.961,57 TL), dava tarihi olan 2025 yılı istinaf kesinlik sınırı olan 40.000,00 TL'nin altında kaldığından- kesindir.

Buna göre, davacının istinafına konu mahkeme kararı miktar itibarıyla kesin olduğundan HMK'nin 341/2. maddesi gereğince, davacının istinaf kanun yoluna başvurma hakkı bulunmamaktadır. Bu nedenle, aynı Kanunun 352/1-b. maddesi gereğince istinaf dilekçesinin miktar itibarıyla reddine karar verilmesi gerektiği sonuca varılmıştır.

Bu itibarla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 341. ve 352. maddeleri uyarınca usûlden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-) Davacı vekilinin miktar itibarıyla kesin nitelikte olan inceleme konusu ilk derece mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun HMK'nin 341/2 ve 352/1-b maddeleri greğince, USÛLDEN REDDİNE, 2-) İstinaf eden tarafça yatırılan istinaf karar ve ilam harcının istek hâlinde yatırana iadesine, 3-)İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, 4-) Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

Dair, HMK'nin 352/1. Maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucunda, KESİN olmak üzere 16/12/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan E-İmza

Üye E-İmza

Üye E-İmza

Katip E-İmza

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/1397, K. 2025/1215, 16 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. A) Davacının İddiası Ve Talebi
  5. B) Davalının Savunması
  6. C) İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. D) İstinaf Nedenleri
  8. E) Deliller
  9. F) Delillerin Değerlendirilmesi, Hukukî Sebepler Ve Gerekçe
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1397
Karar No
2025/1215
Tarih
16 Aralık 2025

İlgili Kararlar

  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2025/1398 K.2025/1513
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2025/1399 K.2025/1924
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2025/1399 K.2025/1514
  • Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/1399 K.2025/1468
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2025/1401 K.2025/1528
  • Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2025/1401 K.2025/1641

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.