İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2025/217 K.2025/291

Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen ve yukarıda tarih ve numarası gösterilen karara karşı her iki davalı vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla, dosya incelendi,

Esas2025/217Karar2025/291Tarih19 Mart 2025Okuma23 dk · 4.665 kelime

KÜNYE

T.C. Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
19 Mart 2025
Dosya no
2025/217
Karar no
2025/291
Başkan
—
Üye
—
Üye
—
Katip
—
İncelenen kararın mahkemesi
TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
26/11/2024
Numarası
.... Esas - .....Karar
Davacı
—
Vekilleri
—
Davalı
—
Vekili
—
Davalı
—
Vekilleri
—
İhbar olunan
—
Davanın konusu
Ayıplı Aracın Misliyle Değişimi
Dava tarihi
08/05/2023
Karar yazım tarihi
24/03/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

4.665 kelime·23 dk okuma·7 bölüm

Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen ve yukarıda tarih ve numarası gösterilen karara karşı her iki davalı vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla, dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

A) DAVACININ İDDİASI VE TALEBİ

Davacı vekili 08/05/2023 tarihinde sunduğu dava dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu ...... plakalı ....... otomobili 16/09/2022 tarihinde dava dışı .....'den 1.850.000 TL bedelle satın aldığını, dava dışı .... şirketinin de dava konusu otomobili 24/06/2022 tarihinde ..... Otomotivden satın aldığını, Müvekkilinin dava konusu aracı henüz 3 aylık ve 850 k kullanımda iken, garanti süresi dolmadan satın aldığını, garanti süresinin halen devam etmekte olduğunu, hem müvekkili şirketin hem de dava dışı ..... şirketinin dava konusu otomobili ticari beya mesleki amaç dışında sadece binek otomobil olarak kullanmak amacıyla satın almış olduklarından 6502 TKHK bakımından tüketici sıfatını haiz olduklarını, müvekkili şirket aracı teslim aldıktan

yaklaşık 4 ay sonra 30/01/2023 tarihinde otomobilin vitesinde vuruntu olduğunu, vites geçişlerinde araçta sarsıntı ve titreşim olduğunu ve araçtan sese geldiğini fark ettiğini, bunun üzerine müvekkilinin garanti süresinde aracı hemen ....... ..........Yetkili Servisine götürdüğünü, müvekkilinin, otomobili yetkili servise teslim ettikten sonra davalı ......... ile her irtibat kuruğunda, "araçta şanzımanın değiştirileceği, parça beklendiği,

şanzımanın takıldığı ama aksaklığın giderilemediği" şeklinde cevap verildiğini, ancak araçtaki ayıbın bir türlü giderilemediğini, araçcın müvekkiline teslim edilmediğini, müvekkilinin dava tarihine kadar oyalandığını, ikame araç verilmediğini ve müvekkilinin mağdur edildiğini, dava konusu otomobilin davalının yetkili servisine götürüldüğü 30/01/2023 tarihinden ber serviste olduğunu, müvekkili davacının satın almış olduğu aracı 3 ayı aşkın süredir kullanamadığını, dava konusu araçta şanzıman arızası olduğu davalı ....... tarafından müvekkiline açıkça ifade edildiğini,

bilirkişi incelemesi ile de araçtaki ayıbın niteliğinin somut şekilde ortaya çıkacağını, emsal kararlar ve Yargıtay içtihatları incelendiğinde, bu kadar kısa süreli kullanımlardaki araçlarda şanzıman arızasının normal olmadığı, şanzıman arızasının kullanımdan kaynaklı olmasının mümkün olmadığı,

imalat haatsı kaynaklı olduğu hususlarının tespiti ile bu ayıbın da imalattan kaynaklı gizli ayıp kabul edildiğini, aracın üretiminden kaynaklı ve üretildiği andan beri kendisinde var olan bir sorunun yetkili serviste bekleyerek düzelmeyeceğinin açık olduğunu, müvekkili davacının gereğinden uzun bir süre beklediğini ve bu sebeple mağduriyet içinde olduğunu, aracın garanti süresi içimde olması sebebiyle davalıdan aracın misliyle değiştirilmesi talebinde bulunulduğunu, ancak davalı taraflarca ayıplı aracın misliyle beya benzer muadiliyle değiştirilmediğini, ya da araç geri alınarak bedel iadesi yapılmadığını,

müvekkilinin mağduriyetini gidermeye yönelik olumlu hiçbir adım atılmadığnı, satın alındıktan kısa süre sonra nitelikli şekilde ayıplı olduğu anlaşılan, 3 aydan fazla süredir yetkili serviste duran ve yine de ayıbı giderilememiş olan dava konusu otomobil hakkında tüketicinin onarım hariç diğer seçimlik haklarının kullanılması yoluna başvurulması gerektiğini, bir malın yetkili servis istasyonlarındaki tamir süresinin yönetmelikle belirlenmiş olup binek otomobiller için belirlenmiş azami sürenin 30 iş günü olduğunu, dava konusu otomobilin yetkili servsite bulunduğu sürenin 3 ayı aştığını,

tamir ve onarımı mümkün olmadığı açıkça anlaşılan ayıplı otomobil hakkında TKHK 11 de yer alan seçimlik hakların kullanılması zorunluluğu bulunduğunu, .....

10 Noterliğinin ...... keşide tarihli ve ..... yevmiye nolu ihtarnamesi ile ayıplı mala ilişkin tüketicinin seçimlik hakları kullanılmak üzere ayıplı aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesi veya güncel bedelinin iadesinin talep edildiğini, ancak davalılarca bu talebe olumlu yanıt verilmediğini, akabinde başvurulan arabuluculuk görüşmelerinin de olumsuz sonuçlanması neticesinde huzurdaki davayı açmak zorunda kaldıklarını ileri sürerek, dava konusu .... plakalı ayıplı aracın aynı model ayıpsız misli ile değiştirilmesine,

bu mümkün olmadığı taktirde aracın davalılarca geri alınarak ödemenin yapıldığı 16/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans/kanuni faizi ile birlikte veya güncel bedelinin taraflarına iadesine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemenin 04/09/2023 tarihli ara kararı ile Talep sonucu açıklaması ihtar edildiğinde davacı vekili 06709/2023 günü sunduğu dilekçesi ile dava konusu taleplerinin ayıplı aracın aynı model ve şartlarda ayıpsız bir araç ile değiştirilmesi olduğunu bildirmiştir.

B) DAVALILARIN SAVUNMALARI

- Davalı ......

Vekili cevabında; dava konusu racaın arıza nedeniyle müvekkili şirkete getirildiğini, aracın arızasının tespit edildiğini ve şanzımanın garanti kapsamında değişimi gerekmesine rağmen davacı tarafından işlem onaylanmadığı için sürecin tamamlanamadığını, aracın davacı tarafından hala teslim alınmamış olmasının müvekkili şirketin tamir/tadilat yükümlülüğünü yerine getirmediği anlamına gelmediğini, müvekkilinin kendisine verilen görevi layıkıyla yerine getirdiğini, bu nedenle bir kusuru olmadığını, davaya konu racaın doğrudan davacı tarafıdan müvekkili şirketten satın alınmadığını,

davacının da kabul ettiği üzere aracın 24/06/2022 tarihinde müvekkili şirketten diğer dava dışı ....... tarafından satın aldındığını, davacının da aracı 16/09/2022 tarihinde bu şirketten aracı satın aldığını, davanın bu şirkete ihbarı gerektiğini, aracın 30/01/2023 tarihinde düşük viteslerde vuruntu şikayetiyle müvekkili serbise getirildiğini, bir gün sonra 31/01/2023 tarihinde aracın kilometresi düşük olduğundan ....... nolu ...... açıldığını, araca ventil yıkama ve farklı işlemler yapılmasına rağmen

sorununun çözülmemesi üzerine davacının onayı alındıktan sonra şanzıman yağ karteri sökülere talaş kontrolü yapıldığını ve bu durumun fotoğraflarla diğer davalı olan üretici firma ...... birimine iletildiğini, teknik birimin fotoğraflar üzerinde yaptığı inceleme sonrası açıklamaya istinaden şanzıman elektronik hidrolik ünitesi, şanzıman yağı ve şanzıman yağ karterinin değiştirildiğini, parça değişiminden sonra araç ile yol testi yapıldığını ve yine vites değişikliklerinde vuruntu olduğu bilgisnin diğer davalı üretici firmaya iletildiğini,

teknik birimin talebi doğrultusuda şanzıman tekrar vites adaptasyonu yapıldığını ve her adaptasyondan sonra vites geçişlerindeki vuruntunun farklı viteslerde devam ettiği tespit edilerek durumun teknik birim ile paylaşıldığını, Teknik birimden gelen yanıta istinaden şanzıman yağ karteri tekrar açılarak çapak kpontrolü yapılarak durumun fotoğrafar ile birlikte teknik birim ile paylaşıldığını, teknik birimin fotoğraf incelemesinden sonra yağ karterinde çok fazla çapak oluşumu görüldüğünü ve komple şanzıamn değişimi gerektiği tespiti yapıldığını,

xentry tips yazışmalarından da görüleceği üzere müvekkili servisin üzerine düşen sorumluluğu kapsamlı ve eksiksiz bir şekilde yerine getirdiğini, detaylı incelemeler ve sürüş testlerinden sonra diğer davalı üretici şirketin onayıyla şanzıman değişimi gerçekleştirmek istediğini ne var ki davacının şanzıman değişimine onay vermediğini, aracın hâlen mevcut hâliyle müvekkili serviste muhafaza edilmek zorunda kalındığını, bu hususta davacıya ihtarname gönderildiğini ancak davacının ihtara rağmen aracı teslim almadığını,

davacı şanzıman değişimine onay vermek üzere müvekkili servise geldiği gün kendisine ikame araç sağlanacağını ancak davacının şanzıman değişimine onay vermemesi nedeniyle kendi kusurundan kaynaklanan bu durumda ikame araç verilmediğini,

davacı yenilik doğrudan hak niteliğindeki seçimlik haklarından onarım hakkını kullanmış olduğundan satılanın ayıpsız misli ile değiştirilmesi yönündenki seçilki hakkını kullanmaya dönük talepte bulunmasının mümkün olmadığını, davacının aracı satın aldıktan sora sonrunsuz olarak kullandığını, davacının il defa vites geçişlerindeki vuruntu şikayetiyle aracın onarımını talep ettiğini, ve aracı müvekkiline teslim ettiğini, davacının talebinin üretimdeki ayıptan kaynaklandığını hizmet kusurundan kaynaklanan zarar tazmini olmadığını, teslim dilen araçtaki arızanın kullanım hatasından kaynaklanıp kanyaklanmadığının incelenmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

- Davalı ...... ......

Vekili cevanında; davanın hak düşürücü süre v ezamanaşımı nedeniyle reddi gerektriğini, davacının işbu davayı açmadan evvl müvekkili şirkete bir ayıp ihbarında bulunmadğını, davacının tacir olduğunu iş ve işlemlerinde basiretli bir tacir gibi hareket etmekle yükümlü oılduğunu, davacının aracı satın aldığında derhal kontrol ve muayene edilerek herhangi bir ayıp var ise bunu kanunda öngörülen sürelerde bildirmek zorunda olduğunu, dava konusu aracın ikinci el ticari bir satış olduğunu, müvekkilinin pasif husumet ehliyeti bulunmadığını, ticari satşlarda ayıp nedeniyle üreticiye gidilemeyeceğini, davanın satıcıya yöneltilmesi gerektiğini,

müvekkiline açılan davanın öncelikle husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, davacının taleplerini terditli olarak ileri sürülemeyeceğini, davacının talep sonucunun açık olmadığını, seçimlik hakların tek ve kesin bir talep şeklinde ileri sürülmesi gerektiği

dikkate alınarak talep sonucunun açıklattırılması için HMK 119 md gereği işle yapılması gerektiğini, dava konusu araçta herhangi bir ayıp y ada üretim hatası bulunmadığını, aracın ilk alıcısına ayıpsız olarak teslim edildiğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile araçta arıza olduğu düşünülse bile bunun teslim sonrası oluştuğunu, diğer bir deyişle kullanım hatasından kaynaklandığını, davacının aracı ....... den aldıktan sonra 4 ay sorunsuz olarak kullandığını, yetkili servise vuruntu şikayetiyle başvuru yaptıktan sonra gerekli inceleme ve testler yapılarak gerekli onarımın yapılması gerektiği davacıya bildirilmiş ise dei davacının onarımı onaylamadığını, ikame araç teklifini kabul etmediğini, aracub ayıpsız ve kusursuz bir şekilde

ilk alıcı ......'ye teslim edildiğini, ayıp yada üretim hatası söz konusu olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydı ile araçtaki ayıp iddiasının da kullanım kaynaklı olduğunu, kaldı ki araçtaki arızanın onarım ile düzeltilebilecek ve ayıpsız mislinden farkı kalmayacak bir arıza için, misli ile değişim talebinde bulunulamayacağını, davacının orantısız bir şekilde aracın sili ile değişiminitalep etmesinin hakkın kötüye kullanılması yasağına aykırılık teşkil etmekte olduğunu, davacının seçimlik haklarından biri olan onarım hakkını işbu dava öncesinde kullanmış durumda olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla araçtaki arıza nedeniyle ayıp kabul edilse bile işbu davadan önce araçta onarım yapıldığından seçimlik hakkın kullanılmış

durumda olduğunu belirterek, davanın pasif husumet yokluğundan usulden reddine, hak düşürücü süre ve zamanaşımı nedeniyle reddine, talep sonucu açık olmadığından davanın açılmamış sayılmasına ve haksız ve husuki dayanaktan yoksun davanın herhalde reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C) İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

..... Asliye Ticaret Mahkemesinin 26/11/2024 tarih ve E......., K..... sayılı kararı ile;

"..

Somut olayda; davaya konu ...... motor nolu, ..... şasi nolu, ..... plakalı, ...., 2022 model aracın, dava dışı ......... tarafından davalı ....... firmasından 24.06.2023 tarihinde toplam 1.653.239,70 TL bedel ile “0” araç olarak satın alındığı, davaya konu aracın davacı tarafından 16.09.2022 tarihinde dava dışı ....... firmasından satın alınmış olduğu, alım satım tarihi itibariyle davaya konu aracın garanti kapsamında olduğu, davaya konu aracın, dava dışı ...... tarafından 3 ay, davacı tarafından ise 4 ay toplam yaklaşık 7 ay kullanılmış olduğu anlaşılmaktadır.

Davacı tarafın garanti sözleşmesi kapsamında davalılara husumet yöneltmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir.Ayrıca davalı ....... vekili ticari satışlarda ayıp nedeniyle üreticiye gidilemeyeceğini belirtmiş ise de Yargıtay 11. Hukuk Dairesi yine ticari satıma konu olan davaya ilişkin olarak ..... esas, ..... karar sayılı ve 23.02.2022 tarihli kararında özetle; araçta üretim hatasının olduğu ve gizli ayıbın bulunduğunun tespit edildiği, garanti belgesinde araç için 3 yıllık garanti verildiğinin anlaşılması karşısında yurt dışındaki üretici firmanın Türkiye distribütörünün de üretici firma gibi sorumlu olacağına karar vermiştir.

Davaya konu aracın şanzımanında ortaya çıkan vuruntu sebebiyle 30.01.2023 tarihinde davalı ........ Yetkili Servisine getirilmiş olduğu, davalı ...... Yetkili Servisinde yaklaşık 3 aylık bir inceleme neticesinde davaya konu aracın şanzımanının sorunlu olduğu ve komple şanzımanın değiştirilmesi gerektiğine karar verilmiş olduğu, keşif sureti ile aldırılan bilirkişi raporunda da davaya konu aracın şanzımanında mevcut sorunun kullanıcı hatasından kaynaklanmadığı, üretim hatasından kaynaklandığının belirlendiği zaten aslında araçta üretimden kaynaklı ayıp bulunduğu hususu ücretsiz onarımın kabulüne karar verilmesi suretiyle davalı tarafça da kabul olunduğu anlaşılmaktadır.

Yine davaya konu aracın şanzımanında mevcut olan ve üretim hatasından kaynaklanan arızanın araçta beklenen faydaları ortadan kaldırdığı, aracın değerini düşürdüğü, davaya konu aracın şanzımanın komple değiştirilerek onarımının yapılmasının davacı tarafça kabulünün beklenemeyeceği değerlendirilmiştir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2022/5724 esas, 2022/7775 karar sayılı ve 13/10/2022 tarihli karar ilamında; aracın tüm kapılarının ve aksamlarının orijinal olduğu, herhangi bir boya farklılığının olmadığı, ancak sıfır olarak satın alınan aracın dört kapısının da sökülüp takıldığının belirlendiği bir dosyada, davacının 6502 sayılı Kanun'un 11/1. maddesinde düzenlenen seçimlik haklarından aracın ayıpsız benzeri ile değiştirilmesini talep edebileceğini belirtmiştir.

Davacı tarafın kullanım aşamasında tespit edilebilen sorunlar nedeniyle ayıbı tespit eder etmez ayıp bildiriminde bulunduğu da dosya kapsamından anlaşılmaktadır.

Bu kapsamda davalı yanın ihbar sürelerine uyulmadığı itirazları yerinde görülmediği gibi, aracın ilk satış tarihi ve dava tarihi dikkate alındığında zamanaşımı defi de yerinde görülmemiştir.

Ayrıca davaya konu aracın 30.01.2023 tarihi itibariyle piyasa rayiç bedelinin 1.830.000,00 TL olacağının bilirkişi raporu ile belirlenmesi karşısında davacının aracı satın aldığını belirttiği 1.850.000,00-TL bedele dava değeri kapsamında itibar olunarak yargılamaya devam olunmuştur.

Netice olarak; davacının ihtarında ve mahkememize verdiği beyanında seçimlik hakkını aracın ayıpsız misliyle değişim talebinde bulunduğu, onarımı kabul etmediği ve dava konusu araç ikinci el ticari satıma konu edilmiş ise de davacının garanti süresi içerisinde ve garanti belgesi kapsamında başvuruda bulunduğu ve yukarıda belirtilen sebeplerle garanti süresi içerisinde meydana gelen ayıp nedeni ile davalı ilk satıcı ..... ve ithalatçı .......'nin de son kullanıcı davacıya karşı sorumlu oldukları, aracın misli ile değiştirilmesinin meydana gelen ayıp

kapsamında orantısız olduğunun de değerlendirilmediğinden davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir." gerekçesi ile; "Davanın kabulü ile; Davacı şirkete ait,...... motor nolu, ..... şasi nolu, ...... plakalı, ......, 2022 model dava konusu aracın, davacı tarafından üzerindeki tüm takyidatlardan ve trafik para cezalarından ari bir şekilde davalılara İADESİNE, dava konusu ...... plakalı aracın ayıpsız misliyle DEĞİŞTİRİLMESİNE, değişimin mümkün olmaması halinde İİK'nın 24. maddesinin uygulanmasına"

D) İSTİNAF NEDENLERİ

Hükme karşı davalılar vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

- Davalı ....... vekili istinafında; yerel mahkemenin usûl ve yasaya aykırı olarak dava konusu ....... plakalı aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesine, değişimin mümkün olmaması halinde İİK'nın 24. maddesinin uygulanmasına karar verildiğini, ancak somut olayda meydana gelen arızanın garanti kapsamında ayıp olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, dava konusu aracın ikinci el ticari satımla edinildiğini, davacı alıcının, aracı dava dışı satıcıdan alırken basiretli davranarak aracı bakımlarının eksik veya hatalı yapılmış, aracın kötü şartlarda kullanmış olabileceğini değerlendirmesi gerektiğini, davacının aracı satın alırken herhangi bir ekspertiz raporu almadığını, bu anlamda üzerine düşen edimi yerine getirmediğini, kabul

anlamına gelememek üzere aracın bir arızasının olup olmadığına dair herhangi ekspertiz veya inceleme yaptırmamıştır.

Bu haliyle satış anında davaya konu gizli ayıbın mevcut olup olmadığının bilinebilmesi mümkün olmamasına rağmen ilk derece mahkemesi yargılama süresince bu durumu göz ardı etmeksizin salt bilirkişi raporundaki müvekkil aleyhine olan tespitler doğrultusunda hüküm kurulduğunu, dava konusu araçta herhangi bir ayıp ya da üretim hatası da bulunmadığını, aracın ilk alıcısı .......'ne ayıpsız olarak teslim edildiğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile davaya konu aracın davacıya teslim edildiği sırada bir arızası olduğu düşünülse bile,

bu teslim sonrası oluştuğunu diğer bir deyişle kullanım kaynaklı olduğunu, aracın ayıpsız ve kusursuz bir şekilde ilk alıcısına teslim edilmiş olduğunu, ayıp ya da üretim hatası söz konusu olmadığını, zira satıştan sonraki teslim formlarında malın ayıpsız teslim edildiğinin görüldüğünü, sonuç olarak herhangi bir ayıbın varlığını kabul etmemekle birlikte, mahkemece tespit olunan ayıbın dava dışı satıcı firma ve/veya davacı firma sorumluluğunda ve kusuru ile meydana geldiği değerlendirmeksizin verilen karar usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu araçta ayıp olduğu kabul edilse dahi,

arıza kullanım kaynaklı olduğundan bu arızanın garanti kapsamında misliyle değişim olarak değerlendirilmesi ve müvekkilin garanti sorumluluğununa gidilebilmesinin mümkün olmadığını, garanti sözleşmesi incelendiğinde görüleceği üzere, malın hatalı kullanılmasından kaynaklanan arızaların garanti kapsamı dışında olduğunu, dava konusu aracın ikinci el ticari satışla davacı tarafından edinildiğini, garanti sözleşmesindeki düzenlemelere göre misliyle değişim talebinin TKHK kapsamında yer aldığını, öte yandan, davacı işbu uyuşmazlıkta tacir sıfatına sahip olduğunu, garanti sözleşmesinin değerlendirilmesinin TTK çerçevesinde yapılması gerektiğini,

garanti sözleşmesinin 13. maddesinde yazıldığı üzere, aracın kullanım kılavuzunda belirtilen hususlara aykırı kullanılmasından kaynaklanan arızalar garanti kapsamı dışında olduğunu, araçta herhangi bir üretim hatası bulunmadığını, zira ilk alıcısına ayıpsız şekilde teslim edildiğini, aracın ayıplı olduğunu kabul etmemekle birlikte dava konusu aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi kararının hakkaniyete ve orantılılık ilkesine aykırı olduğunu, her ne kadar aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine karar verilmişse de, aracın satış tarihi esas alınmaksızın,

davacının araçtan elde ettiği fayda ve araçta oluşan değer kaybının değerlendirilmeksizin sonuca gidildiğini, onarım ile düzeltilebilecek ve ayıpsız mislinden farkı kalmayacak bir arıza için, misli ile değişim kararının kabulünün mümkün olmadığını, kaldı ki ilk derece mahkemesinin kararına esas

aldığı bilirkişi raporunda da. "Sorunun giderilmesi için şanzımanın tamamen yeni bir şanzıman ile değiştirilmesi etkili çözümdür. Bu durumda ayıbın bu yöntem ile giderilmesinin herhangi bir alıcı açısından araçtan beklediği faydayı ortadan kaldıran yahut çekilmez bir yöntem olduğunu değerlendirmek mümkün olmamıştır.

Bu işlem ile araç ayıpsız hale gelerek yeniden kullanılabilir durumda olacağı sonucuna ulaşılmaktadır." dendiğini, dava konusu araç bedeli ile ayıp nedeniyle doğan değer kaybı miktarı, davacının dava konusu araca ilişkin faydalanma süresi, kabul olmamak üzere ayıbın onarım sonrası aracın kullanımını engelleyecek nitelikte olmayışı dikkate alındığında, mahkemenin dava konusu aracın ayıpsız misli ile değişimi yönündeki hükmü, 4721 sayılı TMK’nın 2 ve 6098 sayılı TBK’nın 227/4 maddeleri gözetilerek hakkaniyete ve taraflar arasındaki hak ve menfaatler dengesine aykırı olduğunu, nitekim

bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, aracın alış tarihindeki ayıpsız fiyatı ile ayıplı fiyatı arasındaki fiyat farkının, değer kaybına yönelik itirazlarımız saklı kalmak kaydıyla 150.000 TL olduğu buna göre, müvekkil tarafından dava konusu araç ilk sahibine teslim edildikten sonra araçtan faydalanma süresi, bir yıla yakın sorunsuz şekilde kullanımdan sonra ayıbın ortaya çıkmış olması,

onarım sonrası ayıbın aracın kullanımını engelleyecek nitelikte olmayışı hep birlikte gözetildiğinde, Yargıtay uygulamasında kabul gören hakkaniyet ve orantılılık ilkeleri uyarınca, mahkemece çoğun içinde azın da bulunduğu kabul edilerek misliyle değişime yönelik talebin reddedilmesi gerektiğini , davacı tarafın işbu davada misli ile değişim ve bedel iadesi talebi bulunduğu ve dava tarihi itibariyle şanzıman değişimi de yapılmadığından, araçta herhangi bir değer kaybı yaşanmadığı göz önüne alındığında, davanın tümden reddine karar

verilmesi gerektiğin, onarım bedeli ile araç bedeli arasındaki farkı göz önüne aldığımızda, misli ile değişim talebinin orantısız olduğunu, davacının misliyle değişim talebi, araçta beklenen faydayı ortadan kaldırmayan bir sorunda aşırı menfaat dengesizliğine sebep olacağından misliyle değişim kararının haksız olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesikararının kaldırılmasını talep etmiştir.

- Davalı .....

Vekili istinafında; yerel mahkeme kararının usûl ve yasaya aykırı olduğunu, Her şeyden evvel, mahkemenin üretici ve satıcının garanti süresi içindeki taahhüdünün aracın başkasına da satılması halinde devam ettiğine dair kanaatinin hatalı olduğunu, dava konusu aracın davacı tarafından değil, davanın ihbar edildiği ..... tarafından 24/06/2022 tarihinde müvekkil şirketten satın alındığını, davacının da aracı bu firmadan üç ay sonra 16/09/2022 tarihinde satın aldığını, aracı müvekkil firmadan sıfır kilometre satın alan bu firmanın da satıcı olarak sorumluluğu bulunmaktayken mahkemenin bu yönde herhangi bir araştırma yapmadığını,

Zira ilk alıcı firmanın aracı 3 ay kullandığını, şanzımandaki hatanın kullanıcı hatası olup olmadığının incelenmediğini, keza davacının da 4 ay kullandıktan sonra aracı müvekkili servise getirdiğini, gerek ilk alıcı firmanın gerekse davacının aracı hangi şartlarla kullandığının

araştırılması yapılmadan doğrudan üretimden kaynaklanan ayıp olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, her ne kadar mahkeme buna dayanak olarak üretici firmanın yazışmalarda üretim hatasını kabul ettiğini gösterse de, ..... gibi dünyanın prestiji belirleyen markalarının başında gelen üreticinin müşterisine verdiği değer gereği garantiden değişimi kabul etmesinin aleyhine kullanılmasının yasaya aykırı olduğunu, aracı davacıya satan firmanın sadece davanın ihbar edilmesi değil, davacıya ek süre verilerek zorunlu dava arkadaşlığı için o firmaya da dava açarak bu dosyayla birleştirilmesi gerektiğini, ayrıca,

araçta teknik hiçbir inceleme yapılmadığını, araçtaki şanzıman arızasının kullanıcı hatası olup olmadığının teknik anlamda araştırılmadığını, aracın teknik bir incelemeden geçmesi için aracın bir başka yetkili servis ya da ekspertiz şirketince arızalı parçanın sökülerek teknik incelemesinin yapılması gerektiğini, teknik bir inceleme yapılmadan üretim hatası denerek rapor tanziminin gerçeklikten uzak olduğunu, diğer taraftan yasa gereği davacı yasada tanımlanan seçimlik haklarından sadece birini kullanabileceğini, Bu hak yenilik doğruan bir hak olduğundan,

bir seçimlik hakkın kullanılmasından sonra bu haktan vazgeçilerek başka bir hakkın kullanılmasının talep edilmesinin

mümkün olmadığını, huzurdaki davada davacı şirketin müvekkil şirkete başvurarak aracın tamir edilmesini talep ettiğini ve onarım hakkını kullandığından bu haktan vazgeçip başka bir seçimlik hak talep etmesinin mümkün olmadığını, üstelik davacıya üretici firma garantiden değişimi teklif etmesine rağmen davacının değişimi kabul etmeyerek daha büyük ve katlanılmaz külfet yükleyerek misliyle değişimi talep etmesinin MK 2'ye aykırı olduğunu, Hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle beraber;

araçta Yargıtay içtihatlarına göre değer kaybı yaratmayacak şanzıman değişimi basit bir müdahaleyle bile çözülebilecekken aracın misli ile iadesinin talep edilmesinin, orantısız güçlükleri beraberinde getireceğini, dava konusu aracın dava dışı ( ihbar edilen) firma tarafından sorunsuz şekilde kullanıldığını, davacı tarafından satın alındıktan sonra da sorunsuz kullanıldığını, araç davacı tarafından daha önce benzer şikayetle yetkili servise götürülmediğini, Davacı ilk defa vites geçişlerinde vuruntu var şikayetiyle aracın onarımını talep ederek onarım yapılması için aracı müvekkil şirkete teslim ettiğini, ancak onarımı kabul etmediğini,

davacını talebinin üretimdeki ayıptan kaynaklanmakta olduğunu, davacının talebinin hizmet kusurundan kaynaklanan zarar tazmini olmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

E) DELİLLER

...... Asliye Ticaret Mahkemesinin E......., K.... sayılı dosyası kapsamı.

F) DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKÎ SEBEPLER VE GEREKÇE

Dava, ticari satımdan kaynaklanan, 6098 sayılı TBK'nin 219 vd. maddeleri gereğince ayıba karşı tekeffül hükümleri çerçevesinde aracın ayıpsız misli ile değişimi, olmadığı taktirde sözleşmeden dönme ve bedel iadesi talebine ilişkindir.

Dava Tüketici Mahkemesi sıfatıyla ....... Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış iken .....

Asliye Hukuk Mahkemesinin 09/05/2023 tarih ve E....., K..... sayılı kararı ile; 'tüm tarafların tacir olduğu, dava konusu aracın davacı şirket adına olduğu, faturanın da şirket adına düzenlenmiş olduğu, tacir niteliğindeki tüzel kişileri ilgilendiren bütün muamele, fiil ve işlerin ticari iş niteliğinde olduğu her iki tarafın tşcari işletmesiyle ilgili ticari nitelikteki davaya bakma görevinin Asliye Ticaret Mahkemesinde olduğu, HSK'nin 07/07/2021 tarih ve 608 nolu kararı ile kurulan ....

Asliye Ticaret Mahkemesinin yargı çevresinin ....... ilinin mülki sınırları olduğu' gerekçesi ile davanın göreve ilişkin dava yokluğu nedeniyle usûlden reddine, görevli mahkemenin ...... Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna karar verilmiş, anılan karar taraflarca istinaf edilmeyerek 19/06/2023 tarihinde kesinleşmiş, davacı yanın dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine dair süresinde yaptığı talep üzerine dosya görevli ...... Asliye Ticaret Mahkemesininin ......

Esas sırasına kaydedilmiştir.

........ Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, 26/11/2024 tarih ve E.... K..... sayılı kararı ile; "Davanın kabulü ile; Davacı şirkete ait, ..... motor nolu, ...... şasi nolu, ...... plakalı, ......., 2022 model dava konusu aracın, davacı tarafından üzerindeki tüm takyidatlardan ve trafik para cezalarından ari bir şekilde davalılara iadesine, dava konusu ..... plakalı aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesine, değişimin mümkün olmaması halinde İİK'nın 24. maddesinin uygulanmasına"

karar verilmiş; karara karşı davalılar ...... ve ....... Vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İstinaf incelemesi, Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi uyarınca, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, istinaf kanun yoluna başvuran tarafın sıfatı gözetilerek, kamu düzenine aykırılık teşkil eden ve bu nedenle resen gözetilmesi gereken hususlar değerlendirilerek yapılmıştır.

Öncelikle belirtmek gerekir ki; gerekçeli karar başlığında;davacı vekilinin adresinin, davalı taraf vekillerinin adreslerinin yazılmaması HMK'nin 297. maddesine aykırı ise de, bu eksikliğin mahallinde her zaman düzeltilebilmesinin mümkün olduğunu değerlendiren Dairemiz, anılan hususu eleştirmekle yetinmiştir.

6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun Ayıptan Sorumluluğu düzenleyen 219.maddesinde: “(1) Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. (2) Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur." hükmüne yer verilmiştir.

Ayıba karşı tekeffül borcu, satıcının mülkiyeti geçirme borcunun tamamlayıcısıdır. Satıcı, malın değerini veya yararını azaltan eksikliklerin bulunmadığını ayrıca garanti etmese bile, bu borç kanunen mevcuttur.

Satıcı satış sözleşmesine konu taşınır malın niteliği ve kullanım amacı bakımından malın değerini ve kullanım amacını azaltan veya ortadan kaldıran mülkiyet hakkının sonucu olan tasarrufi işlemler yapmasını engelleyen bir eksikliğin bulunmamasını sağlama borcu altındadır. Satıcının bu borcunun söz konusu olabilmesi için satılanda bu çeşit eksikliklerin var olduğunu bilmesi gerekmediği gibi satılandaki bulunması gereken vasıfları ayrıca zikir ve vaad etmesine de gerek yoktur.

Ayıba karşı tekeffül borcuna ait 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 219 ila 226. maddeleri arasında belirtilen koşullarının gerçekleşmesiyle, alıcı aynı Kanunun 227 ve devamı maddeleri kapsamında kendisine tanınan seçimlik haklarını satıcıya karşı kullanabilecektir.

Alıcının seçimlik haklarını düzenleyen TBK'nin 227. Maddesinde; "(1) Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:

1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme.

2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme.

3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere

satılanın ücretsiz onarılmasını isteme.

4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme.

(2) Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.

(3) Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir.

(4) Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir.

(5) Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir." düzenlemesine yer verilmiştir.

Dava konusu ...... plakalı ......, 2022 model, Siyah renkli, C 200 4 Matic 1,5 Tipi aracın 24/06/2022 tarihinde dava dışı (ihbar olunan) ....... tarafından ........ Şubesinden toplam 1.653.239,70 TL bedel ile "0" kilometre araç olarak satın alındığı; bundan yaklaşık 3 ay sonra 16/09/2022 tarihinde .......

10. Noterliğinin ....... yevmiye nolu araç satış sözleşmesi ile ...... tarafından davacı şirkete 1. 850.000 TL bedelle satıldığı; davacının 30/01/2023 günü düşük viteslerde vuruntu yaptığı şikayeti ile henüz 7.514 km'de olan aracını davalı ......... yetkili servisine götürdüğü, serviste sorunun tespit edilmesi ve giderilmesi içim yapılan test ve kontroller, değişen yedek parçalar için beklenen süre yedek parça değişimleri, aracın yeniden test edilmedi, şanzıman yağ karterinin sökülmesi vb işlemlerin belirli bir süreç alması sebebiyle onarım aşamasında aracın yaklaşık 3 ay davalıya ait yetkili serviste kaldığı,

davacının 21/03/2023 günü davalılara noter kanalıyla ihtarname göndererek misliyle değişim yahut güncel bedel iadesi talebinde bulunduğu, serviste yapılan işlemler neticesinde şikayetin giderilememesi üzerine 05/05/2023 günü son kontrol formu belgesine "Şanzıman değişimi gerekli" notu düşülerek, komple şanzıman değişimine karar verildiği ve aracın şanzımanının

komple ücretsiz değişiminin davacıya teklif edildiği, davacının aracın misli ile değişiminin talep etmesi nedeniyle şanzıman değişimi yapılamayan aracın hâlen davalı ......... şirketinin yetkili servisinde olduğu hususları dosyada ihtilaf konusu değildir.

Davacı, söz konusu arızanın aracın garanti süresi içerisinde meydana geldiğini ileri sürmüş olup bu husus davalıların da kabulündedir. Aracın İthalatçı firması ........ Tarafından dosyaya sunulan Araç Garanti Belgesine göre aracın garanti süresi 2 yıl olduğu, garanti süresinin malın tesliminden itibaren başlayacağı belirtilmiştir.

Mahkemece Makine mühendisi bilirkişi ve Ticaret Hukukundan kaynaklı Nitelikli Hesaplamalar bilirkişisi Av. ....... tarafından tanzim edilen, Mahkemece de itibar edilen 20/05/2024 tarihli bilirkişi kurulu raporunda; dava konusu aracın şanzımanında mevcut sorunun kullanıcı hatasından kaynaklanmadığı, üretim hatasından kaynaklandığı, aracın 30/01/2023 tarihi itibarıyla piyasa rayiç bedelinin 1.830.000 TL olacağı, aracın onarım görmüş hâliyle piyasada satılması durumunda 30/01/2023 tarihi itibarıyla piyasadan 1.680.000 TL bedelle satılabileceği ya da satın alınabileceği, aracı onarım şanzıman komple değiştirilerek onarımının yapılması durumunda işlem gördüğü ve orijinalliği bozulacağından dolayı ikinci el piyasasında yaklaşık 150.000 TL'lik değer kaybına uğrayacağı bildirilmiştir.

Davacı, aracın misliyle değişimini talep etmektedir.

Mahkemece, 20/05/2024 tarihli bilirkişi kurulu raporuna itibar edilerek, 'dava konusu aracın şanzımanında mevcut sorunun kullanıcı hatasından kaynaklanmadığı, üretim hatasından kaynaklandığının belirlendiği, zaten aslında araçta üretimden kaynaklı ayıp bulunduğu hususunun davalılarca ücretsiz onarımın kabul edilmiş olmasından da anlaşıldığı, garabti süresi içerisinde meydana gelen ayıp nedeni ile davalı ilk satıcı ......... de son kullanıcı davacıya karşı sorumlulukları bulunduğu, davacının kullanım aşamasında tespit ettiği sorunla ilgili olarak ayıbı tespit eder etmez ayıp bildiriminde bulunduğu,

davaya konu aracın şanzımanında mevcut olan ve üretim hatasından kaynaklanan arızanın araçta beklenen faydaları ortadan kaldırdığı, aracın değerini düşürdüğü, davaya konu aracın şanzımanın komple değiştirilerek onarımının yapılmasının davacı tarafça kabulünün beklenemeyeceği, aracın misli ile değiştirilmesinin meydana gelen ayıp kapsamında orantısız olmadığı' gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkemece, araçta üretimden kaynaklı gizli ayıp tespit edilmesi hâlinde, garanti süresi henüz devam etmekte iken arızalanan araçla ilgili olarak ithalatçı üretici ......... İle satıcı ve servis hizmeti veren davalı .......'nin birlikte ve müteselsilen sorumlu olacaklarına yönelik tespiti yerinde olmakla birlikte, verilen karar eksik incelemeye dayalıdır.

Zira, hükmüne itibar edilen -makine mühendisi bilirkişi ile hukukçu bilirkişi tarafından tanzim edilen- raporda araçtaki arızanın üretimden mi yahut kullanımdan mi kaynaklandığı noktasında herhangi bir inceleme yapılmamış, yalnızca servis kayıtlarına dayanılarak sonuca gidilmiştir.

Mahkemece hükmün itibar edilen bilirkişi raporu eksik inceleme dayalı olduğu gibi, eldeki uyuşmazlığın çözümü özellikle otomotiv alanında uzman bilirkişi görüşü alınmasını gerektirirken, konuyla ilgili uzmanlıkları tam olarak bilinmeyen bilirkişilerden alınan rapor ile hüküm tesisi doğru olmamıştır.

Mahkemece, dosyanın ........ Bölümü uzman akademisyenlerden oluşacak 3 kişilik bilirkişi heyetine tevdii ile, -bilirkişilere yerinde inceleme yetkisi verilerek, gerekli test ve analizlerin yapılması, aracın tüm servis kayıtlarının incelenmesi, aynı marka ve model araçlarda benzer sorunlarla karşılaşılıp karşılaşılmadığına ilişkin olarak da servis kayıtları,.....'in teknik

bültenleri, teknik duyuruları irdelenmek suretiyle- araçtaki arızanın üretim hatası mı yoksa kullanıcı hatası mı olduğunun tespiti, arızanın ne suretle giderilmesinin mümkün olacağı, şanzımanının komple değişimi ile sorunun giderilip giderilemeyeceği, şanzıman değişimi ile sorunun giderilebileceğinin tespiti hâlinde, şanzıman değişiminin aracın orijinalliğine etkisi, araçtaki arızanın giderilmesinin aracı değer kaybına uğratıp uğratmayacağı, dolayısıyla araçtaki ayıbın araçtan beklenen faydayı ne derecede etkileyeceği, değişimin uygun olup olmadığı,

araçtaki ayıbın değer kaybını ne kadar artıracağı, aracın satışının bu sebeple zor olup olmayacağı, araçtan beklenen faydanın sağlanıp sağlanamayacağı, arızanın tekrarlama ihtimalinin yüksek olup olmadığı hususlarında ayrıntılı, gerekçeli, taraf ve mahkeme denetimine açık ve hüküm kurmaya elverişli rapor tanziminin istenmesi, TBK'nin 227. maddesinde düzenlenen davacının seçimlik haklarından aracın misliyle değiştirilmesi hakkını kullanmasının iyiniyet kurallarına uygun olması,

tarafların hak ve menfaatleri değerlendirildiğinde aşırı bir dengesizliğe neden olmaması gerektiği de nazara alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup davalıların bu yöne ilişkin istinaf itirazları yerindedir.

Bu itibarla, davalı .... vekili ile davalı ........ vekilinin istinaf başvurularının açıklanan nedenlerle ayrı ayrı kabulü ile, inceleme konusu ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-a.6. Maddesi uyarınca kaldırılmasına, yargılamanın yeniden yapılması için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;

1-) Davalı ...... vekili ile davalı ......... vekilinin istinaf başvurularının açıklanan nedenlerle ayrı ayrı kabulü ile, inceleme konusu ilk derece Mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,

2-) Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

3-) İstinaf eden taraflarca peşin yatırılan istinaf karar ve ilam harçlarının talep hâlinde yatıranlara İADESİNE,

4-) Dosya üzerinde inceleme yapılması nedeniyle vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına,

5-) İstinaf eden tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,

6-) Dairemiz kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 362/1-g maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 19/03/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan e-imzalı

Üye e-imzalı

Üye e-imzalı

Katip e-imzalı

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/217, K. 2025/291, 19 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. A) Davacının İddiası Ve Talebi
  5. B) Davalıların Savunmaları
  6. C) İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. D) İstinaf Nedenleri
  8. E) Deliller
  9. F) Delillerin Değerlendirilmesi, Hukukî Sebepler Ve Gerekçe

Karar Bilgileri

Mercii
Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/217
Karar No
2025/291
Tarih
19 Mart 2025

İlgili Kararlar

  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2025/217 K.2025/381
  • İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/218 K.2025/303
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2025/218 K.2025/421
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi E.2025/218 K.2025/363
  • Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/218 K.2025/290
  • Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/219 K.2025/232

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.