İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2025/993 K.2025/1277

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden…

Esas2025/993Karar2025/1277Tarih29 Aralık 2025Okuma10 dk · 1.910 kelime

KÜNYE

T.C. Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

Esas No
2025/993
Karar No
2025/1277
Karar tarihi
29 Aralık 2025
Dosya no
—
Karar no
—
Başkan
—
Üye
—
Üye
—
Katip
—
İncelenen kararın mahkemesi
—
Tarihi
—
Numarası
—
Davacı
—
Vekili
—
Davalı
—
Davanın konusu
Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
Dava tarihi
—
Karar tarihi
—
Karar yazım tarihi
—
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.910 kelime·10 dk okuma·6 bölüm

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ........ tarihinde ....... Noterliğinde yapılan sözleşmeyle .........’dan pay devraldığını, işlemin .......... tarihli Ticaret Sicil Gazetesi’nde ilan edildiğini, devir sırasında teminat amacıyla düzenleme ve ödeme tarihi boş olan, ......... düzenleme yerli ......

Euro bedelli senedin teslim edildiğini, ........ tarihinde pay sayısının ..........’e ulaştığını, ......... tarihinde tüm hisselerin devredilerek ortaklıktan ayrılındığını, iadesi istenen teminat senedinin verilmemesi sebebiyle mağduriyet yaşandığını, senedin bedelsiz kalması nedeniyle borçlu olunmadığının tespitinin gerektiğini, İİK md. 72/2 uyarınca icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini, kötü niyet tazminatına hükmedilmesini ve bedelin ödenmesi durumunda istirdatına karar verilmesi gerektiğini belirtmiş ve bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesi "... Dava konusu somut olayda takip ve davaya konu senedin kambiyo senedi vasfını taşımaması nedeniyle uyuşmazlığın çözümünde kambiyo senetlerine ilişkin kuralların, dolayısıyla Türk Ticaret Kanunu'na ilişkin hükümlerin tartışılması gerekmeyeceğinden davanın mutlak ticari dava niteliğinde olduğu söylenemez. Davanın taraflarından davalı taraf tüzel kişi tacir ise de davacı gerçek şahıs olup mahkememizce tacir araştırması yapılmıştır.

Davacıya ait vergi kayıtları .......... Vergi Dairesinden celp edilmiş olup ....... tarihli müzekkere cevabında davacı....'in ........ tarihi itibariyle GAYRİ Menkul Sermaye İradı Mükellefi olduğu, dolayısıyla mükellefin esnaf ve tacir sayılmadığı bildirilmiştir.

Dosyada mevcut bilgi ve belgelerden ve Vergi Dairesi müzekkere cevabından davacı gerçek kişinin tacir kaydı bulunmadığı gibi, Vergi Usul Kanunu gereği de tacir sayılan kişilerden olmadığı, dolayısıyla dava nispi ticari dava da sayılamayacağı, dava konusu senette düzenleme tarihinin olmadığı, bu hali ile davaya konu bononun, kambiyo senedi vasfında olmadığı senet metninden açıkça anlaşıldığından, senedin kambiyo vasfında bir senet olup olmadığı hususunda yapılacak bir yargılama da bulunmamaktadır.

Bu nedenle davaya bakma görevi HMK’nun 2. maddesi uyarınca genel yetkili Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğu ..." gerekçesiyle ....... Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu yönünde görevsizlik kararı vermiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı şirket hisselerine karşılık ........ Euro bedelli senedin teminat olarak verildiğini, söz konusu senedin ....... Noterliğinin .......... tarihli limited şirket pay devri sözleşmesine istinaden düzenlendiğini, davacının ............ Vergi Dairesine kayıtlı ............ Şirketi ortağı ve müdürü olması sebebiyle tacir sıfatıyla hareket ettiğini, uyuşmazlık konusu işlemlerin ticari iş niteliğinde olması nedeniyle Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunu, bu nedenle yerel mahkemenin görevsizlik kararının hatalı olduğunu belirtmiş ve mahkeme kararının kaldırılarak yargılamaya devam edilmesini ve nihayetinde davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

................ Asliye Ticaret Mahkemesinin ...../.... Esas - ......./...... Karar sayılı dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava; davaya konusu ödeme yeri, ödeme tarihi ve düzenleme tarihi bulunmayan senetten dolayı icra takibinden önce açılan davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti istemine yönelik menfi tespit davasıdır. İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. İstinaf incelemesine konu karar başlığında; davacı vekilinin adresinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir. Uyuşmazlık, tarafların tacir niteliği ile davanın ticari niteliği olup olmadığı hususlarındadır.

Hukuk mahkemelerinin hangileri olduğu ve bunların kuruluşu 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 4'üncü ve 5'inci maddelerinde düzenlenmiştir. Kanunun 6'ncı maddesinin ikinci fıkrasına göre asliye hukuk mahkemeleri, sulh hukuk mahkemelerinin görevleri dışında kalan ve özel hukuk ilişkilerinden doğan her türlü dava ve işler ile kanunların verdiği diğer dava ve işlere bakar.

Bu husus 6100 sayılı HMK'nın 2'inci maddesiyle de teyit edilmiştir. Anılan maddenin ikinci bendi Hukuk Muhakemeleri Kanununda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesinin diğer dava ve işler bakımından da görevli olduğunu vurgulamıştır.

Asliye Ticaret Mahkemeleri de 5235 sayılı Kanunun 5.maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenmiştir ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5'inci maddesinin 1 numaralı bendi uyarınca bu mahkemeler, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlenmiş, anılan kanunun 5.maddesinde asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.

Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grupta toplamak mümkündür.

Mutlak ticari davalar; tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1 maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1 bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.

Nispi ticari davalar; her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1 maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir.

Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olmasını sağlamaz. Başka ifade ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2 maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira.

Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.

Üçüncü grup ticari davalar; yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.

Esnaf; ister gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimselerdir.

Tacir; bir ticari işletmeyi (esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletme), kısmen de olsa, kendi adına işleten kişidir. Bilanço hesabına göre ticari defter tutup, kendi odalarına kayıtları zorunludur.

Bu noktada tacir ile esnafın ayırt ediciliğini sağlayan ilk etmenin "Bakanlar Kurulu'nca (Cumhurbaşkanınca) belirlenen sınırı aşacak ölçüde gelir sağlamayı hedef almak" olduğu anlaşılmaktadır.

Vergi Usul Kanunu'na istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan kanunen belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları ile ticaret siciline ve dolayısıyla Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nin bünyesindeki odalara kaydedilmeleri gerekmektedir.

Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulu'nun tespit edeceği ve Resmî Gazete'de yayımlanacak esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedeni çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan,

basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunanlardan Vergi Usul Kanunu'nun ilgili maddelerinde yer alan nakdi limitlerin yarısını veya ilgili maddelerinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve sanatkâr sayılmaları ile esnaf ve sanatkâr siciline ve dolayısıyla esnaf ve sanatkarlar odalarına kaydedilmeleri, ancak, esnaf ve sanatkâr siciline kayıtlı iken, daha sonraki yıllarda yıllık alış veya satış tutarları ya da gayri safi iş hasılatı,

esnaf ve sanatkâr sayılma hadlerini aşanların kendileri istemedikçe ticaret siciline ve dolayısıyla Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği bünyesindeki odalara kayıt için zorlanmaması, yıllık alış veya satış tutarları ya da gayri safi iş hasılatı esnaf ve sanatkâr sayılma hadlerinin altı katını aşanların ise kayıtlarının, esnaf ve sanatkâr sicili marifetiyle ticaret siciline aktarılması kanunen düzenlenmiştir.

Ayrıca esnaf ve tacir arasında fark olarak alış- satış ve gayri safi iş hasılatı bakımından rakamsal kıstaslar getirilmiştir.

Satın aldıkları malları olduğu gibi veya işledikten sonra satan ve yıllık alımlarının tutarı her yıl için değişen ve değerlendirilen belli satışlarının tutarı belli miktarı aşanlar, belirli işlerle uğraşıp da bir yıl içinde elde ettikleri gayri safi iş hasılatı her yıl belirlenen rakamı aşanlar, ayrıca bunları birlikte yapanlar açısından iş hasılatının beş katı ile yıllık satış tutarının toplamı her yıl belirlenen miktarı aşanlar (adi şirketler iştigal nevileri yukarıdakilerden hangisine giriyorsa o hükme tabidir), ihtiyari olarak bilanço esasına göre defter tutmayı tercih edenler, bilanço esasına göre defter tutmakla yükümlü kılınmıştır.

Bakanlar Kurulu Kararnamesi ve Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulu'nun tespit edeceği rakamlarla birlikte bu durumun esnaf ve tacir ayrımı ile kanuni mesuliyetler açısından önemi büyüktür. Defter tutma zorunluluğu açısından tüccarlar, defter tutma bakımından iki sınıfa ayrılmıştır. Buna göre; birinci sınıf tüccarlar, bilanço esasına göre; ikinci sınıf tüccarlar, işletme hesabı esasına göre defter tutarlar.

Demek ki; esnaf tanımına girenlerin işletme hesabına göre, tacir tanımına girenler bilanço esasına göre defter tutmaları gerekmektedir.

Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olayda; Buna göre davacıya ait vergi kayıtları ...... Vergi Dairesinden celp edilmiş olup ......... tarihli müzekkere cevabında davacı...'in ............ tarihi itibariyle GAYRİ Menkul Sermaye İradı Mükellefi olduğu, dolayısıyla mükellefin esnaf ve tacir sayılmadığı bildirilmiştir. Salt şirket yetkilisi ve ortağı olmasının davacıya tacir sıfatını kazandırmayacağı, tacir sıfatının bizatihi tüzel kişiliği bulunan ticaret şirketine ait olduğu şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmekle, şirket yetkilisi yada ortaklığının kişiye tacir sıfatı bahşetmeyeceği değerlendirilmiştir.

Türk Ticaret Kanunu’nun 14. maddesinin 1. fıkrasına göre gerçek kişi tacir şu şekilde tanımlanmıştır: "Bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa, kendi adına işleten kimseye tacir denir." Esasen tacir sayılmak için ortada gerçek manada işletilen bir ticari işletme olması gerekmektedir. Bu işletme kimin adına işletiliyor ise tacir kimse olarak o şahıs düşünülecektir. Bu sebeplerle işleten değil "adına işletilen" kişi tacir sayılmaktadır. Bir şirketin ortağı, tacir olarak adlandırılmamaktadır. Zira; işletme faaliyeti, tüzel kişiliği olan şirket (anonim, limited…) adına yapılır. Bu durumda davacının tacir sıfatı bulunmayıp, Mahkemenin bu yönlü kabulü yerindedir.

Açıklanan bu gerekçelerle, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 355.maddesi uyarınca, kararı istinaf eden davacı vekilinin istinaf nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı inceleme ilkesi çerçevesinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-)Davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-)İstinaf kanun yoluna başvurma harcının Hazine'ye gelir kaydına,

3-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken harç peşin alındığından, yeniden alınmasına yer olmadığına,

4-)İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için sarf edilen masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,

5-)İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra İlk Derece Mahkemesince istinaf edene iadesine,

6-)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

7-)6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara tebliğine,

İlişkin; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-c maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

Başkan e-imza

Üye e-imza

Üye e-imza

Katip e-imza

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/993, K. 2025/1277, 29 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararı Özeti
  6. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  7. Deliller
  8. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/993
Karar No
2025/1277
Tarih
29 Aralık 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi E.2025/993 K.2025/1410
  • İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/993 K.2025/1152
  • Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/994 K.2025/1352
  • Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/994 K.2025/856
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2025/994 K.2025/1197
  • İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/994 K.2025/962

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.