KÜNYE
T.C. Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi T.C. Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2020
- Esas-Karar No
- 2020/1090 - 2020/1001
- Dosya no
- 2020/1090
- Karar no
- 2020/1001
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- TRABZON ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 16/06/2020
- Numarası
- 2017/584 - 2020/199 E.K.
- Davacı
- —
- Vekilleri
- Av.
Karar Metni
1.038 kelime·5 dk okuma·9 bölüm
Av.
DAVALI
GÜNEŞ SİGORTA A.Ş. VEKİLİ : Av.
DAVANIN KONUSU
Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Tazminat
KARAR TARİHİ : 27/11/2020
KARAR YAZIM TARİHİ : 01/12/2020
Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonucunda verilen karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin kızı ve desteği ....'ün yolcu olarak bulunduğu 08 M 8101 plakalı aracın 09/09/2008 tarihinde uçuruma yuvarlanması neticesinde meydana gelen tek taraflı trafik kazasında vefat ettiğini, murisin ölümüne sebebiyet veren aracın kaza tarihinde ZMMS poliçesi ile davalı sigorta şirketine sigortalı olduğunu,
davalının destekten yoksun kalma zararlarının sigorta teminatları dahilinde tamamını tazmin etmekle sorumlu olduğunu beyan ederek müvekkili için 4.000 TL (belirsiz alacak) destekten yoksun kalma zararının kaza tarihinden veya davalı sigorta şirketinin kısmi ödeme yaparak zarardan ve zarar tazmin talebinden haberdar olarak temerrüde düştüğü tarihten itibaren işleyecek ticari temerrüt avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirket tarafından davacıya ödeme yapıldığını ve müvekkili şirketin davacılara karşı sorumluluğunun kalmadığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre.
"Dava konusu uyuşmazlığın; tek taraflı trafik kazası meydana gelen zarar nedeniyle ZMMS kapsamında destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkin olduğu, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı, Artvin Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2010/25 Esas sayılı dosyası iş bu mahkememiz dosyası içerisine celb edilerek incelendiği, ceza yargılamasında aldırılan kusur raporuna göre dava dışı müteveffa sürücü .....'ün olayda %100 kusurlu olduğu anlaşılmış olup, işbu kusur raporu dosyamıza esas alınarak tazminat hesabı yapılmak üzere dosya aktüer bilirkişiye tevdi olunmuştur.
Aktüer bilirkişi tarafından tanzim edilen nihai raporda özetle. 09/09/2008 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu vefat eden ....’ün desteğinden yoksun kalan annesi .... için 24.669,33 TL destekten yoksun kalma tazminatının tespit edildiği bildirilmiştir.
Davacı vekili belirsiz olan davasını mahkememize sunduğu 03/02/2020 havale tarihli dilekçesi ile belirli hale getirmiş olup, tüm dosya kapsamı kusur raporu, aktüer raporu, sigorta poliçesi ve davacının bedel artırım dilekçesi de dikkate alınarak davacının davasının kabulü ile 24.669,33 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine" dair karar verildiği anlaşılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının sigorta şirketine başvuru şartını yerine getirmediğini, mahkemece avans faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, müterafik kusuru durumunun incelenmediğini belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, destekten yoksun kalma tazminatına ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
2918 sayılı KTK'nun 97. maddesi 26/04/2016 tarih, 29695 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve yayımı tarihinde yürürlüğe giren 14/04/2016 tarih ve 6704 sayılı kanunun 5. maddesi ile değiştirilmiş, "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir" hükmü getirilmiştir.
Yapılan bu düzenleme ile zarar görenlerin dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvurmasının dava şartı olduğu düzenlenmiştir. Yapılan düzenleme usul hukukuna ilişkin olduğundan yürürlük tarihinden itibaren açılan davalarda uygulanmalıdır. Bu anlamda kaza tarihinin daha önce olmasının bir önemi yoktur.
6100 sayılı HMK'da dava şartlarının düzenlendiği 114/2 maddesinde; "Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır." denilmiştir.
Dava şartlarının incelenmesi başlıklı 115. maddesine ise;
"(1)Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.
(2)Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.
(3)Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez." şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Bu düzenlemeler dikkate alındığında zarar görenlerin dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvurmasının HMK'nın 114/1 hükmü kapsamında dava şartı olduğu, bu şartın HMK'nun 115/2 (2. cümle) kapsamında dava açıldıktan sonra da tamamlanabileceği, bu şart yerine getirilmeden dava açıldığı takdirde ilgilisine eksikliği gidermek üzere HMK'nun 115/2 hükmü gereğince kesin süre verilmesi ve neticesine göre hareket edilmesi gerektiği anlaşılmaktadır (Yargıtay 17.HD 2018/4932 E, 2018/12056 K).
Somut olayda davacı vekili tarafından sigorta şirketi aleyhine destekten yoksun kalma tazminatı açılmış olup dava açılmadan önce sigorta şirketine başvuru yapıldığına dair bir belge ve bilgiye dosyada rastlanılmamıştır. Şu halde davacı vekili tarafından sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmediği kabul edilmelidir. Mahkemece yapılacak iş davacı vekiline davalı sigorta şirketine başvuru yapması için yeterli süre verilip sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Bu itibarla davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmüş ve kararın HMK'nın 353/1-a-4. maddesi gereğince kaldırılarak, dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan · e-imzalı Üye · e-imzalı Üye · e-imzalı Katip · e-imzalı
Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2020/1090, K. 2020/1001, 27 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama