KÜNYE
T.C. Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 31 Ocak 2023
- Dosya no
- 2022/1175
- Karar no
- 2023/189
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- TRABZON ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 02/03/2022
- Numarası
- 2019/138 - 2022/173 E.K.
- Davacılar
- 1-
Karar Metni
1.010 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
2- VEKİLİ : Av. S
DAVALI
VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 31/01/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 31/01/2023
Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonucunda verilen karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin annesi ..........'ın 03/06/2007 tarihinde içerisinde yolcu olarak bulunduğu .......... plakalı aracın yapmış olduğu tek taraflı trafik kazasında vefat ettiğini, müvekkillerinin meydana gelen olay nedeniyle vefat eden annelerinin desteğinden yoksun kaldıklarını,
kazaya sebebiyet veren aracın kaza tarihi itibariyle davalı şirket nezdinde ZMMS sigorta poliçesi kapsamında sigortalı olduğunu ileri sürerek belirsiz alacak davası babında her bir müvekkili için 4.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 06/08/2020 tarihli dilekçesi ile dava değerini ......... yönünden 33.347,68 TL, ........ yönünden 13.234,38 TL'ye arttırmıştır.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu trafik kazası nedeniyle yapılan başvuruya istinaden hasar dosyası açıldığını, bu doğrultuda davacı ......... için 6.907 TL, .......... için 4.350 TL olmak üzere 04/08/2008 tarihinde davacıların babası ve velisi olan ........'a ödeme yapıldığını, bu haliyle müvekkilinin üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiği gibi yapılan ödemeye istinaden alınan ibraname uyarınca davanın iki yıllık süre zarfında açılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre.
"Davacıların annesi müteveffanın içerisinde yolcu olarak bulunduğu .......... plakalı aracın 03/06/2007 tarihinde yaptığı tek taraflı trafik kazası sonucu destekten yoksun kalındığından tazminat talebinde bulundukları, kaza tarihinde .......... plakalı aracın davalı sigorta şirketi tarafınca sigortalandığı, aldırılan aktüerya bilirkişi raporunda davacı .........'ın 33.347,68 TL, davacı ........'ın 12.776,94 TL tazminat bedeline hak kazandığının belirtildiği, bu bedelin poliçe sigorta limit sınırında kaldığı, garame. hesabı yapılarak davalı tarafça yapılan kısmi ödemenin karar tarihine yakın güncel değerin mahsup edildiği,
bilirkişi raporunun denetime açık karar vermeye elverişli olduğu bu nedenle hükme esas alınarak aşağıdaki şekilde karar verilmiştir." şeklindeki gerekçelerle;
1-Açılmış bulunan davanın davacı ............. için kabulü ile, 33.347,68 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Açılmış bulunan davanın davacı ........... için kısmen kabulü ile, 12.776,94 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın iki yıllık süre zarfında açılmadığını, aksinin kabulü halinde dahi talep edilen alacağın zamanaşımına uğradığını, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, sigortanın taraf olduğu trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Somut olayda, davalı vekilince açılan hasar dosyası uyarınca davacılara ödeme yapıldığı ve ibraname alındığı, bu haliyle davanın KTK'nun 111. maddesinde belirtilen iki yıllık süre içerisinde açılmadığı savunulmuştur.
Dosya kapsamına ibraz edilen ibraname ve dekont örneklerinden davacılara velayeten .......... imzasına 04/08/2008 tarihinde toplamda 11.257 TL ödeme yapıldığı ve tarihsiz ibraname alındığı, ibranamenin davacılara velayeten babaları ....... tarafından imzalandığı anlaşılmaktadır.
Bahsi geçen ibranamelerde sigorta şirketi nezdindeki tüm hak ve alacakların tahsil edildiği yönünde beyanda bulunulduğu görülmektedir. Öte yandan ibranamede imzası bulunan ..... talimat yolu ile alınan beyanında; davacıların oğlu ve kızı olduğu, anneleri .......'ın vefat ettiği kaza uyarınca çocuklarına velayeten kendisine ödeme yapıldığı ve ibranamelerdeki imzaların kendisine ait olduğu yönünde beyanda bulunmuştur. Davacıların 2001 ve 1998 doğumlu oldukları gözetildiğinde ödeme ve ibraname tarihi itibariyle dava dışı .......'a velayeten ödeme yapılmasına ve ibraname alınmasına yasal engel bulunmamaktadır.
KTK’nun 111. maddesinde, bu kanunda öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmaların geçersiz olduğu, tazminat miktarlarına ilişkin olan ve yetersiz veya fahiş olduğu “açıkça belli olan” anlaşmalar ya da uzlaşmaların, yapıldıkları tarihten başlayarak “iki yıl içinde” iptal edilebileceği düzenlenmiştir. Burada düzenlenen süre hukuki niteliği itibariyle “hak düşürücü" süre olup re'sen gözetilmelidir.
Davanın açılış tarihi 05/04/2019 olup, uyuşmazlık, dava tarihi itibariyle hak düşürücü sürenin dolup dolmadığı noktasında toplanmaktadır. Hak düşürücü sürenin başlangıcı ibranamenin düzenlenme tarihi olup, davalı tarafça sunulan ibranameler tarih içermediğinden karine olarak, ödeme tarihinin ibraname tarihi olarak esas alınması gerekmektedir. Bu kapsamda yapılan değerlendirmede, dekont tarihi 04/08/2008 olup, davanın açıldığı tarih itibari ile iki yıllık hak düşürücü süre geçmiştir.
Açıklanan bu durum karşısında davanın KTK'nun 111. maddesi delaletiyle hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olmuştur.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun kabulü ile mahkemece verilen kararın HMK'nun 353/(1)-b-2. maddesi uyarınca kaldırılmasına, yerine esasa ilişkin yeniden hüküm tesisine dair aşağıda belirtilen şekilde karar verilmiştir.
Başkan · e-imzalı Üye · e-imzalı Üye · e-imzalı Katip · e-imzalı
Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/1175, K. 2023/189, 31 Ocak 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama