Cumhuriyetin kuruluş dönemine ait 1057 sayılı Kanun, ülke sınırları içindeki resmî ve millî yapılar üzerinde yer alan tuğra ile methiyelerin kaldırılmasını konu edinir. Metnin kendisi kısa olsa da bugünkü pratik değeri, tarihî binalarda yürütülen onarım, tadilat ve statü değişikliği süreçlerinde ortaya çıkar. Aşağıda kanunun hangi unsurları hedeflediği ve uygulamanın nerede durduğu somut biçimde ele alınmıştır.
Düzenlemenin Konusu Hangi Unsurlardır?
Kanun, yapının kendisini değil, yapı üzerine sonradan işlenmiş tuğra (hükümdarlık nişanı) ve methiye (övgü metni) niteliğindeki unsurları esas alır. Bu nedenle bir binada bulunan her kitabe otomatik olarak kanun kapsamına girmez; kitabenin içeriğinin övgü ya da hükümdarlık nişanı niteliği taşıyıp taşımadığı ayrıca değerlendirilmelidir. Vakfiye kaydı, inşa tarihini bildiren tarih kitabesi ya da hayır sahibinin adını içeren yazıtlar farklı bir hukukî kategoriye girebilir.
Kültür Varlığı Statüsü Devreye Girdiğinde
Söz konusu yapı tescilli taşınmaz kültür varlığı ise, üzerindeki hiçbir unsura koruma kurulu kararı olmaksızın müdahale edilemez. Uygulamada en sık görülen hata, eski tarihli bir kanuna dayanılarak kurul izni alınmadan sökme veya kazıma yapılmasıdır. Bu tür bir müdahale, hem idari yaptırıma hem de kültür varlıklarına zarar verme kapsamında cezai sorumluluğa yol açabilir. Kanunun varlığı, koruma mevzuatının aradığı izin şartını ortadan kaldırmaz.
Mülkiyeti Özel Kişide Olan Yapılar
Düzenlemenin metninde resmî ve millî binalardan söz edilmesi, malikin kamu tüzel kişisi olduğu yapıları öne çıkarır. Kamu hizmetine tahsisli olmayan, mülkiyeti gerçek veya özel hukuk tüzel kişisine ait tarihî konak, han ya da çeşme gibi yapılarda kapsam tartışmalıdır. Böyle bir uyuşmazlıkta yapılması gereken, tapu kaydı, tahsis belgeleri ve yapının kullanım geçmişini birlikte sunarak kapsam dışı olduğunu ortaya koymaktır.
Uyuşmazlık Çıktığında İzlenecek Yol
- İdarenin sökme veya kaldırma yönündeki yazılı işlemini tebliğ tarihiyle birlikte kayıt altına alın.
- Yapının tescil durumunu ve varsa koruma kurulu kararlarını ilgili müdürlükten resmî yazıyla isteyin.
- Müdahale öncesi mevcut durumu fotoğraf, ölçüm ve mümkünse tespit tutanağıyla belgeleyin; sökülen unsur sonradan yerine konulamayabilir.
- İşlemin iptali isteniyorsa dava süresinin tebliğle işlemeye başladığını, yazışmayla sürenin durmayacağını gözden kaçırmayın.
Bu tür dosyalarda teknik rapor ile hukukî değerlendirmenin birlikte yürütülmesi belirleyicidir. Yazıdaki açıklamalar genel niteliktedir; yapının tescil durumu ve idari işlemin içeriği her olayda farklı sonuç doğurabileceğinden, işleme muhatap olmadan önce dosyanızı bir hukukçuyla değerlendirmeniz yerinde olur.