10820 sayılı Karar, 4/7/1956 tarihli ve 6772 sayılı Kanun kapsamına giren kurumlarda çalışan işçilere 2026 yılında verilecek ilave tediyenin ödeme sürelerini belirlemektedir. Her yıl tekrarlanan bu karar teknik bir takvim düzenlemesi gibi görünse de, kapsamdaki işçiler bakımından doğrudan ücret alacağı doğuran bir sonuca bağlıdır.
İlave Tediye İkramiye Değildir
Uygulamada en sık yapılan hata, ilave tediyeyi işverenin isteğine bağlı bir ikramiye gibi görmektir. Oysa ilave tediye kanundan doğar; kapsamdaki işçi bakımından işverenin takdirine bırakılmış bir ödeme değildir. Bu nitelik farkı, alacağın hesabında ve talep edilebilirliğinde belirleyicidir. Sözleşmeyle ortadan kaldırılması ya da işçinin peşinen feragat etmesi de kural olarak sonuç doğurmaz.
Kapsam Sorusu: Hangi Kurum, Hangi İşçi
- İşverenin 6772 sayılı Kanunun kapsamına giren kurumlardan olup olmadığı
- Çalışanın işçi statüsünde bulunup bulunmadığı
- Alt işveren ilişkisi varsa hangi işverenin sorumlu tutulacağı
- Yıl içinde işe giren veya ayrılan işçide oransal hesaplama
Ödeme Tarihinin Hukuki Sonucu
Kararla belirlenen tarih, yalnızca idari bir takvim değildir; ödemenin muaccel hale geldiği anı gösterir. Bu tarihte ödeme yapılmazsa işveren temerrüde düşer ve alacak faiziyle birlikte istenebilir hale gelir. Ücret niteliğindeki alacaklarda uygulanan faiz türü, genel faizden farklı olabileceğinden talebin dilekçede doğru nitelendirilmesi önemlidir.
Ödenmeyen Alacakta İzlenecek Yol
- Bordro, banka kayıtları ve hizmet dökümü bir araya getirilerek hesaplama yapılır.
- İşverene yazılı talep iletilerek temerrüdün tarihi belgelenir.
- İş uyuşmazlıklarında dava şartı olan arabuluculuk sürecine başvurulur.
- Anlaşma sağlanamazsa iş mahkemesinde dava açılır.
Zamanaşımı bu alacak türünde ayrıca dikkat gerektirir; ücret niteliğindeki alacaklar için öngörülen beş yıllık süre nedeniyle, geçmiş yıllara ilişkin talepler zaman içinde eriyebilir. Bu nedenle ödenmediği fark edilen tediye için beklemek yerine, kayıtların güncel olduğu dönemde adım atılması alacağın tamamının korunmasını sağlar.
Buradaki açıklamalar genel çerçeveyi tanıtır; kapsam ve hesaplama işyerine göre değişebileceğinden, ödenmeyen ilave tediye iddiasında iş hukuku alanında çalışan bir meslektaşla görüşülmesi tavsiye edilir.