İçeriğe geç
AC

1592 Sayılı Karar ile Gecikme Zammı Oranı: Amme Borçlusu İçin Hesap ve İtiraz Rehberi

12 Nisan 2026 İdare ve Vergi Hukuku 2 dk okuma 74 görüntülenme Son güncelleme: 17 Ağustos 2026

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan gecikme zammı oranının her ay için ayrı ayrı uygulanmak üzere yeniden belirlenmesine ilişkin 1592 sayılı Karar, vadesinde ödenmeyen kamu alacaklarının maliyetini doğrudan etkiler. Bu rehber, oran kararlarının borç hesabına nasıl yansıdığını ve borçlunun elindeki hukuki araçları anlatır.

Gecikme Zammı Ne Zaman İşlemeye Başlar?

Gecikme zammı, kamu alacağının vadesinde ödenmemesi hâlinde ödeme gerçekleşene kadar işleyen bir fer'i alacaktır. Bir ceza değil, ödemenin geciktirilmesinin karşılığıdır. Bu nedenle asıl borç tartışmalı olsa dahi, ödeme yapılmadığı sürece işlemeye devam eder. Borcun esasına itiraz edilirken ödeme yapılıp yapılmayacağı kararı, çoğu dosyada mali sonuç bakımından belirleyici olur.

Oran Kararlarının Dönemsel Uygulanması

Gecikme zammı oranı her ay için ayrı ayrı uygulanacak şekilde belirlenir. Bunun pratik sonucu şudur: bir borcun gecikme zammı hesaplanırken tek bir oran değil, gecikmenin sürdüğü her döneme o dönemde yürürlükte olan oran uygulanır. Uzun süredir devam eden bir borçta, farklı tarihlerde yürürlüğe girmiş birden fazla oranın birlikte kullanılması gerekir. Hesap hataları çoğunlukla tam bu noktada, dönem geçişlerinde ortaya çıkar.

Ödeme Emri Tebliğ Edildiğinde

Ödeme emri, takibin başladığını gösteren ve süreye tabi bir işlemdir. Borçlunun burada ileri sürebileceği savunmalar sınırlı olmakla birlikte, özellikle şu başlıklar dikkatle incelenmelidir:

  • Borcun kısmen veya tamamen ödenmiş olup olmadığı.
  • Alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı.
  • Ödeme emrinin doğru kişiye ve usulüne uygun şekilde tebliğ edilip edilmediği.
  • Asıl borç ile fer'ilerin ayrı ayrı ve anlaşılır biçimde gösterilip gösterilmediği.

Borç Yükünü Hafifletmek İçin Kullanılabilecek Yollar

  1. Tecil ve taksitlendirme başvurusu ile ödemenin plana bağlanması.
  2. Hesap hatası veya mükerrer tahakkuk varsa düzeltme talebinde bulunulması.
  3. Asıl borca ilişkin idari veya yargısal başvuru yollarının süresinde kullanılması.
  4. Haciz uygulanmışsa haczedilemeyecek mal ve gelirlere ilişkin itirazların ileri sürülmesi.

Şirketler İçin Ek Uyarı

Tüzel kişilerde ödenmeyen kamu borçları, kanuni temsilci ve ortakların sorumluluğu gündeme geldiğinde kişisel malvarlığını da ilgilendirir hâle gelebilir. Bu nedenle şirket borçlarının takibi, yalnızca muhasebe süreci olarak değil hukuki risk yönetimi olarak da ele alınmalıdır.

Bu metin genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; borç hesabınıza ve elinizdeki tebligata özgü değerlendirme için mali ve hukuki danışmanlıktan yararlanmanız uygun olacaktır.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla