Birleşme, bölünme ve tür değiştirme işlemleriyle şirkete ayni sermaye konulması, ticaret sicilinde tescil ile hüküm doğurur. Ancak taşınmaz, araç, marka veya gemi gibi ayrı sicillere kayıtlı malvarlığı unsurları söz konusu olduğunda iş ticaret siciliyle bitmez. Şirketlerde Yapı Değişikliği ve Ayni Sermaye Konulmasında Siciller Arası İşbirliğine İlişkin Tebliğ, tam da bu geçiş noktasını düzenler.
Tescil ile Sicil Kaydı Arasındaki Boşluk
Külli halefiyet ilkesi gereği birleşme veya bölünmede malvarlığı, ayrı bir devir işlemine gerek olmaksızın devralan şirkete geçer. Buna karşılık tapu kütüğü, trafik sicili veya marka sicilinde kayıt eski unvan üzerinde görünmeye devam eder. Bu görünüşteki uyumsuzluk pratikte ciddi sonuçlar doğurur: kredi teminatı tesisi, ihaleye katılım, satış işlemi veya haciz aşamasında kayıt maliki ile gerçek malik farklı göründüğü için işlem durur.
Ayni Sermaye Konulmasında Şerh Aşaması
Bir taşınmazın veya sicile kayıtlı hakkın sermaye olarak taahhüt edilmesi hâlinde, önce ilgili sicile şerh düşülmesi, ardından şirketin tescili ile birlikte kaydın şirket adına aktarılması beklenir. Şerh aşamasının atlanması, taahhüt ile tescil arasındaki dönemde üçüncü kişilere yapılan devirlere karşı şirketi savunmasız bırakır. Değerleme raporunun tarihinin de bu süreçle uyumlu olması gerekir; aradaki gecikme değerin güncelliği tartışmasını doğurur.
Tescil Sonrası Yapılacaklar Listesi
- Tescil ve ilan belgelerinin sicil müdürlüğünden temini
- Tapu müdürlüklerine kayıt düzeltmesi başvurusu yapılması
- Araçlar için trafik tescil kayıtlarının güncellenmesi
- Marka, patent ve tasarım sicillerinde unvan ve malik değişikliğinin işlenmesi
- Banka hesapları, kredi ve teminat sözleşmelerinde tarafın güncellenmesi
- Devam eden dava ve icra dosyalarına taraf değişikliğinin bildirilmesi
Gözden Kaçan İki Risk
Birincisi, kira ve uzun süreli sözleşmelerdeki değişiklik kayıtlarıdır. Sözleşmede yapı değişikliği hâlinde karşı tarafa fesih hakkı tanıyan bir hüküm varsa, tescilden önce bu hükmün tespiti ve gerekiyorsa onay alınması gerekir. İkincisi, alacaklıların korunmasına ilişkin usuldür; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında öngörülen çağrı ve teminat mekanizmasının atlanması, sonradan sorumluluk davalarının dayanağı hâline gelir.
Sicil Talebinin Reddedilmesi Hâlinde
Kayıt güncelleme talebi ilgili sicil tarafından reddedilirse, çoğu kez eksik olan belge basit bir uyum sorunudur: tescil ilanındaki malvarlığı listesiyle sicildeki tanımın örtüşmemesi, ada-parsel ya da şasi numarasının eksik yazılması. Reddin gerekçesi yazılı olarak alınmalı ve düzeltme başvurusu bu gerekçeye birebir cevap verecek şekilde hazırlanmalıdır. Gerekçesiz sözlü ret bildirimiyle yetinilmesi, hem süre kaybına hem de sonraki başvurularda aynı eksikliğin tekrarına yol açar.
Yukarıdaki açıklamalar genel bir kontrol listesi sunar. Yapı değişikliği işlemlerinde vergi, iş hukuku ve sözleşmesel boyutlar iç içe geçtiğinden, planlama aşamasında bütüncül bir hukuki değerlendirme yapılmasında yarar vardır.