Diyanet İşleri Başkanlığının kuruluş ve görevlerine ilişkin 633 sayılı Kanun, teşkilatın görev alanını ve personel rejimini düzenler. Kanunun ek maddelerinden birinin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirleyen yönetmelik ise, kanunla çizilen çerçevenin idari uygulamada nasıl hayata geçirileceğini gösterir. Bu rehber, bu tür ikincil düzenlemelerin hukuki niteliğine ve bireysel işlemlere karşı başvuru yollarına odaklanır.
Yönetmeliğin Hukuki Konumu
Usul ve esas yönetmelikleri, dayandıkları kanun hükmünün sınırını aşamaz. Kanunda öngörülmeyen bir yükümlülük getiren, hak daraltan ya da kanunun tanıdığı bir imkânı fiilen ortadan kaldıran düzenleme, normlar hiyerarşisine aykırılık nedeniyle iptal edilebilir. Bu nedenle bir uygulamayı değerlendirirken önce kanun metninin, sonra yönetmeliğin okunması gerekir.
Bireysel İşlem ile Düzenleyici İşlem Ayrımı
- Düzenleyici işlem: yönetmeliğin kendisidir; genel ve soyut kural koyar.
- Bireysel işlem: yönetmeliğe dayanılarak belirli bir kişi hakkında kurulan işlemdir.
İdari Yargılama Usulü Kanunu, düzenleyici işlemin uygulanması üzerine ilgililerin hem düzenlemeye hem de uygulama işlemine karşı dava açabilmesine imkân tanır. Bu imkân, yönetmeliğin yayımından uzun süre sonra dahi hak arama yolunu açık tutması bakımından önemlidir.
İdareye Başvuru Aşaması
- İşlemin gerekçesini ve dayanağını yazılı olarak talep edin.
- İdareye başvurarak işlemin geri alınmasını, kaldırılmasını veya değiştirilmesini isteyin.
- Başvurunuzun kayda alındığını gösteren evrak numarasını mutlaka temin edin.
- Cevap verilmemesi hâlinde zımni ret kurallarını dikkate alarak dava takvimini kurun.
Cevap verilmemesinin belirli bir sürenin sonunda ret sayılması, uygulamada en sık gözden kaçan noktadır; idareden yanıt beklenirken dava süresi işlemeye devam eder.
Personel İşlemlerinde Özellik Arz Eden Hususlar
Atama, görevlendirme, yer değiştirme ve benzeri işlemlerde idarenin takdir yetkisi bulunmakla birlikte bu yetki sınırsız değildir. İşlemin kamu yararı ve hizmet gerekleriyle bağdaşması, eşitlik ilkesine uygun olması ve gerekçesinin denetlenebilir olması aranır. Takdir yetkisinin ölçüsüz kullanıldığı iddiası, benzer durumdaki kişilere yapılan uygulamalarla karşılaştırma yapılarak somutlaştırılabilir.
Yukarıdaki açıklamalar genel niteliktedir. İşlemin türüne ve tebliğ tarihine göre başvuru yolu ile süreler değiştiğinden, karar elinize ulaştığında ilgili mevzuat metniyle birlikte hukuki değerlendirme yapılmasında yarar bulunmaktadır.