Geleneksel ve tamamlayıcı tıp yöntemleri alanında kurulan üniversite merkezleri, hem akademik bir birim hem de doğrudan hastayla temas eden bir uygulama alanı olmaları nedeniyle iki ayrı sorumluluk çerçevesinin kesiştiği yerde durur. Merkezin yönetmeliği faaliyet alanını çizerken, o çizginin dışına taşan her uygulama ayrı bir hukuki tartışma doğurur.
Faaliyet Alanının Çizdiği Sınır
Yönetmelik metinleri genellikle merkezin amaç ve faaliyet maddelerinde eğitim, araştırma ve uygulama başlıklarını sayar. Buradaki sayım, kurumsal reklamdan ibaret değildir; merkezin hangi işlemi hangi başlık altında yapabileceğini gösteren bir yetki listesidir. Listede yer almayan bir uygulamanın merkez adı altında sunulması, hem idari hem mesleki sorumluluk bakımından zemin kaybettirir.
Kim Uygulayabilir
Bu alandaki temel ayrım, uygulamayı yapan kişinin mesleki yetkisidir. Tıbbi bir işlemin yalnızca ilgili mevzuatta öngörülen yetkiye ve eğitime sahip kişilerce yapılabilmesi kuraldır; yetkisiz uygulama, sonuç iyi olsa dahi başlı başına bir ihlaldir. Merkez yönetimi bakımından da personelin belge ve sertifika durumunun güncel tutulması, denetimde ilk sorulan konudur.
Aydınlatılmış Onam Neden Belirleyici
Bu alanda çıkan uyuşmazlıkların önemli bölümü, uygulamanın kendisinden çok hastanın yeterince bilgilendirilmediği iddiasından doğar. Onam metninin savunma değeri taşıması için şunları içermesi beklenir:
- Uygulanacak yöntemin ne olduğu ve beklenen etkisinin sınırları
- Bilinen olası yan etkiler ve komplikasyonlar
- Alternatif yaklaşımlar ve hiç uygulanmaması halinde beklenen seyir
- Hastanın onamını geri alabileceği bilgisi ve tarih ile imza
Matbu, tek sayfalık ve hastaya özgü hiçbir bilgi içermeyen onam formları uygulamada çoğu zaman yeterli görülmez.
Komplikasyon ile Kusur Ayrımı
Her istenmeyen sonuç kusur anlamına gelmez. Kabul edilen tıbbi uygulama sınırları içinde kalınmış ve hasta önceden bilgilendirilmişse, ortaya çıkan sonuç komplikasyon olarak değerlendirilebilir. Buna karşılık endikasyon dışı uygulama, takibin yapılmaması veya kayıt tutulmaması kusur tartışmasını doğrudan açar. Bu ayrım, dosyadaki tıbbi kayıtların ayrıntısına göre şekillenir.
Hasta Tarafında Başvuru Yolları
Zarar gördüğünü düşünen kişi bakımından kurumsal şikâyet, idari başvuru ve tazminat talebi farklı mecralardır ve biri diğerinin yerine geçmez. Hangi yolun seçileceği, uygulamanın kamu kurumu bünyesinde mi yoksa özel bir ilişki içinde mi yapıldığına göre değişir.
Yukarıdaki bilgiler yol gösterici niteliktedir. Tıbbi uygulamalara ilişkin iddialarda dosya, tıbbi kayıtların bilirkişi incelemesine dayandığından; hasta veya sağlık kurumu tarafında olun, kayıtların eksiksiz derlenmesi ve profesyonel değerlendirme alınması önemlidir.