Bir üniversitede kurulan nükleer sistemler uygulama ve araştırma merkezine ilişkin yönetmelik, diğer akademik merkez düzenlemelerinden önemli bir yönüyle ayrılır: burada faaliyetin kendisi, ayrı ve daha ağır bir düzenleyici rejime tabidir. Merkezin akademik yetkisi ile radyasyon kaynağı bulundurma ve kullanma yetkisi aynı şey değildir; bu iki katmanın karıştırılması uygulamadaki en ciddi risktir.
İki katmanlı yetkilendirme
Yönetmelik, merkezin üniversite içindeki konumunu, organlarını ve çalışma alanını belirler ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ile çizilen çerçeveye dayanır. Buna karşılık radyasyon kaynaklarının bulundurulması, kullanılması, devredilmesi ve tesisin işletilmesi bakımından ulusal nükleer düzenleyici otoriteden alınacak ayrı izin ve lisanslar gerekir. Merkez yönetmeliğinin yürürlüğe girmiş olması, bu ikinci katmanı sağlamaz.
Sorumluluğun kişiselleşmesi
Bu alanın ayırt edici özelliği, sorumluluğun kurumda soyut biçimde kalmayıp belirli görevlilere bağlanmasıdır. Radyasyondan korunma sorumlusu, tesis sorumlusu ve yetkilendirilmiş kullanıcı gibi görevler yazılı olarak atanır. Görev atamasının güncellenmemesi, örneğin görevlinin ayrılmasına rağmen kayıtlarda görünmeye devam etmesi, bir olay yaşandığında hem idari yaptırımın hem de cezai sorumluluğun kime yöneleceği tartışmasını doğurur.
Kayıt ve ölçüm disiplini
- Kaynak envanteri ve her hareketin tarihli kaydı
- Kişisel dozimetre ölçümlerinin düzenli takibi ve arşivlenmesi
- Atık yönetimi ve devir işlemlerinin belgelenmesi
- Eğitim ve tatbikat kayıtlarının katılımcı imzasıyla saklanması
Bu kayıtlar yalnızca denetim için değil, ileride açılabilecek bir tazminat davasında kurumun kendisini savunabilmesi için de belirleyicidir. Ölçüm kaydı yoksa maruziyetin bulunmadığını göstermek fiilen imkânsız hâle gelir.
Öğrenci ve araştırmacı bakımından özel durum
Merkezde çalışan lisansüstü öğrencileri ve proje personeli çoğu zaman kadrolu değildir. Bunların hangi statüde bulunduğu, iş kazası niteliğindeki bir olayda hangi güvenceden yararlanacağı ve eğitim almadan kaynak bulunan alana girip giremeyeceği yönetmelik ve iç yönergelerle netleştirilmelidir. Uygulamadaki en yaygın açık burasıdır.
Bir olay yaşandığında
- Olay yerine erişimi sınırlayın ve mevcut ölçüm verilerini olduğu gibi koruyun.
- Kurum içi bildirim ile düzenleyici otoriteye bildirimi ayrı ayrı ve gecikmeden yapın.
- Görev atamalarını, eğitim kayıtlarını ve bakım geçmişini aynı dosyada toplayın.
- İdari süreçle olası ceza soruşturmasının farklı yürüdüğünü hesaba katarak savunmayı baştan bütünlük içinde kurun.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır. Nükleer alanda uygulanan izin rejimi teknik ayrıntıya son derece duyarlı olduğundan, somut bir denetim veya olay durumunda hem teknik hem hukuki değerlendirmenin eşzamanlı yürütülmesini öneririz.