İçeriğe geç
AC

Manevi ve Psikolojik Danışmanlık Merkezi Yönetmeliği: Sır Saklama, Hizmetin Sınırı ve Sorumluluk

1 Mayıs 2026 İdare ve Vergi Hukuku 2 dk okuma 72 görüntülenme Son güncelleme: 18 Ağustos 2026

Manevi ve psikolojik danışmanlık uygulama ve araştırma merkezine ilişkin yönetmelik, üniversite bünyesinde yürütülecek danışmanlık faaliyetinin çerçevesini kurar. Bu alanın hukuki bakımdan en hassas yanı, faaliyetin akademik araştırma ile bireye dönük hizmet arasındaki ince çizgide durmasıdır. Çizginin nerede olduğu yazılı biçimde belirlenmezse, hem danışan hem de danışmanlık veren kişi korumasız kalır.

Araştırma mı, hizmet mi

Merkezler genellikle hem araştırma yapar hem de görüşme yürütür. Bir görüşme bireysel ihtiyaca yönelik yürütülüyorsa, artık araştırma faaliyetinden farklı bir ilişki doğmuştur. Bu ayrım kayıt tutma, rıza alma ve sorumluluk bakımından sonuç değiştirir. Yönetmeliğin faaliyet maddesinde her ikisinin birlikte sayılmış olması, iki faaliyetin aynı usulle yürütülebileceği anlamına gelmez.

Yetki sınırı ve yönlendirme yükümlülüğü

Manevi danışmanlık, tıbbi tanı ve tedavi anlamına gelmez. Görüşme sırasında ciddi bir ruhsal bozukluk belirtisi, kendine zarar verme riski ya da acil bir durumla karşılaşıldığında yapılması gereken, uygun sağlık kuruluşuna yönlendirmedir. Merkezin yazılı bir yönlendirme protokolü bulunmaması, olumsuz bir sonuç doğduğunda kurumun savunmasını doğrudan zayıflatır. Protokolde kimin, hangi belirti karşısında, nereye yönlendireceği açıkça yer almalıdır.

Gizlilik ve sınırları

  • Görüşme içeriği kural olarak gizlidir ve merkez içinde dahi ihtiyaç dışında paylaşılmaz.
  • Danışanın kimliği, görüşme kayıtları ve notlar 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamındadır; sağlıkla ilgili bilgiler daha sıkı bir korumaya tabidir.
  • Gizliliğin mutlak olmadığı hâller vardır: yakın ve ciddi bir tehlike ya da suç ihbarına ilişkin yükümlülükler söz konusu olduğunda, danışana bu sınır baştan açıklanmış olmalıdır.
  • Süpervizyon veya vaka tartışması yapılacaksa, bu durum rıza metninde önceden belirtilmelidir.

Kayıt tutma disiplini

Not tutmamak koruyucu değil, aksine risklidir. Görüşme tarihinin, süresinin, yapılan yönlendirmenin ve danışana verilen bilgilendirmenin özet biçimde kaydedilmesi, ileride bir şikâyet gündeme geldiğinde tek somut dayanaktır. Kayıtların kim tarafından, nerede ve ne kadar süreyle saklanacağı ile erişim yetkisinin kimde olduğu yazılı olarak belirlenmelidir.

Şikâyet ve sorumluluk aşaması

  1. Danışandan gelen şikâyette önce hangi ilişkinin kurulduğu belirlenir: gönüllü katılımlı araştırma mı, bireysel görüşme mi?
  2. Rıza metni, yönlendirme protokolü ve görüşme kayıtları birlikte incelenir.
  3. Görevlinin statüsüne göre disiplin, idari ve özel hukuk sorumluluğu ayrı ayrı değerlendirilir.
  4. Kurum, görevlinin fiilinden doğan zarar bakımından ayrı bir muhatap olabilir; bu nedenle savunma baştan bütün olarak kurgulanmalıdır.

Yukarıdakiler genel bilgilendirme amacıyla kaleme alınmıştır. Danışmanlık ilişkisine dair bir şikâyet veya soruşturmayla karşılaşıldığında, rıza ve kayıt belgelerinin ilk aşamada hukuki gözle incelenmesi sürecin seyrini belirler.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla