İçeriğe geç
AC

6360 Sayılı Kanunla Belediyeye Devredilen Köy Arazilerinin 5543 Sayılı İskân Kanunu Amaçlarında Kullanımı: Hak İddiası ve Dava Yolu

2 Mayıs 2026 İdare ve Vergi Hukuku 2 dk okuma 82 görüntülenme Son güncelleme: 20 Ağustos 2026

6360 sayılı Kanunla büyükşehir sınırları genişletildiğinde, köy tüzel kişiliklerine ait taşınmazlar belediyelere devredilmişti. Bu devredilen arazilerin 5543 sayılı İskân Kanunu amaçlarıyla kullanılmasına ilişkin tebliğ, hak sahipliği iddiaları bakımından günümüzde de tartışma doğurmaya devam etmektedir. Konu, idare hukuku ile taşınmaz hukukunun kesiştiği bir alandır.

Devrin Hukuki Niteliği

Köy tüzel kişiliğinin kaldırılmasıyla gerçekleşen devir, kanundan doğan bir külli intikaldir; ayrı bir devir sözleşmesine ihtiyaç göstermez. Ancak devrin tapu siciline yansıması ayrı bir işlemdir ve bu tescil işlemi, hak sahibi olduğunu iddia eden kişiler bakımından dava konusu edilebilecek bir idari işlem doğurur.

İskân Amaçlı Kullanımda Hak Sahipliği

İskân mevzuatı çerçevesinde arazi tahsisinden yararlanabilmek, kanunda sayılan hak sahipliği şartlarının varlığına bağlıdır. Uygulamada uyuşmazlıklar ağırlıkla şu noktalarda toplanır:

  • Başvurucunun ilgili köyde ikamet ve fiilî tarımsal faaliyet şartını taşıyıp taşımadığı
  • Taşınmazın devir tarihindeki niteliğinin (mera, hazine, köy tüzel kişiliği mülkü) doğru tespit edilip edilmediği
  • Tahsis komisyonu kararının gerekçeli olup olmadığı
  • Aynı taşınmaz üzerinde önceki bir tahsis veya zilyetlik iddiasının bulunup bulunmadığı

Delil Toplama: Kadastro Dosyası Merkezdedir

Bu tür dosyalarda en güçlü deliller idarenin kendi kayıtlarındadır. Kadastro tutanakları, köy sınır krokileri, muhtarlık kayıtları, tarımsal destekleme başvuruları ve tarihli hava fotoğrafları birlikte değerlendirildiğinde fiilî kullanım geçmişi ortaya konabilir. Tanık beyanı bu belgelerle desteklenmediğinde tek başına yeterli görülmeyebilir.

Hangi Mahkeme, Hangi Süre?

Tahsis talebinin reddi veya komisyon kararı gibi idari işlemlere karşı idare mahkemesinde iptal davası; tapu kaydının düzeltilmesi, tescil veya el atmanın önlenmesi talepleri bakımından ise asliye hukuk mahkemesinde dava söz konusu olur. Yanlış yargı kolu seçimi, görevsizlikle sonuçlanır ve bu arada idari dava süresi dolabilir. Talebin gerçek amacı — bir idari işlemin iptali mi, yoksa mülkiyetin tespiti mi — dava açılmadan önce netleştirilmelidir.

Süre Riskine Karşı

İdareye yapılan başvuruya cevap verilmemesi halinde zımni ret ve buna bağlı dava süresi işlemeye başlar. Başvuru tarihinin kayıtlı biçimde belgelenmesi (kayıtlı posta, KEP veya evrak kayıt numarası), sürenin başlangıcını ispat açısından belirleyicidir.

Bu metin genel yönlendirme amacı taşır; taşınmazın niteliği ve tapu kaydının durumu dosyadan dosyaya değiştiğinden, belge örnekleri üzerinden ayrıca inceleme yapılması gerekir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla