3067 sayılı Kalkınma Planlarının Yürürlüğe Konması ve Bütünlüğünün Korunması Hakkında Kanun, kalkınma planlarının onaylanmasındaki usulü ve planın bütünlüğünün nasıl korunacağını düzenler. Kanun kısa ve usule ilişkin görünmesine karşın, kamu yatırımlarına, teşviklere ve idari kararların gerekçelendirilmesine dolaylı biçimde etki eder. Bu rehber planın bağlayıcılığını, onay usulünü ve plana aykırılık iddiasının hukuki değerini ele alır.
Planın bağlayıcılığı hangi ölçüde vardır
Kalkınma planı, kamu kesimi için bağlayıcı, özel kesim için yol gösterici niteliktedir. Bu ayrım, planın vatandaş açısından doğrudan hak veya yükümlülük doğurmadığı; buna karşılık kamu kurumlarının yatırım ve harcama kararlarının plan hedeflerine uygun olması gerektiği anlamına gelir. Plan, tek tek işlemlerin hukuka uygunluğunu tek başına belirlemez ama işlemin amaç ve sebep unsurunun denetiminde başvurulan bir ölçüt hâline gelir.
Onay usulü ve bütünlüğün korunması
Plan metni yasama organının onayına sunulur ve bütünlüğünü bozacak değişiklikler bakımından özel bir usule bağlanır. Bütünlüğün korunması ilkesinin amacı, planın hedefleri arasındaki dengeyi tek tek müdahalelerle bozmamaktır. Uygulamada bu ilke, plana yapılan ekleme ve çıkarmaların usulüne uygunluğu tartışmasında gündeme gelir.
Kurumlar ve yatırımcılar için pratik yansımalar
- Kurum yatırım programları, plan hedefleriyle ilişkilendirilerek gerekçelendirilir
- Teşvik ve destek kararlarında plan öncelikleri dayanak olarak gösterilebilir
- Plan hedefleri, kamu ihalelerinde ve tahsis kararlarında kamu yararı değerlendirmesini besler
- Plana atıf yapılan idari işlemlerde, atfın somut olarak kurulup kurulmadığı denetlenebilir
Plana aykırılık iddiası yargıda nasıl kullanılır
Kalkınma planı doğrudan iptal davasına konu olacak bireysel bir işlem değildir. Buna karşılık plana açıkça aykırı bir idari işlem, sebep ve amaç unsurları bakımından sakat olduğu iddiasıyla idari yargıda iptal davasının konusu yapılabilir. Bu iddianın kabul görebilmesi için soyut atıf yeterli olmaz; plandaki hangi hedefin hangi somut kararla çeliştiği gösterilmelidir. Ayrıca idari yargıda menfaat ihlali koşulu ve dava açma süresine ilişkin kurallar, iddianın esasına girilmeden önce aşılması gereken eşiklerdir.
Yukarıdaki değerlendirmeler genel bilgilendirme niteliğindedir; plan hedeflerine dayanan ya da bunlarla çelişen bir idari işlemle karşılaşıldığında, işlemin türüne göre değişen usul kurallarının hukukçu ile birlikte incelenmesi tavsiye edilir.