3076 sayılı Karar ile onaylanan Orta Vadeli Mali Plan, kamu idarelerinin gelir ve gider tahminlerini, ödenek tavanlarını ve bütçe hazırlık sürecinin çerçevesini gösteren bir belgedir. Hukuki niteliği bakımından vatandaşa doğrudan hak vermez; ancak kamu ile iş yapan yükleniciler, hizmet alan kurumlar ve kamu görevlileri açısından pratik sonuçları vardır. Bu rehber, mali planın bağlayıcılık düzeyini ve pratikte hangi tartışmaları doğurduğunu ele alır.
Mali planın kamu mali yönetimindeki yeri
Kamu mali yönetiminin çerçevesi 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile kurulmuştur. Orta vadeli program ve mali plan, bütçe tekliflerinin hazırlanmasında idarelere yol gösterir; kurum bütçeleri bu tavanlar dikkate alınarak oluşturulur. Plan bir harcama yetkisi değildir: harcama yetkisi bütçe kanunu ve ödenek tahsisiyle doğar.
Yükleniciler için asıl mesele: ödenek savunması
Kamu idaresi ile sözleşme yapan yüklenicilerin sıkça karşılaştığı durum, ödemenin ödenek bulunmadığı gerekçesiyle geciktirilmesidir. Geçerli biçimde kurulmuş bir sözleşmeden doğan borç, plan veya bütçe kısıtı ileri sürülerek ortadan kaldırılamaz. Ödenek yokluğu idarenin iç işleyişine ilişkin bir sorun olup, alacaklının hakkını sona erdirmez. Alacaklı bakımından yapılması gereken, hakedişin usulüne uygun düzenlenmesi, teslim ve kabul belgelerinin tamamlanması ve gecikmenin yazılı biçimde ihtar edilmesidir.
Kurumlar açısından risk noktaları
- Ödenek üstü taahhüde girilmesi, sorumluluk ve kamu zararı tartışması doğurabilir
- Yıllara yayılan işlerde ödenek dilimleriyle iş programının uyumsuzluğu gecikme cezası sorunları yaratır
- Ek ödenek ve aktarma işlemlerinin usulü kayıt altına alınmalıdır
- Denetim raporlarına verilen cevaplarda belge dayanağı gösterilmelidir
Plan metninin yargısal denetimi
Mali plan, kişilerin hukuki durumunu doğrudan etkilemeyen bir belge olduğundan tek başına iptal davasına konu edilmesi güçtür. Denetim genellikle plana dayanılarak yapılan somut işlem üzerinden yürür. Bu nedenle itiraz, plana değil; plana atıfla reddedilen talebe, kesilen ödemeye veya iptal edilen ihaleye yöneltilmelidir. Somut işlem esas alındığında dava açma süresinin tebliğ tarihinden işlediği unutulmamalıdır.
Bu değerlendirme genel niteliktedir. Kamu ile sözleşme ilişkisinde ödeme gecikmesi yaşanıyorsa, alacağın türüne göre başvurulacak yol ve süreler değiştiğinden dosyanın hukukçu tarafından incelenmesi yerinde olur.