İçeriğe geç
AC

3069 Sayılı Kanun: Milletvekilliği ile Bağdaşmayan İşler, Bildirim Yükümlülüğü ve Üyeliğin Düşmesi Süreci

15 Nisan 2026 İdare ve Vergi Hukuku 2 dk okuma 73 görüntülenme Son güncelleme: 17 Ağustos 2026

3069 sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi Üyeliği ile Bağdaşmayan İşler Hakkında Kanun, milletvekilliği görevinin başka görev ve işlerle birlikte yürütülmesini sınırlar. Amaç bir kısıtlama getirmek değil, yasama görevinin bağımsızlığını ve çıkar çatışmasının önlenmesini sağlamaktır. Bu rehber yasağın kapsamını, uygulamada tartışma yaratan alanları ve ihlal iddiasının izleyeceği süreci konu alır.

Bağdaşmazlığın koruduğu menfaat

Anayasa, milletvekilliği ile bağdaşmayan işleri ana hatlarıyla belirlemiş, ayrıntıyı kanuna bırakmıştır. Korunan menfaat iki yönlüdür: milletvekilinin kamu gücünü özel bir menfaat için kullanmasının önlenmesi ve yasama görevinin fiilen yerine getirilebilmesi. Bu nedenle yasak, yalnızca ücretli görevleri değil, kamu kurumlarıyla kurulan bazı ilişki türlerini de kapsayabilir.

Tartışma yaratan alanlar

  • Kamu kurum ve kuruluşlarında görev ile üyeliğin bir arada yürütülmesi
  • Sermayesinde kamu payı bulunan şirketlerde yönetim veya denetim görevi
  • Kamu kurumlarıyla taahhüt, temsil ve vekâlet ilişkileri
  • Devam eden serbest meslek faaliyetlerinin kapsam ve biçimi

Uygulamadaki güçlük, bir görevin kâğıt üzerindeki adı ile fiilî içeriğinin ayrışmasından doğar. Fahri veya ücretsiz nitelendirilen bir görev, karar alma yetkisi içeriyorsa tartışma dışı sayılmaz. Bu nedenle değerlendirme, unvana değil yetkiye bakılarak yapılmalıdır.

Süreç: bildirim, inceleme ve karar

  1. Seçilme sonrası mevcut görev ve işler bildirilir, bağdaşmayan işlerden ayrılma işlemleri yapılır
  2. İhlal iddiası ileri sürüldüğünde konu Meclis bünyesindeki ilgili komisyonda incelenir
  3. İnceleme sonucunda hazırlanan rapor Genel Kurul'un değerlendirmesine sunulur
  4. Üyeliğin düşmesine ilişkin karara karşı Anayasa Mahkemesi'ne başvurulması yolu bulunur

En sık yapılan hata

Uygulamada en yaygın sorun, ayrılma iradesinin belgelendirilmemesidir. İstifanın kabul edildiği tarih, ticaret sicilinde temsil yetkisinin terkin edildiği tarih ve sözleşmenin sona erdiği tarih ayrı ayrı belge ile gösterilebilmelidir. Fiilî durum sona ermiş olsa da kayıtlarda görev devam ediyor görünüyorsa, savunma zorlaşır. Bu nedenle bildirim ve ayrılma işlemleri tarih sırasıyla dosyalanmalıdır.

Buradaki bilgiler genel çerçeve niteliğindedir. Bağdaşmazlık değerlendirmesi görevin fiilî içeriğine göre değiştiği için, tereddüt doğuran bir görev söz konusuysa karar verilmeden önce hukuki görüş alınması uygun olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla