3153 sayılı Kanun, radyoloji, radyom ve elektrikle tedavi ile diğer fizyoterapi müesseselerinin kuruluşunu ve buralarda çalışanların korunmasını düzenleyen köklü bir metindir. Kanunun bugünkü önemi, iyonlaştırıcı radyasyonla çalışan sağlık personeline tanınan özel koruyucu rejimin dayanağını oluşturmasından gelir.
Koruyucu rejimin mantığı
Kanun ve buna dayanılarak çıkarılan ikincil düzenlemeler, radyasyon kaynaklarıyla çalışılan birimlerde günlük çalışma süresine sınır getirilmesi, personele ek dinlenme hakkı tanınması ve düzenli sağlık kontrolü yapılması esasına dayanır. Bu haklar kişiye değil, fiilen yürütülen göreve bağlıdır; dolayısıyla uyuşmazlıklarda esas tartışma, çalışanın gerçekten radyasyon alanında görevlendirilip görevlendirilmediğidir.
Fiili görevin ispatı
Kadro unvanı ile fiilen yapılan iş çoğu zaman örtüşmez. Bu nedenle talebin dayanağını oluşturan belgeler önem taşır:
- Birim görevlendirme yazıları ve çalışma çizelgeleri
- Kişisel dozimetre kayıtları ve ölçüm raporları
- Periyodik sağlık muayenesi ve tetkik sonuçları
- Cihaz kullanım yetki belgeleri ile hizmet içi eğitim kayıtları
İşveren ve işletme sorumluluğu
Müessesenin ruhsatlandırılması, cihazların uygun koşullarda kurulması ve koruyucu donanımın sağlanması işletmenin yükümlülüğündedir. Bu yükümlülükler 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamındaki genel tedbir alma borcuyla birlikte değerlendirilir. Eksik tedbir sonucu ortaya çıkan sağlık zararı, koşulları varsa meslek hastalığı olarak nitelendirilebilir ve maddi–manevi tazminat talebine dayanak oluşturabilir.
Talep yolu nasıl kurulur?
Kamu personeli bakımından önce ilgili idareye yazılı başvuru yapılması, talebin reddi veya cevapsız bırakılması hâlinde idari yargıya gidilmesi gerekir. Özel sağlık kuruluşunda çalışanlarda ise talep iş hukuku çerçevesinde iş mahkemesine yöneltilir. Aynı olay hem idari hem de cezai sorumluluk doğurabileceğinden, sürecin başında hangi yolun izleneceğinin netleştirilmesi zaman kaybını önler.
Sık gözden kaçan noktalar
Dozimetre kayıtlarının belirli süre sonra arşivden çıkarılabilmesi, sağlık raporlarının kişisel dosyada tutulmaması ve birim değişikliklerinin yazılı belgeye bağlanmaması, yıllar sonra açılan davalarda ispat sorununa yol açar. Görev süresince bu belgelerin birer örneğinin kişisel olarak saklanması en etkili önlemdir.
Metin genel bilgilendirme niteliğindedir; radyasyon alanında çalışmaya bağlı hak talepleri kurum, statü ve tarih aralığına göre farklılaştığından, somut durumda ayrıntılı bir hukuki inceleme yapılması gerekir.