393 sayılı Karar ile 154 kV Seymen Çöp Gaz TM–Silivri RES TM enerji iletim hattı projesi kapsamındaki bazı taşınmazların Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü tarafından acele kamulaştırılmasına karar verilmiştir. Bu tür bir kararla karşılaşan taşınmaz sahibinin ilk sorusu genellikle aynıdır: tapum tümüyle elimden mi gidiyor, yoksa yalnızca hat güzergâhında bir kullanım kısıtı mı doğuyor?
Hat Güzergâhında Doğan Hukuki Yük
Enerji iletim hatlarında idare çoğu kez taşınmazın tamamının mülkiyetini değil; direk ayaklarının oturduğu alan bakımından mülkiyeti, iletkenlerin geçtiği koridor bakımından ise daimi irtifak hakkını edinme yoluna gider. İrtifak kurulan bölüm tapu kaydına işlenir; ekim dikim çoğu durumda sürebilirken yapılaşma ve belirli yüksekliğin üzerinde ağaçlandırma sınırlanır. Bu nedenle kamulaştırma evrakında hangi bölümün mülkiyet, hangi bölümün irtifak olarak alındığı satır satır okunmalıdır.
Acele Usulün Malik Açısından Anlamı
Acele kamulaştırma, idareye bedel tespiti kesinleşmeden taşınmaza el koyma imkânı tanır; ancak bu, bedelsiz veya denetimsiz bir el atma değildir. Mahkemece takdir edilen kıymet bloke edilmeden fiilî kullanım başlayamaz. Malikin bu aşamadaki en kritik işi, keşif gününü kaçırmamak ve taşınmazın el koyma anındaki fiilî durumunu fotoğraf, ölçekli kroki ve tarımsal üretim kayıtlarıyla belgelemektir. Sonradan kaldırılan bir dikili tesisin varlığını ispat etmek, direkler dikildikten sonra çok daha zordur.
Bedeli Yükselten ve Düşüren Unsurlar
- Taşınmazın imar durumu ile yola ve altyapıya mesafesi
- Arazi niteliğindeyse sulama imkânı, ürün deseni ve dikili tesisler
- Koridorun parseli ikiye bölmesi nedeniyle artan kısımda oluşan değer kaybı
- Direk yerlerinin tarım makinesi hareketini fiilen engellemesi
Bilirkişi raporunda bu başlıklardan biri hiç tartışılmamışsa, rapora karşı süresi içinde gerekçeli ve sayısal bir itiraz sunulmalıdır. Sadece bedelin düşük bulunduğunu belirten genel bir dilekçe uygulamada sonuç doğurmaz.
İki Ayrı Dava, İki Ayrı Yargı Kolu
Kamulaştırma kararının hukuka uygunluk denetimi ile bedelin belirlenmesi birbirinden ayrı süreçlerdir. Kararın iptali istemi idari yargıda görülürken, bedel tespiti ve idare adına tescil talebi taşınmazın bulunduğu yer adli yargısında incelenir. Bu ayrımın karıştırılması, yanlış mercie yapılan başvuru nedeniyle zaman ve bazı hâllerde doğrudan hak kaybına yol açar. Her iki koldaki duruşma, itiraz ve temyiz tarihleri tek bir takvimde izlenmelidir.
Buradaki açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır. Tapu kaydı, güzergâh krokisi ve tebligat tarihi her dosyada farklı sonuç doğurabileceğinden, kendi taşınmazınıza ilişkin adımları bir avukatla birlikte planlamanız yerinde olur.