Dokuz Eylül Üniversitesi BioİZMİR Uluslararası Sağlık Teknolojileri Geliştirici ve Hızlandırıcı Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetmeliği, bir üniversite bünyesinde kurulan araştırma merkezinin kuruluş amacını, organlarını ve çalışma usulünü düzenleyen ikincil mevzuat niteliğindedir. Bu tür yönetmelikler 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun üniversitelere tanıdığı yetkiye dayanır ve Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girer.
Merkezin Hukuki Konumu Nedir?
Uygulama ve araştırma merkezi, ayrı tüzel kişiliği bulunmayan bir üniversite birimidir. Bu nedenle merkezin taraf olduğu ilişkilerde hak ve borçların sahibi üniversitedir; merkez adına yapılan işlemler üniversite tüzel kişiliğini bağlar. Sağlık teknolojileri alanında hızlandırıcı işlevi gören bir merkezde bu ayrım, girişimcilerle kurulan protokoller ve fikrî hak paylaşımı bakımından pratik önem taşır.
Organlar ve Karar Alma Düzeni
Bu yönetmelik ailesinde ortak yapı; müdür, yönetim kurulu ve danışma kuruludur. Uyuşmazlıklarda ilk bakılan husus, işlemi tesis eden organın yönetmelikle kendisine tanınan yetki sınırları içinde kalıp kalmadığıdır.
- Yetki unsuru: Karar, yönetmelikte o organa bırakılmış bir konuda mı alınmış?
- Şekil unsuru: Toplantı ve karar yeter sayılarına uyulmuş mu, karar tutanağa bağlanmış mı?
- Sebep ve amaç: İşlem, merkezin yönetmelikte yazılı amaç maddesiyle bağdaşıyor mu?
Teknoloji Geliştirme Faaliyetinde Fikrî Hak Sorunu
Hızlandırıcı ve geliştirici merkezlerde en sık karşılaşılan gerilim, merkez imkânlarıyla üretilen buluş ve yazılımın kime ait olacağıdır. Yönetmelik metinleri bu konuyu çoğu kez ayrıntılı düzenlemez; bu boşluk, üniversite ile girişimci arasında imzalanan protokolle doldurulur. Protokolde katkı oranı, gelir paylaşımı ve devir koşulları yazılı hale getirilmezse sonradan ispat sorunu doğar. Sağlık teknolojilerinde ayrıca klinik veriyle çalışılıyorsa 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında özel nitelikli veri rejimi gündeme gelir; aydınlatma ve açık rıza süreçleri projenin başında kurgulanmalıdır.
Yönetmeliğe veya Merkez İşlemine İtiraz Yolu
Merkez organlarının bireysel işlemleri idari işlem niteliğindedir ve idari yargı denetimine tabidir. İzlenecek genel çerçeve şudur:
- İşlemin yazılı tebliğ tarihi belgeyle tespit edilir; öğrenme tarihine dayanmak ispat yükü doğurur.
- İdari başvuru yolu tercih edilecekse 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun öngördüğü başvuru mekanizması işletilir.
- Dava açılacaksa idare mahkemesinde iptal davası yolu değerlendirilir; yönetmeliğin ilgili maddesi ile birlikte dayanak kanuna aykırılık iddiası birlikte ileri sürülebilir.
Süre kaçırıldığında esasa girilmeden ret kararı verildiği için, ilk yapılması gereken tebliğ tarihini ve buna bağlı son günü netleştirmektir.
Yukarıdaki açıklamalar genel çerçeve sunar. Merkez yönetmelikleri sık değiştiğinden, işlem tarihinde yürürlükte olan metin üzerinden ve dosyadaki belgelerle birlikte değerlendirme yapılması yerinde olur.