Doğal sit alanlarının koruma statüsünün yeniden değerlendirilmesi, alan içinde taşınmazı bulunan kişiler için çoğu zaman beklenenden ağır sonuçlar doğurur. Balıkesir’in Burhaniye ve Edremit ilçeleri sınırlarındaki Kadıncık Deresi doğal sit alanına ilişkin 4822 sayılı karar, sınır ve koordinatları gösterilen alanların kesin korunacak hassas alan olarak tescil ve ilan edilmesine yöneliktir. Bu statü, koruma dereceleri içinde en sıkı kısıtlamaları içeren kategoridir.
Statü değişince taşınmaz üzerinde ne değişir?
Kesin korunacak hassas alan olarak belirlenen yerlerde, alanın doğal yapısını bozacak nitelikteki müdahaleler kural olarak yapılamaz. Yeni yapılaşma, zemin ve bitki örtüsünde değişiklik yaratan çalışmalar ile alanın niteliğini etkileyecek kullanımlar, ilgili koruma kurulunun izni olmaksızın gerçekleştirilemez. Kısıtlamanın kapsamı, kararda belirtilen sınır ve koordinatlarla sınırlıdır; bu nedenle taşınmazın gerçekten alan içinde kalıp kalmadığı ilk olarak teknik açıdan doğrulanmalıdır.
Mevcut yapı, ruhsat ve süregelen kullanım
Statü kazanılmadan önce hukuka uygun biçimde yapılmış yapılar ile fiilen sürdürülen tarımsal kullanımın akıbeti, alanda uygulanacak koruma esaslarına göre belirlenir. Tadilat, onarım veya kullanım değişikliği talepleri bakımından izin süreci işletilmelidir. İzinsiz yapılan müdahaleler, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında idari ve cezai sonuçlar doğurabilir.
Tescile karşı başvurulabilecek yollar
- Taşınmazın sınır dışında kaldığı iddiasında olanlar için, koordinat ve pafta üzerinden teknik itiraz
- Alanın niteliğine ilişkin bilimsel değerlendirmenin eksik olduğu iddiasıyla idari yargıda iptal istemi
- Koruma amaçlı planlama sürecine katılım ve görüş sunma imkânının kullanılması
- İzin başvurusunun reddi hâlinde, ret işleminin ayrıca dava konusu edilmesi
Kısıtlılığın karşılığı gündeme gelir mi?
Koruma kararları nedeniyle taşınmazın kullanımının fiilen imkânsız hâle gelmesi, uygulamada mülkiyet hakkına yönelik ağır bir sınırlama olarak tartışılır. Böyle durumlarda kamu taşınmazlarıyla takas ya da kısıtlılığın karşılığının talep edilmesi gibi imkânların somut olayda uygulanabilir olup olmadığı, taşınmazın statüsüne ve kısıtlamanın derecesine göre değerlendirilir. Bu değerlendirme yapılmadan yapılan başvurular çoğunlukla usulden sonuçsuz kalır.
Yukarıdaki bilgiler genel çerçeve sunmaktadır. Koruma alanı uyuşmazlıklarında teknik rapor ile hukuki dilekçenin birlikte hazırlanması gerektiğinden, sürece erken aşamada hukuki destekle girilmesi tavsiye edilir.