5741 sayılı Karar, 6772 sayılı Kanun kapsamına giren kurumlarda çalışan işçilere 2022 yılında verilecek ilave tediyenin ödeme sürelerinin belirlenmesine ilişkindir. İlave tediye, kamu kurumlarında çalışan işçilere kanundan doğan bir ödeme olup işverenin takdirine bağlı bir ikramiye değildir; bu niteliği, alacağın talebi ve tahsili bakımından belirleyicidir.
Kimler kapsamdadır?
İlave tediyenin en çok tartışılan yönü, kapsamın belirlenmesidir. Ödeme, 6772 sayılı Kanunda sayılan kurum ve kuruluşlarda işçi statüsünde çalışanlara yöneliktir. Uygulamada asıl işveren–alt işveren ilişkisi içinde çalışanlar, kadroya geçirilen personel ve hizmet alım sözleşmesiyle çalıştırılanlar bakımından kapsam tartışması sıklıkla yargıya taşınır. Bu nedenle talepte bulunmadan önce çalışılan kurumun niteliği ve iş sözleşmesinin tarafları net biçimde ortaya konmalıdır.
Ödeme tarihini belirleyen kararın önemi
İlave tediyenin miktarı ve yılda kaç kez ödeneceği kanunla, ödemenin hangi tarihlerde yapılacağı ise idari kararla belirlenir. Bu, alacağın muaccel hâle geldiği tarihi saptamak bakımından önemlidir; çünkü:
- Faiz, kural olarak ödemenin yapılması gereken tarihten itibaren talep edilir.
- Zamanaşımı süresinin başlangıcı da bu tarihe bağlanır.
- Geç ödeme hâlinde işverenin temerrüde düştüğü an bu tarihe göre belirlenir.
Eksik veya hiç ödenmeyen ilave tediye talebi
- Bordroları yıl bazında toplayın; ilave tediye satırının ayrı gösterilip gösterilmediğine bakın. Bordroda ayrı kalem olarak yer almayan ödemelerin sonradan ilave tediye sayıldığı savunması sık karşılaşılan bir itirazdır.
- Banka hesap hareketleriyle bordro kalemlerini eşleştirin; ödemenin tarihi kadar tutarı da kayıt altına alın.
- Hizmet dökümü ile kurumdaki fiilî çalışma sürenizi doğrulayın; ilave tediye çalışılan süreyle orantılı hesaplanır.
- İhtirazi kayıt konusuna dikkat edin: eksik ödemeyi itirazsız kabul etmek, sonraki talepte aleyhe yorumlanabilir.
En sık yapılan hata: zamanaşımının sessizce işlemesi
İşçilik alacaklarında zamanaşımı, iş ilişkisi sürerken de işlemeye devam eder. Çalışan, iş ilişkisi bozulmasın diye talebini yıllarca ertelediğinde, dava açtığında en eski yıllara ait alacakların zamanaşımına uğradığını görebilir. İşten ayrılmayı beklemek her zaman güvenli bir strateji değildir; bu nedenle en azından yazılı ve kayıtlı bir talepte bulunularak sürenin kesilmesi değerlendirilmelidir.
Uyuşmazlık nereye taşınır?
İşçi ile işveren arasındaki bu tür alacak uyuşmazlıklarında, dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması gereken bir aşama bulunur. Bu aşamada da hesaplamanın belgeye dayalı ve kalem kalem yapılmış olması, sonuç almayı kolaylaştırır.
Yukarıdaki bilgiler genel niteliktedir; kapsamda olup olmadığınız, çalıştığınız kurumun statüsüne ve sözleşmenizin türüne göre değişir. Hesaplama ve süre yönetimi için bordrolarınızla birlikte hukuki değerlendirme alınması yerinde olur.