İçeriğe geç
AC

6585 Sayılı Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun: İşletmeler İçin Uyum ve Denetim Rehberi

18 Nisan 2026 İdare ve Vergi Hukuku 2 dk okuma 69 görüntülenme Son güncelleme: 18 Ağustos 2026

6585 sayılı Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun, perakende işletmelerin açılışından tedarikçi ilişkilerine kadar geniş bir alanı düzenler. Kanun, küçük esnaf ile büyük ölçekli zincirler ve alışveriş merkezleri arasındaki ilişkiyi dengelemeyi amaçladığından, yükümlülükler işletme büyüklüğüne göre farklılaşır.

Kimler Kapsama Girer

Perakende işletmeler, zincir mağazalar, bayiler ve alışveriş merkezleri kanunun kapsamındadır. Bir işletmenin hangi kategoriye girdiği, hem bildirim yükümlülüklerini hem de denetimde uygulanacak ölçütleri değiştirir. Uyum çalışmasına başlarken ilk adım bu sınıflandırmanın doğru yapılmasıdır.

Bilgi Sistemi ve Bildirim Yükümlülüğü

Kanun, perakende faaliyetlerin elektronik ortamda izlenmesi için merkezî bir bilgi sistemi öngörür. İşyeri açma ve çalışma ruhsatına ilişkin süreçlerin bu sistem üzerinden yürütülmesi esastır. Bildirimlerin eksik veya geç yapılması, tek başına idari yaptırım sebebi hâline gelebilir.

Alışveriş Merkezlerinde Ortak Gider ve Prim Tartışmaları

  • Ortak kullanım alanı giderlerinin hangi kalemleri kapsadığı ve nasıl paylaştırıldığı
  • Perakendecilerden talep edilen katkı ve bedellerin sözleşmede açıkça gösterilip gösterilmediği
  • Kampanya, raf ve konumlandırma karşılığı istenen ödemelerin dayanağı
  • Sözleşme yenilemelerinde tek taraflı yapılan artışların denetimi

Ödeme Süreleri ve Tedarikçi İlişkisi

Kanun, özellikle üretici ve küçük tedarikçileri korumak amacıyla ödemelerin geciktirilmesine karşı sınırlar getirir. Bu nedenle satın alma sözleşmelerinde vade, iade koşulları ve mahsup uygulamaları yazılı ve ölçülebilir biçimde düzenlenmelidir. Belirsiz bırakılan mahsup kayıtları, sonradan hem özel hukuk hem idari yaptırım riski doğurur.

İdari Yaptırımla Karşılaşıldığında

Denetim sonucu idari para cezası uygulanırsa, öncelikle tutanağın ve ceza kararının dayanağı olan somut fiil ile tarih incelenmelidir. Başvuru mercii ve süresi, kararın dayanağına göre belirlendiğinden, tebliğ tarihi ilk günden kayıt altına alınmalı ve savunma bu takvime göre hazırlanmalıdır. Süresi içinde yapılmayan başvuru, esasa ilişkin haklı itirazları da kullanılamaz hâle getirir.

Buradaki değerlendirmeler genel bilgi amaçlıdır. Sözleşmeleriniz ve denetim tutanaklarınız üzerinden yapılacak ayrıntılı bir inceleme, işletmenize özgü riskleri çok daha net gösterecektir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla