6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu, insan haklarının korunması ve ayrımcılıkla mücadele amacıyla bir kurum kurmakta; ayrımcılık yasağının kapsamını ve bu yasağın ihlali halinde işletilecek başvuru yolunu düzenlemektedir. Ayrımcılık iddialarının en zor yanı ispattır; kanunun bu noktada getirdiği özel düzenleme, sürecin merkezinde yer alır.
Kurumun Görev Alanı ve Kimler Başvurabilir?
Kanun, ayrımcılık yasağını eğitim, istihdam, mal ve hizmetlere erişim gibi alanlarda düzenler ve doğrudan ayrımcılık yanında dolaylı ayrımcılık, taciz ve talimat yoluyla ayrımcılık gibi görünümleri de kapsar. Ayrımcılık yasağı ihlalinden zarar gördüğünü düşünen kişi Kuruma başvurabilir. Başvurunun konusunun, kanunda sayılan ayrımcılık temellerinden birine dayandırılması ve somut olayla bağının kurulması gerekir.
İspat Yükünün Yer Değiştirmesi
Kanunun getirdiği en önemli usul kolaylığı, ispat yükünün dağılımına ilişkindir. Ayrımcılık yasağının ihlal edildiği iddiasında bulunan kişi, iddiasını kuvvetle muhtemel kılan olguları ortaya koyduğunda, karşı taraf ayrımcılık yapmadığını ispatla yükümlü hale gelir. Bu nedenle başvurucu açısından kritik olan, ayrımcılığı doğrudan kanıtlamak değil, karşılaştırma yapılabilir somut olguları sunmaktır:
- Aynı durumdaki başka kişilere farklı davranıldığını gösteren örnekler
- Karar veya işlemin gerekçesindeki tutarsızlıklar
- Yazışma, ilan, mesaj ve tanık beyanı gibi doğrudan kayıtlar
- Olayın zamanlaması ile ayrımcılık temeli arasındaki bağlantı
Başvuru Yollarının Tüketilmesi Şartı
Kuruma başvuru, kural olarak ilgili mevzuatta öngörülen idari başvuru yolları tüketildikten sonra yapılabilir. Bu şart göz ardı edilerek yapılan başvurular, esasa girilmeden reddedilebilir. Bu nedenle işyerindeki iç şikayet mekanizması veya idari itiraz yolu varsa önce bunun işletilmesi ve sonucun belgelenmesi gerekir. Ayrıca kanunda başvuru için öngörülen süre sınırlarına da dikkat edilmelidir.
Kurum Kararı Sonrası Yargı Yolu
Kurum, ihlal tespiti halinde idari yaptırım uygulayabilir. Kurumun kararları idari işlem niteliğinde olduğundan, hem başvurucu hem hakkında karar verilen taraf bakımından idari yargı yolu açıktır. Kuruma başvuru, ayrımcılıktan doğan tazminat talebi için adli yargıya başvurma imkanını kendiliğinden ortadan kaldırmaz; iki yolun birlikte planlanması yerinde olur.
Yukarıdaki açıklamalar genel çerçeve niteliğindedir; ayrımcılık iddiasının hangi temele dayandırılacağı ve hangi yolun öncelikle işletileceği somut olayın koşullarına göre belirlenmelidir.