7925 sayılı karar ile Kayseri Kocasinan tarıma dayalı ihtisas (jeotermal kaynaklı sera) organize sanayi bölgesinin kurulabilmesi amacıyla bazı taşınmazların Kayseri Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı eliyle acele kamulaştırılması öngörülmüştür. Buradaki hukuki tartışma, çoğu kamulaştırma dosyasından farklı olarak sadece bedelle sınırlı değildir: aceleliğin gerçekten var olup olmadığı ve tarım arazisinin sanayi amacına tahsisi başlı başına bir denetim konusudur.
Aceleliğin gerekçesi denetlenebilir mi
2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesindeki usul istisnai bir yoldur; olağan kamulaştırma sürecinin beklenmesinin kamu yararını zedeleyeceği hâllerde uygulanır. İdari yargı, kararın hangi somut zorunluluğa dayandığını ve dosyada bu zorunluluğu gösteren teknik verinin bulunup bulunmadığını inceleyebilir. Genel nitelikte yatırımın hızlandırılması ifadesi tek başına yeterli sayılmadığında karar sakatlanabilir.
Hangi mahkemeye, ne zaman başvurulur
Acele kamulaştırma kararları Cumhurbaşkanı kararı biçiminde çıkar. Bu tür düzenleyici ya da bireysel nitelikteki Cumhurbaşkanı kararlarına karşı iptal davası, 2575 sayılı Danıştay Kanunu uyarınca ilk derece mahkemesi sıfatıyla Danıştay'da açılır. Yanlış merciye, örneğin yerel idare mahkemesine başvurulması dosyanın görevli yargı yerine gönderilmesiyle sonuçlansa da zaman kaybı yaratır ve bu arada taşınmaza fiilen el konulmuş olur.
Yürütmenin durdurulması talebinin önemi
Dava dilekçesinde yürütmenin durdurulması istenmediğinde, iptal kararı verilse dahi arada yapılan altyapı imalatları geri dönülmez sonuçlar doğurabilir. Talebin güçlendirilmesi için şunlar dosyaya konulmalıdır:
- Taşınmazın hâlihazır kullanımını gösteren güncel belgeler ve fotoğraflar
- Malikin geçim kaynağının bu araziden sağlandığını ortaya koyan kayıtlar
- İşlemin uygulanması hâlinde giderilmesi güç zararın somut biçimde açıklanması
- Kamu yararı ile bireysel mülkiyet arasındaki dengeye ilişkin değerlendirme
Tarım arazisi vasfı ve tahsis
Sera yatırımı tarımsal nitelikli olsa da, arazinin vasıf değişikliği ve organize sanayi bölgesi sınırına alınması ayrı idari işlemler gerektirir. Malik açısından, kendi parselinin gerçekten proje alanı içinde kalıp kalmadığı ve sınırın parseli kısmen mi bütünüyle mi kapsadığı ilk kontrol edilmesi gereken noktadır; sınır dışında kalan bir parsel için yapılan el koyma işlemi doğrudan sakattır.
Bu yazı bilgilendirme amacı taşır. Kararın belirli bir parsel bakımından sonuçları, tapu kaydı ve proje sınır haritası birlikte incelenmeden değerlendirilemez.