Bir milletlerarası anlaşmanın imzalanmış olması, o anlaşmanın uygulanmaya başladığı anlamına gelmez. Bazı anlaşmaların yürürlüğe girdiği tarihlerin tespit edilmesine ilişkin 9415 sayılı Karar da tam olarak bu boşluğu doldurur: metnin hangi tarihten itibaren hüküm doğurduğunu resmen belirler. Bu rehber, yürürlük tarihinin uygulamadaki sonuçlarına odaklanır.
Neden Ayrı Bir Tespit Kararı Gerekir?
Anlaşmaların çoğu, tarafların iç onay işlemlerini tamamlayıp birbirine bildirmesinden sonra yürürlüğe girer. Bu bildirimlerin tarihi taraf devletlere göre değiştiği için, yürürlük anı imza tarihinden bağımsızdır. Tespit kararı, uygulayıcıların ve mahkemelerin tereddüde düşmemesi bakımından bu anı açık biçimde ortaya koyar ve resmî yayımla duyurulmasını sağlar.
İç Hukuktaki Konum
Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası anlaşmalar iç hukukta doğrudan uygulanır ve bunlara karşı anayasaya aykırılık iddiasıyla başvuruda bulunulamaz. Temel hak ve özgürlüklere ilişkin anlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hüküm taşıması hâlinde ise anlaşma hükmünün esas alınacağı kabul edilir. Bu nedenle yürürlük tarihinin belirlenmesi, hangi normun uygulanacağını doğrudan etkiler.
Zaman Bakımından Uygulama Sorunu
- Yürürlükten önce doğmuş hukuki ilişkilere kural olarak eski hüküm uygulanır.
- Devam eden bir ilişkinin yürürlükten sonraki dönemine anlaşma hükümlerinin etkisi ayrıca değerlendirilir.
- Usule ilişkin hükümler, esasa ilişkin hükümlerden farklı bir geçiş rejimine tabi olabilir.
- Anlaşmada geçiş hükmü varsa, genel ilkelerden önce o hüküm dikkate alınır.
Uygulayıcı İçin Kontrol Adımları
- Anlaşmanın resmî metnine ve varsa çekince ile beyanlara ulaşın.
- Yürürlük tarihini, imza ve onay tarihleriyle karıştırmadan tespit edin.
- Karşı taraf devlet bakımından da yürürlüğün başlayıp başlamadığını doğrulayın.
- Somut olayın hangi tarihte gerçekleştiğini belirleyip zaman bakımından uygulama analizini yapın.
Pratikte En Sık Yapılan Hata
Vergi, sosyal güvenlik veya adli iş birliği konularındaki anlaşmalarda, yürürlük tarihi ile hükümlerin uygulanmaya başlayacağı dönemin aynı olduğu varsayılır. Oysa birçok anlaşma, yürürlükten sonraki belirli bir dönemden itibaren uygulanacağını ayrıca düzenler. Bu ayrımın gözden kaçması, talebin erken yapılması veya hak kaybı sonucunu doğurur.
Buradaki açıklamalar genel niteliktedir. Somut bir uyuşmazlıkta anlaşmanın uygulanabilirliği, metnin kendisi ve olayın tarihi birlikte incelenerek belirlenmeli, gerektiğinde hukuki destek alınmalıdır.