Küçük ve orta ölçekli işletmelere KOSGEB tarafından uygun koşullarda finansal destek sağlanması hakkındaki düzenlemede değişiklik yapan 9504 sayılı Karar, hibe niteliğinde olmayan, geri ödemeli finansman modelini ilgilendirir. Bu ayrım, işletmenin üstlendiği riski doğrudan belirlediği için başvuru öncesinde net biçimde anlaşılmalıdır.
Hibe ile uygun koşullu finansman aynı şey değildir
Hibede kural olarak geri ödeme yoktur; yükümlülük, desteğin amacına uygun kullanılmasıyla sınırlıdır. Uygun koşullu finansal destekte ise işletme, bankadan kullandığı kredinin anaparasını geri öder; KOSGEB'in katkısı çoğunlukla faiz ya da kâr payının karşılanması biçiminde ortaya çıkar. Dolayısıyla bu model, işletme bilançosunda gerçek bir borç doğurur.
Değişiklik mevcut kullanıcıları nasıl etkiler?
Kullandırım koşullarındaki değişiklikler genellikle yeni başvurular bakımından sonuç doğurur. Ancak kredi sözleşmesinde "ilgili mevzuattaki değişikliklerin uygulanacağı" yönünde bir atıf varsa, mevcut kullanıcı da etkilenebilir. Bu nedenle sözleşmedeki atıf hükümleri ile protokol metni birlikte okunmalıdır.
Ödeme aksarsa devreye giren üçlü yapı
Bu destek modelinde işletme, banka ve KOSGEB arasında iç içe geçmiş bir ilişki vardır. Ödeme aksadığında sırasıyla şu sonuçlar doğar:
- Banka bakımından temerrüt ve kredi sözleşmesinin muacceliyeti gündeme gelir.
- Kefalet verilmişse kefile başvurulur; şirket ortaklarının şahsi kefaleti sıkça sorun yaratır.
- KOSGEB'in karşıladığı faiz katkısı, destek koşullarının ihlali gerekçesiyle geri istenebilir.
- Takip aşamasında icra ve iflas hukuku araçları devreye girer; işletmenin teminatları riske girer.
Kefalet imzalarken dikkat edilmesi gereken
Şirket adına kullanılan finansmanda ortaklara imzalatılan şahsi kefaletin, ortaklıktan ayrılınca kendiliğinden sona ermeyeceği çoğu zaman gözden kaçar. Hisse devri sırasında kefaletin sona erdirilmesi veya devralan tarafından üstlenilmesi ayrıca düzenlenmelidir.
Desteğin geri çağrılması işlemine karşı savunma
Geri çağırma yazısı geldiğinde ilk adım, hangi koşulun ihlal edildiğinin ve bunun hangi belgeye dayandırıldığının netleştirilmesidir. İstihdam koşulu, kredinin amaç dışı kullanımı veya belge eksikliği gibi gerekçelerin her biri farklı bir savunma hattı gerektirir. Yazılı itiraz süresinde yapılmalı; sonuç alınamazsa idari yargı veya sözleşmesel niteliğe göre adli yargı yolu, görevli merci belirlenerek değerlendirilmelidir.
Buradaki bilgiler genel niteliktedir. Kredi sözleşmeniz, protokol ve teminat yapınız dosyaya özgü sonuçlar doğurduğundan, geri ödeme veya geri çağırma ile karşılaştığınızda belgelerinizle birlikte hukuki destek almanız yerinde olacaktır.