İnternette yayımlanan bir içerik kişilik haklarını ihlal ettiğinde iki ayrı ihtiyaç doğar: içeriğin bir an önce erişime kapatılması ve doğan zararın giderilmesi. Bu iki talep farklı mercilerde, farklı usullerle ve farklı hızlarda yürür. 5651 sayılı Kanun erişimin engellenmesi ve içeriğin çıkarılması yollarını düzenlerken, tazminat talebi genel hükümlere; içerik kişisel veri niteliğindeyse KVKK boyutuna dayanır. Bu rehber, iki hattı birlikte fakat karıştırmadan yürütmeye odaklanır.
İlk 24 Saat: İçeriği Kaybetmeden Belgeleyin
Erişim engeli kararı verildiğinde içerik görünmez olur; kaldırılırsa büsbütün ortadan kalkar. Buna karşılık tazminat davasında ihlalin varlığını ve ağırlığını ispat yükü size aittir. Bu nedenle başvurudan önce şu kayıtlar alınmalıdır:
- İçeriğin tam adresini gösteren ekran görüntüleri ve sayfa kaydı
- Yayın tarihi, görüntülenme ve paylaşım sayıları
- Yorumlar ve içeriğin yayıldığı diğer bağlantılar
- Mümkünse noter veya bilirkişi eliyle yapılmış tespit
- İçeriğin sizi tanımlanabilir kıldığını gösteren unsurlar
Talebin Kapsamını Doğru Belirlemek
Erişim engeli talebinde, adresin bütününün mü yoksa yalnızca ihlal oluşturan sayfanın mı hedeflendiği açıkça yazılmalıdır. Ölçüsüz genişlikte bir talep, ifade özgürlüğü dengesi gözetilerek reddedilebilir. İçeriğin çıkarılması ile erişimin engellenmesi de aynı şey değildir; kaynağa ulaşılabilen hâllerde içeriğin doğrudan kaldırılmasını istemek daha kalıcı sonuç verir.
Ceza Hattı ile Hukuk Hattını Ayırın
İçerik aynı zamanda bilişim sistemine girme, sistemi engelleme veya verileri yok etme gibi TCK'nın bilişim suçlarına ilişkin hükümleri kapsamına giriyorsa, ceza şikâyeti ayrı bir dosya olarak yürür. Hakaret veya özel hayatın ihlali söz konusuysa bunlar da ayrı suç tipleridir. Ceza soruşturmasının sonucu tazminat davasını destekleyebilir; ancak tazminat talebini ceza dosyasının bitmesine bağlamak, çoğu zaman gereksiz zaman kaybına yol açar.
Kararın Tebliği ve Uygulanmasındaki Gecikme
Verilen erişim engeli kararının ilgili kuruma bildirilmesi ve uygulanması arasında geçen süre, ihlalin devam ettiği süredir. Bu aralıkta içeriğin yayılmaya devam etmesi zararı büyütür. Bu nedenle karar alındıktan sonra uygulamanın takibi, uygulanmadığının tespiti hâlinde durumun kayda geçirilmesi gerekir. Karara itiraz bakımından ise süre tebliğden işler; kararın taraflara geç ulaşması itiraz hakkını fiilen daraltır.
Tazminat Talebini Somut Kurmak
Manevi tazminatta ihlalin ağırlığı, içeriğin yayılma genişliği ve sürekliliği belirleyicidir. Maddi tazminatta ise kaybın sayısal karşılığı gösterilmelidir: iptal edilen sözleşmeler, düşen ciro, kaybedilen iş ilişkileri. İçerik ticari faaliyeti hedef alıyorsa, ihlal öncesi ve sonrası dönemin karşılaştırmalı verisi dosyanın en güçlü unsurudur.
Buradaki açıklamalar genel niteliktedir; içeriğin türü ve yayıldığı platform izlenecek yolu değiştirebileceğinden, delil tespitini geciktirmeden bir hukukçuya danışmanız önerilir.