Sistemlere yetkisiz erişim ve kişisel verilerin hukuka aykırı ele geçirilmesi, veri ihlali olarak hem cezai hem idari sonuçlar doğurur. TCK'nın bilişim suçlarına ilişkin 243-245. maddeleri, 5651 sayılı Kanun ve KVKK, olayın farklı yönlerini düzenler; mağdurun ilk adımı çoğu zaman suç duyurusudur.
İhlalin Hukuki Görünümü
Aynı olay birden fazla mevzuatı ilgilendirebilir: bilişim sistemine girme veya verileri ele geçirme ceza hukukunu, kişisel verinin korunması ise idari boyutu ilgilendirir. Bu nedenle olay, tek bir çerçeveye sıkıştırılmadan farklı yönleriyle değerlendirilmelidir.
Dijital Delilin Kırılganlığı
- Ekran görüntüleri ve zaman damgalı kayıtların alınması
- Log ve IP kayıtlarının kaybolmadan talep edilmesi
- Erişilen hesap ve cihazlardaki değişikliklerin belgelenmesi
- Verinin nerede yayıldığının tespiti
Suç Duyurusunun Hazırlanması
Suç duyurusu Cumhuriyet başsavcılığına yapılır ve olayın kronolojisini, etkilenen verileri ve delil kaynaklarını açık biçimde içermelidir. Bilişim suçlarında delil hızla değişebildiğinden, log kayıtlarının saklanmasına yönelik talep gecikmeden iletilmelidir. Şikâyete bağlı suçlarda süreye dikkat edilmelidir.
Hukuka Uygunluk Denetimi
Mağdurun sunduğu delillerin elde ediliş biçimi de önemlidir. Hukuka aykırı yolla elde edilen kayıtlar ispat değerini yitirebileceği gibi, karşı tarafın kişilik haklarına ilişkin ayrı sorumluluk da doğurabilir. Bu denge en baştan gözetilmelidir.
Ceza ve Veri Koruma Eşgüdümü
Suç duyurusuyla eşzamanlı olarak, kişisel veri boyutu için idari başvuru ve zararın giderilmesine yönelik hukuk davası da gündeme gelebilir. Bu yolların birbirini desteklemesi için baştan bütüncül bir plan kurulmalıdır.
Bu açıklamalar geneldir; olayın teknik özellikleri, etkilenen veri ve tarihler sonucu değiştirebilir. Somut veri ihlali için hukuki destek almanız önerilir.