İçeriğe geç
AC

Sözleşmeden Doğan Alacakta Zamanaşımı: Süre Hesabı ve Delil Planı

12 Haziran 2026 Borçlar Hukuku 2 dk okuma 72 görüntülenme Son güncelleme: 4 Ağustos 2026

Borçlar ve Sözleşmeler alanında zamanaşımı, çoğu zaman haklı bir alacağın esasa girilmeden reddedilmesine yol açar. Bu rehber, alacak sürecinin takvimini TBK zamanaşımı mantığı ve HMK yargılama usulü çerçevesinde kurmayı, delil eksikliğinden kaynaklanan hak kaybını önlemeyi ele alır.

Zamanaşımı Süresini Doğru Başlatmak

En sık yapılan hata, sürenin sözleşme tarihinden değil, alacağın muaccel hale geldiği andan işlemeye başladığının gözden kaçırılmasıdır. Vadeye bağlı borçlarda vade günü, ifa anına bağlı ilişkilerde ise talep edilebilir olduğu tarih esas alınır. Farklı borç türlerinin farklı zamanaşımı sürelerine tabi olabileceği unutulmamalıdır; bu nedenle her alacak kalemi ayrı ayrı tarihlendirilmelidir.

Zamanaşımını Kesen İşlemler

Süre işlerken atılan bazı adımlar zamanaşımını keser ve süreyi yeniden başlatır. Borçlunun borcu ikrar etmesi, kısmi ödeme yapması, dava veya icra takibi açılması bu nitelikte işlemlerdir.

  • Borçlunun yazılı ya da ödeme yoluyla borç ikrarı
  • İcra takibi başlatılması ve takip talebinin tebliği
  • Dava açılması veya mahkemede hak ileri sürülmesi

Bu işlemlerin tarihleri, alacağın canlı tutulduğunu göstermek için dosyada saklanmalıdır.

Delil Eksikliğinin Zamanaşımıyla Kesişmesi

Asıl risk, borçlu duruşmada zamanaşımı def'ini ileri sürdüğünde, alacaklının süreyi kesen işlemi belgeleyememesidir. Sözlü ikrar veya kayıt dışı ödemeler ispat gücü taşımaz. Bu yüzden ödeme dekontları, ihtarname tebliğ şerhleri ve yazışmalar daha ihtilaf çıkmadan derlenmelidir. Ticari defterler, banka kayıtları ve elektronik yazışmalar da alacağın doğumunu ve muacceliyet tarihini desteklemek üzere birlikte değerlendirilmelidir.

Süre ve Usul Takvimi Kurmak

Dosyaya bir zaman çizelgesi eklenmesi, hangi kalemin ne zaman zamanaşımına uğrayacağını görünür kılar. Zamanaşımının hâkim tarafından resen dikkate alınmadığı, ancak süresinde ileri sürülmesi gereken bir def'i olduğu göz önünde bulundurulmalı; alacaklı da davalı da kendi lehine olan tarihleri önceden hesaplamalıdır. İhtar çekilecekse, tebligatın gecikmesi ihtimaline karşı süreden makul bir pay bırakılmalıdır.

Değerlendirme

Zamanaşımı hesabı, alacağın türüne ve kesici işlemlerin niteliğine göre değişir. Buradaki açıklamalar genel bilgi amaçlıdır; somut alacağın süre durumu ve delil yeterliliği için dosyaya özgü hukuki değerlendirme alınması yerinde olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla