İçeriğe geç
AC

İstinaf ve Temyizde Merci Seçimi: Kanun Yolu Yetki Analizi

27 Mayıs 2026 Ceza Hukuku 2 dk okuma 80 görüntülenme Son güncelleme: 16 Ağustos 2026

Ceza yargılamasında hükmün doğru ya da yanlış olması kadar, o hükme karşı hangi mercie, hangi sürede ve hangi usulle gidildiği de sonucu belirler. CMK, TCK ve infaz aşaması bakımından 5275 sayılı Kanun'un birlikte okunması gereken bu aşamada, kanun yolu tercihinde yapılan bir hata esasa ilişkin en güçlü itirazı bile tartışılamaz hâle getirebilir. Bu rehber, istinaf ve temyiz arasındaki merci analizine odaklanır.

Hüküm mü, Karar mı? Kanun Yolunu Belirleyen İlk Ayrım

Mahkemenin verdiği her karar hüküm değildir. Tutukluluğa, adli kontrole veya yargılama sırasındaki ara meselelere ilişkin kararlar itiraz yoluna; hükümler ise istinaf yoluna tabidir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması gibi kendine özgü kurumlarda ise başvuru yolu ayrıca değerlendirilmelidir. Dilekçenin başlığında yanlış kanun yolunun yazılması tek başına ölümcül olmasa da, süre içinde doğru mercie ulaşmayan bir başvuru hak kaybına yol açar.

Bölge Adliye Mahkemesi mi, Yargıtay mı?

İstinaf incelemesi bölge adliye mahkemesi ceza dairelerince yapılır; temyiz ise Yargıtay'ın görev alanındadır. Ancak her istinaf kararı temyize açık değildir. Kanun, belirli suç ve ceza türleri bakımından istinaf aşamasında kesinlik öngörmüştür. Bu nedenle istinaf kararı elinize geçtiğinde ilk kontrol, kararın kesin olup olmadığı ve tebliğ tarihidir. Kesin bir karara karşı temyiz dilekçesi vermek süreyi durdurmaz.

Sürenin İşlemeye Başladığı An

Kanun yolu süresi, hükmün duruşmada okunduğu hâllerde tefhimden, yokluğunda verilen kararlarda tebliğden itibaren işler. Tefhimde hüküm fıkrasının tümüyle açıklanmadığı hâller uygulamada tartışma doğurur ve süre başlangıcının tespiti başlı başına bir usul meselesine dönüşür. Yedi günlük yasal süre boyunca gerekçeli karar tebliğ edilmemişse, süre tutum dilekçesi verilerek gerekçeye göre ek dilekçe sunma imkânı korunur.

Usule Aykırı İşlem İddiasını Dilekçeye Taşımak

  1. Duruşma tutanakları ile hüküm arasındaki çelişkiler işaretlenir.
  2. Savunma hakkını kısıtlayan işlemler tarih ve tutanak sayfasıyla birlikte gösterilir.
  3. Hukuka aykırı elde edildiği ileri sürülen delilin hükme etkisi ayrıca kurulur.
  4. Talebin sonuç kısmında bozma, düzelterek karar veya duruşmalı inceleme talepleri birbirinden ayrılır.
  5. İnfaz aşamasına etki edecek hususlar ayrı başlık altında toplanır.

Kanun yolu aşaması, dosyanın en teknik ve en az geri dönüşü olan bölümüdür. Buradaki genel açıklamalar bilgilendirme amaçlıdır; suç türü, ceza miktarı ve kararın niteliği değiştikçe başvurulacak merci de değiştiğinden, kararın tebliğ tarihi belli olduğu anda hukuki destek alınması önem taşır.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla