İçeriğe geç
AC

İstinaf ve Temyizde Hak Kaybı: Dilekçeyi Doğru Mercie Vermek

23 Mart 2026 Ceza Hukuku 2 dk okuma 88 görüntülenme Son güncelleme: 5 Ağustos 2026

Kanun yoluna başvuruda kaybedilen hakların çoğu, dilekçenin içeriğinden değil verildiği yerden ya da hesaplanan tarihten kaynaklanır. CMK, TCK ve 5275 sayılı Kanun ekseninde hazırlanan bu metin, istinaf ve temyiz aşamasında hak kaybı yaşamamak ve yanlış mercie başvuru tuzağına düşmemek için hazırlanmıştır.

Dilekçe nereye verilir, dosya nereye gider?

Uygulamada en sık yapılan hata, istinaf dilekçesinin doğrudan bölge adliye mahkemesine ya da temyiz dilekçesinin doğrudan Yargıtay'a gönderilmesidir. Kural olarak başvuru, hükmü veren mahkemeye verilen dilekçeyle veya zabıt kâtibine yapılan beyanın tutanağa geçirilmesiyle yapılır; dosyayı üst mercie gönderecek olan da o mahkemedir. Tutuklu sanık bakımından ise beyanın ceza infaz kurumu yetkilisine yapılması imkânı vardır. Dilekçenin ulaştığı yer yanlışsa, evrakın yeniden yönlendirilmesi süreyi kurtarmayabilir.

Süre başlangıcı: yüze karşı verilen hüküm ile tebliğ arasındaki fark

Süre, hüküm yüze karşı açıklanmışsa açıklanma anından; yokluğunda verilmişse tebliğ tarihinden itibaren işler. Duruşmada hazır bulunan bir sanığın tebligat beklemesi, süreyi kaçırmanın en yaygın sebebidir. Gerekçeli kararın sonradan tebliğ edilecek olması, başvuru süresini kendiliğinden uzatmaz; bu nedenle önce süresinde başvuru yapılıp gerekçeler sonradan sunulabilir. Ayrıca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı gidilecek yol ile mahkûmiyet hükmüne karşı gidilecek yolun farklı olduğu unutulmamalıdır.

Her karar her kanun yoluna açık değildir

Bazı kararlar, verilen cezanın türü ve miktarı bakımından kanunda çizilen sınırlar nedeniyle kesindir; bazı suçlarda ise istinaf incelemesinden sonra temyiz yolu kapalıdır. Kesin bir karar için hazırlanan kapsamlı bir temyiz dilekçesi, yalnızca emek kaybı değil; itiraz gibi doğru olan yolun süresinin tüketilmesi anlamına da gelir. Bu nedenle dilekçe yazılmadan önce, kararın hangi kanun yoluna tabi olduğu kararın hüküm fıkrasındaki başvuru yolu bildirimiyle birlikte kontrol edilmelidir.

Başvuru öncesi kontrol listesi

  1. Hükmün açıklandığı ya da tebliğ edildiği tarih dosya kapağına yazılır.
  2. Kararın kesin olup olmadığı, başvuru yolu bildirimi üzerinden doğrulanır.
  3. Başvurunun hükmü veren mahkemeye yapılacağı teyit edilir.
  4. Aleyhe bozma ve aleyhe değiştirme yasağının kapsamı değerlendirilir.
  5. Tutuklulukla ilgili talepler ayrı dilekçeyle gündeme getirilir.

İnfaza ilişkin uyuşmazlıklar kanun yolu değildir

Koşullu salıverme tarihinin hesabı, denetimli serbestlik uygulaması, açık kuruma ayırma veya disiplin cezaları 5275 sayılı Kanun kapsamındadır ve bunlara ilişkin şikâyetler istinaf yoluyla değil, infaz hâkimliğine başvurularak çözülür. Hüküm kesinleştikten sonra ortaya çıkan bu sorunları kanun yolu dilekçesiyle çözmeye çalışmak, hem sonuçsuz kalır hem de infaz hâkimliğine başvuru süresini tüketebilir.

Not

Bu metin genel bilgilendirme amaçlıdır; hükmün türü ve suçun niteliği izlenecek yolu değiştirir. Kanun yolu süreleri kısa ve kesin olduğundan, kararı öğrendiğiniz gün müdafi ile görüşmeniz en güvenli yaklaşımdır.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla